Yılmaz Tekin

Gezsem görsem dünyayı, yol yol olsa yüreğim. Elimde demir asa, sırtımda aba gömleğim…

Y

                                        N O S T A L J İ K   R E K L A M L A R   (1949)

Son Yazılar

İngilizler Böyledir İşte (9)

İ

* İngiliz okullarındaki eğitim ve terbiye, diğer Avrupa devletlerinin okullarındaki eğitim ve terbiyeden oldukça farklıdır. İngiliz okullarında okuyan öğrenciler daha çok kendi inisiyatiflerine bırakılırlar. Bu itibarla, gelecekleri üzerinde oldukça iyi bir şekilde etkili olacak kısıtlı bir özgürlüğe sahip olurlar. Anlayacağınız, uzun zaman çocuk kalırlar. Bu durum, birkaç kelime ile anlatılacak...

Gizli Servisler (İngiliz Gizli Servisleri-2)

G

     İngiliz İstihbarat Mekanizması * Başbakan – Dışişleri Bakanı                 Gizli İstihbarat Servisi (MI6)                 İletişim Servisi (GCNQ) – İçişleri Bakanı                 Güvenlik Servisi (MI5) – Savunma Bakanı                 Savunma İstihbaratı      MI5 Kurumsal Yapı Genel Direktör * Direktör Yardımcısı – Uluslararası Terörle Mücadele – Siber, Karşı...

İstihbarat Notları (Avrupa Siyasi Tarihi-5)

İ

     Soğuk Savaş      Batı Almanya * De-Nazification * Özel sektöre dayalı sanayi * Rekabetçilik * Sosyal hizmet imkânları * «Sosyal piyasa ekonomisi» modeli * Federal sistem içinde adem-i merkeziyetçi yönetim şekli * ‘Weimar’ zayıflıklarının giderilmesi * Hıristiyan Demokratik Birliği + Sosyal Demokratlar * Hıristiyan Demokratlar = Konrad Adenauer (1949’da Şansölye) * Avrupa bütünleşmesi +...

Don Kişot (18)

D

     On Sekizinci Bölüm (Don Kişot Dulcinee’ye kavuşuyor)      Ortalık aydınlanırken Don Kişot Sanço’yu sarstı: — Hey dostum, diye bağırıyordu, ne var bu kadar uyuyacak! Biz buraya kıyamete kadar uyumaya mı geldik? Prenses Dulcinee aşkına gözlerini aç.      Köylü: — Ne oluyoruz! Siz misiniz Senyör? diye içini çekti. — Ne o, dünkü vaadini unuttun mu? Prenses Dulcinee’yi Toboso...

Resimli Masallar -25. Çirkin Ördek Yavrusu

R

     Bir zamanlar, etrafı sazlıklarla çevrili bir gölde bir anne ördek yaşarmış. Anne ördek o günlerde çok heyecanlıymış. Çünkü yumurtalarından minik ördek yavruları çıkmak üzereymiş.      Derken bir gün yumurtaların kabukları çatlamış ve birbirinden sevimli ördek yavruları yumurtalardan çıkmışlar. Yalnız bir yumurtanın kabuğu çatlamamış. Anne ördek “Neden hâlâ yumurtadan çıkmadı?” diyerek...

İlahi Düğün

İ

       Bir vardı, bir yoktu…        Fakir bir köylü çocuğu bir gün kilisede papazın şöyle konuştuğuna tanık oldu. “Cennete gitmek isteyen hep doğru yolda gitmelidir!”        Bunun üzerine oğlan yola çıktı ama hep dosdoğru yürüdü, hiçbir yere sapmadan; dere tepe hep dümdüz gitti. Sonunda yolu büyük bir şehre düştü. Oradaki bir kilisede bir ayin gerçekleştiriliyordu. Bu...

Bilmece

B

       Bir varmış, bir yokmuş…        Bir zamanlar bir prens varmış. Bir gün bütün dünyayı dolaşmaya heveslenerek yola çıkmış. Yanına sadece uşağını almış.        Derken yolu büyük bir ormana düşmüş. Ama akşam olunca bir han bulamadığı için nerede yatacağını bilememişti. Tam o sırada ufacık bir eve doğru yürüyen bir kız gördü. Yanına yaklaştığında onun oldukça genç ve güzel olduğunu fark...

