Yılmaz Tekin

Gezsem görsem dünyayı, yol yol olsa yüreğim. Elimde demir asa, sırtımda aba gömleğim…

Y

                                                          Dmitry Krutous (Çatılar)

Son Yazılar

Ama Yüz Yirmi Üçüncü Gece Olunca

A

     Demiş ki;      Gerçekten, kendimi evin içinde bulunca, genç kız, büyük bir beceriyle ayağıma çelme takarak beni yere düşürdü ve boylu boyunca üzerime atılıp beni kollarıyla boğarcasına sıktı. Kuşkusuz, ölüyorum sandım. Ama öyle olmadı. Birkaç değişik hareketten sonra genç kız, üzerimden yarı yarıya kalktı, karnıma oturdu ve elleriyle öyle şiddetle ve öyle uzun zaman ve de görülmedik şekilde...

Ama Yüz Yirmi İkinci Gece Olunca

A

     Söze başlamış;      O da beni selamladıktan sonra, bana, “Yavrum, okuma bilir misin?” dedi. Ona, “Evet halacığım!” diye yanıt verdim. O da, “Öyleyse, senden rica ediyorum, şu mektubu al! Açıp içindekini bana oku!” deyip mektubu bana uzattı. Aldım, açıp içindekileri okudum.      Mektupta, yazanın sağlığının yerinde olduğu, dostça duygular sunup kız kardeşi...

Ahmet Necdet (Seni Sevmek)

A

seni sevmek seni tükenmek mi biraz kırılıp dökülmek mi yoksa gökyüzünün bittiği yerde hep seninle beslenen o sensiz saatlerde yangın yerine dönmek mi biraz  bilirsin aşka benzer yıkıntıdır bu güneşi düşman sayıp geceyle unutulan gün ışıdı mı karanlıkta tutulan yıkıntısız bir aşkı yaşamanın umudu  intihar gibi bir şey bir ben’de yanmak için belki de bir cinayet kanda uyanmak için bir kere...

Afşar Timuçin (Denizin Beklediği)

A

Seni sevmek mor denizlerdi biraz Ne kadar gidilse bir o kadar bitmeyen Umutlar ve yıkılmalar ardında direnilen Seni sevmek mevsimler içinde en güzel yaz  Seni sevmek yaşamanın aşılmaz büyüklüğü Seni sevmek kan dolu yüzyılları korkutan Ve sığınıp ılık kıyı kentlerine biraz akşam Seni sevmek çocukların düşlerinde gördüğü  Varılırdı daha saydam günlere isteseler İsteseler yalnızlık giremezdi evlere...

Haydar Ergülen (Beni Aşka Terk Ettiğin İçin Seviyorum Seni)

H

bir sır-çocuksun, yalnızca aşk açık sende, ne sen kalıyorsun ne o, aşktan başka biri yok, gel, aşk istediği için varsın, ne onu kurtarıyorsun ne kendini, aşktan başka biri yok, git, aşk istediği için yoksun  ayrılıktan değil, taşıdığı saflıktan konuşursun; ayrılık sana dönmektir, yeniden bana ruhumuz öpüşür ya, başkasındayken ağzımız, gövde gözaltındadır, oysa ruhumuz sereserpe seni senden beni...

Ahmet Erhan (Sevgili)

A

Çiçekler vardı derilmeyi bekleyen O uçsuz bucaksız kırlarda. Gökyüzünde ay, bakacak göz arardı. Bir dut ağacı vardı, yüce Hiçbir çocuğun üstüne tırmanmadığı. Testiyi unutmuştuk pencerenin önünde İçi su doluydu, soğumuştu. Masanın üstünde bir dilim ekmek Isırılıp bırakılmıştı. Denizin kıyısında bir mavi tekne Bir başına salınıyordu. Gökyüzü vardı derin, Toprak göz alabildiğince…  Sonra sen...

Psikolojik Savaş (46)

P

Hangi Yöntemler Uygulanıyor?      Klasik olarak, tarif edilen yöntem uygulanmaktadır. Bu da, psikolojik faaliyet, propaganda ve beyin yıkama yöntemidir.      En sık kullanılan yöntem ise, kimyasal maddeler yardımıyla kişinin düşüncesinin etki altına alınmasıdır.      Son yıllarda üzerinde çok çalışılan ve durulan bir başka yöntem daha vardır. Bu da, insana elektronik implantlar yerleştirilerek...

İstihbarat Sohbetleri (46)

İ

SSCB’de Parapsikoloji Çalışmaları:      SSCB’de Prof. Dr. Vassilyev’in 1930’lu yıllarda yaptığı araştırmalar ilgi çekicidir. Vassilyev buluşlarını “Zihni Telkin Tecrübeleri” adı altında ancak 1962 yılında, Stalin devrinin kapanmasından sonra yayınlayabilmiştir.      Vassilyev araştırmalarını, düşüncelerin telepati yoluyla beyinler arasında nakli sahasına yöneltmiştir...

Romanın Toplumsal Etkisi – Kaynak Kitap (28)

R

014. Flower in an Ocean of Sin (Nieh-hai hua)/Günah Okyanusundaki Çiçek         Tseng P’u (Çin, 1905-1907)        Tseng P’u, yirminci yüzyılın ilk dönemlerinden bir bilim adamı, yazar ve Çin’in politik figürlerindendir. 1870-1900 yıllarının kültürel çalkantı dönemini ve politik dönüşümlerini anlatan roman, Çin’in çok etkili eserlerinden biridir. Romanda; eski dünyanın güçlü devleti Çin’in giderek...

Robinson Crusoe (17)

R

     On Yedinci Bölüm (Dehşet Veren Bir Karşılaşma… Tehlike!)      Adaya yerleşeli on bir sene geçtiği ve yiyecekle barutum da epey azaldığı için, keçileri barut harcamadan, kurnazlıkla yakalamak maksadıyla bir çare düşünmeye başladım. Bu amaçla ağlar gerdim