Ölüm Elçileri

Ö

       Bir varmış, bir yokmuş…        Vaktiyle bir dev ana yoldan giderken tanımadığı bir adam ona, “Dur! Bir adım daha atayım deme!” diye seslendi.        “Ne? İki parmağımın arasında ezebileceğim bir cüce benim nasıl yolumu keser! Kimsin sen? Kimsin ki, böyle küstahça konuşuyorsun?” dedi dev.        “Ben Azrail’im!” diye cevap verdi adam...

Şah’ın Oğlu

Ş

     Bir varmış, bir yokmuş…      Allah’tan sonra hiç kimse yokmuş. Bir padişah varmış, çocuğu olmuyormuş. Çok çalıştıktan sonra ve birçok ilaçtan, çarenin ardından Allah ona bir oğlan vermiş. Padişah oğlunu çok severmiş, onun geleceğini öğrenmek istiyormuş.      Bütün müneccimleri sarayına çağırmış, nice remil ustası usturlap attıktan sonra derler:      “Şehzade büyüyüp reşit bir genç...

Yaren Sohbetleri (12)

Y

     De hadi Sülüman emmi… Gene yatırdın gafayı! Gözünü öyle pörtletme, şinci kulaklarını aç da diyne… Bak ne güzel şeyler anlatçen… Gayfeye uyumak için mi gelir insan… Fesuphanallah…      Neyse…      Adamın biri doktora gider, “Gözüme bir şey batıyor,” diye şikâyetini dile getirir. Doktor adamın gözlerini iyi bir muayene eder, “Gözün sapasağlam, hiçbir şey yok!” der...

Margarıta Alıger (Neye Yarar?)

M

Neye yarar bir damla yaş koparmak güzel bir sözle, Çakmaktaşından kıvılcım elde eder gibi, gözlerimizden? Nedir söz? Ateş veren bir taş mıdır ki? Ve insan yüreği sadece hıçkırıklarla beslenir mi? Gerçekte beni kaygılandıran bu da değil. Ama ışıyan günle birlikte uyanıp “İyi şanslar!” demek yok mu zaten önde gidene, Ve tıpkı bir zırh gibi bizi koruyup yücelten Bir türkü dökmek yok mu içi boş...

Vsevolod Bagrıtskı (Tiksiniyorum)

V

Tiksiniyorum hep aynı elbisenin içinde yaşamaktan, Islak saman üzerinde uyumaktan Ve donmuş dilencilere sadaka verip verip Tiksiniyorum açlığımı unutmaktan. Uyuşmuş kollarımla rüzgardan sakınmaktan, Ve hatırlamaktan ismini çoktan ölmüşlerin. Ve evden cevap alamamaktan. Tiksiniyorum eskiler verip kara ekmek almaktan. Günde iki kere ölü taklidi yapmaktan, Yolları tarihleri planları birbirine...

Yevgenı Yevtuşenko (Konuşma)

Y

Cesur bir adamsın diyorlar bana Değilim. Cesaret nedir bilmedim şimdiye kadar. Yakışıksız olacağını düşündüm yalnız Kendimi başkaları gibi alçaltmanın. Hangi kurum yerinden oynadı, hani? Şişirilmiş palavralara nasıl gülünür, Öyle gülüp geçtiler sözlerime. Yalnız yazdım, kimseyi suçlamadan, Aklıma gelen ne varsa sıraladım. Övdüm övülmesi gerekenleri bir yandan, Bir yandan karaladım yeteneksiz...

Andrey Voznasenskı (Goya)

A

Ben Goya’yım! Çorak bir tarlaya kuzgunlar gibi süzülen düşman Yuvalarından oydu gözlerimi. Ben acıyım! Ben iniltisiyim Savaşın. 41 karlarında yanmış Şehirlerim ben. Ben açlığım! Ben kırılmış boynuyum Çıplak alana çanlar gibi sallanarak asılmış Bir ihtiyar kadının… Ben Goya’yım! Ey gazap üzümleri! Top sesleriyle yürüdüm Batı’ya. Çağrısız konuğun külleriyim ben! O unutulmaz göğe tabut...

Mustav Kerim (Sevgilim Dinle)

M

Sen diyorsun ki sevdiğim
Hesaplı yaşa koru kendini
Bense bir at gibi yaşadım
Yarışa katılan bir at gibi
Ve bir gün ölüm gelirse sevdiğim ansızın gizli
Yani şu hep geldiği gibi fikrimizi almadan
Bir anda düşmek isterim önünde
Yarışta yüreği çatlayan bir at gibi.
(Rus Şiiri-Türkçesi: Attila Tokatlı)

Guınness’in Unutulan Rekorları (4)

G

     Yutma      Bilinen en kötü yabancı madde yutma vakası, hafif bir karın ağrısından şikayetçi olan 42 yaşındaki akıl hastası Bayan H’nindir. 1927 yılının Haziran ayında, Kanada’daki Ontario Hastanesi’nde yapılan ameliyatta bu kadının karnından 947’si kıvrılmış iğne olmak üzere 2533 cisim çıkarılmıştır.      İnsan karnından çıkarılan en ağır cisim ise 30 Mart 1895’de, İngiltere’de South Devon...

Don Kişot (17)

D

     On Yedinci Bölüm (Don Kişot yine kaçıyor)      Bir sabah Sanço, Don Kişot’u yatağından kalkmış buldu ve sevinçle bağırdı: — Gözlerimiz aydın! Siz iyi oldunuz ha sayın şövalyem!      Don Kişot cevap verdi: — Çok şükür kendimi yirmi yaşındaki kadar genç ve dinç buluyorum. Yeni maceralara gitmeye hazırım. — Artık Senyör ne kadar mesudum. Bir an evvel adama kavuşmak için yanıp tutuşuyorum...

Marmara İncisi

M

     Bütün kasaba halkı, bir tek yürek, bir tek gönül halinde birleşivermişler.      Bazı kimseler, kasabanın evlerini, tek tek gezip, kulaklarına bir şeyler mi fısıldadılar acaba? Ne dersiniz?      Bütün gönüller, bu gençlerin saadeti için duacı, kulaklar onlar tarafından gelecek sevinçli haberi duymaya hazır. Gözler, mürüvvetlerini görmek için sabırsız.      Yıllar öncesi…      Aralık...

Tarihin Bilinmeyenleri (İyi Bir Basketbol Takımı Nasıl Harcandı?)

T

     Prusya kralı kısa boy kompleksinin üstesinden nasıl geldi?      I. Frederick William görülesi bir tip olmalı. Prusya kralı olarak “Avrupa’nın matkap ustası” adıyla tanınan psikopat, çok kısa boyluydu. Bel genişliği 255 santim olup 126 kiloydu. Bir tereyağı topağına benziyordu. Patlak gözleri, morumsu ten rengi ve katil tavırları yetmezmiş gibi bir de yüzünü domuz...

Çocuğun Gelişiminde Babanın Rolü

Ç

       Baba olmak, öncelikle bir erkeğin kalbinde ve zihninde bir çocuğa yer açmakla başlar. Hamilelik boyunca da baba adayı annenin yanında ve yakınında bulunarak baba olmaya ısınır. Bebek, yaşamının ilk dönemlerinde anne ile bir bütün olarak başka birinin varlığına kapalı, iki kişilik bir dünya içindedir. Başlangıçta annenin dikkati ve zihni sürekli bebeği ile meşguldür ve bu yakın ilişki bebek...

365 YÖNTEM; C. Başkaları Hakkında (Değişime Açık Olmak-2)

3

Bir Sözleşme Düzenleyin        Küçük davranış değişiklikleri evinizi daha olumlu bir yer haline getirirse, niçin aile başarısını ve gelecek hedeflerini belgeleyen küçük bir kutlama düzenlenmesin? Hep birlikte bir sözleşme yapın ve birlikte olabileceğinizin en iyisini olma hedefini koyun. “… ailesinin bireyleri olarak bizler ailemizin mümkün olduğu kadar sevecen ve saygılı hale gelmesi...

Hemoroit ve Korunma Yolları

H

       Kimlerde Görülür? * Hemoroit hastalarının çoğunun ailesinde de aynı şikayetler bulunur (kalıtsal yapı). * Özellikle ilerleyen yaş, sık sık kabız ya da ishal olunması, büyük abdest yaparken ıkınma sonucunda bu bölgedeki toplardamarlarda basınç artışına yol açmakta ve etrafındaki bağ dokusunun gevşemesine sebep olmaktadır. Başka bir deyişle, hemorotial hastalığa yol açmaktadır. * Hamile...

Yaşlı Şloyme

Y

     Bizim şehir küçük de olsa, sakinlerinin sayısı az da olsa ve hatta buradan ayrılmadan altmış yıl yaşamış da olsa, bu Şloyme’nin kim ve nasıl biri olduğunu herkes söyleyemezdi. Bunun nedeni, onu yalnızca gereksiz ve göze batmayan bir eşyayı unutur gibi unutmuş olmalarıydı. Yaşlı Şloyme de böyle bir eşyaydı işte.      Seksen altı yaşındaydı. Gözlerinde her zaman yaşlar vardı. Yüzü...

Duyuru-8

D

     Sevgili dostlar,      Aralık 2019 ayı başında, ne yazık yayına ara vermek zorunda kaldık. Bunun için hepinizden özür diliyoruz. Sitemiz yurt dışı kaynaklı bir Hacker saldırısına uğradı ve tamamıyla devreden çıktı. Neyse ki metin yedekleme işlemleri eksiksiz yapılıyordu. Süreç biraz uzun sürdü. Yeniden yüklemeler, ayarlar, gerekli değişiklikler yapıldı. Kaderimizde bunları yaşamak da varmış;...

İngilizler Böyledir İşte (8)

İ

* İngilizlerin yemek masasında konuşmaları genel ve müşterek değildir. Herkes kendi yanındaki komşusu ile konuşur. Hatta her davetli çorba ve balık varken sağdaki komşusu ile kızartma, tatlı ve çerez yenilirken de soldaki komşusu ile konuşur. Bazen siyasi konulardan, bazen golf oyunlarından ve çocuklardan, bazen de son tiyatro temsillerinden ve tatil projelerinden bahsederler. Bir an bile bir...

Gizli Servisler (İngiliz Gizli Servisleri-1)

G

     İngiliz İstihbaratının Tarihsel Gelişimi * Thomas Cromwell (1485-1540): Kral VIII. Henry dönemi Adalet Bakanı * İngiliz istihbaratının temeli (1530)      İngiliz İstihbarat Tarihindeki Servisler * Siyasi istihbarat odaklı Dışişleri Bakanlığı İstihbarat Servisi (Foreign Office Intelligence Service) * Askeri istihbarat odaklı Milli Savunma İstihbarat Servisi (War Office Intelligence Service) *...

İstihbarat Notları (Avrupa Siyasi Tarihi-4)

İ

     İkinci Dünya Savaşı (1939-1945)      Batı’nın Pasifize Olduğu Dönem (1930’lar) * Diktatoryal eğilimler * Barış ısrarı * Fransa faktörü: Savunmaya yönelik dış ve iç güvenlik politikası; Cumhuriyet karşıtı sağın Mussolini ve Hitler hayranlığı; Solun Sovyet sempatisi; dış politika zayıflığı * İngiltere faktörü: Komünizm karşıtlığı altında faşist diktatörlere sempati besleyen üst tabaka;...

Folklorumuzdan; Deyimler (Z Harfi)

F

Zahmet çekmek: Sıkıntı, güçlük, yorgunluk ve eziyetlere katlanmak.”Senin adam olman için az zahmet çekmedim ben.” Zahmete sokmak: Birine sıkıntı, güçlük ve yorgunluk vermek; masraf ettirmek.”Adamcağızı durup dururken zahmete sokmuşsunuz.” Zaman kazanmak: Birini oyalayarak ihtiyacı olduğu zamanı mümkün olduğunca uzatmaya çalışmak. Zaman kollamak: 1. Uygun bir fırsat beklemek. 2. Bir işin sırasını...

Tarihin Bilinmeyenleri (Napolyon Ne Kadar Kısaydı?)

T

     Napolyon Ne Kadar Kısaydı?      Herkes Napolyon Bonaparte hakkında en azından iki şey bilir. Birincisi Waterloo’da başına gelenler, ikincisi ise kısa boylu olduğu… Gerçekten ne kadar kısaydı acaba?      Fransa İmparatoru Napolyon Bonaparte, ayakkabısız olarak 5 ayak 6,5 inç, yani 1 metre 68,9 santimdi. Bugünün standartlarına göre kısa olsa da o günün standartlarına ve kendi...

Yaren Sohbetleri (11)

Y

     Tarih batılılar tarafından yazıldı. Tabii kendilerine göre yorumladıkları, yazdıkları şeylerin gerçeklikten ne kadar uzak olduğunu söylemeye gerek yok sanırım. Bu doğru olmayan gerçeklerden bir tanesi ve belki de en önemlisi Kızılderililer hakkında yazılanlar idi. Onun için Kızılderililerin vahşi oldukları kafamıza kazındı. Ama gerçek şuydu: Kızılderililer, kendilerini esir alıp ya da toplu...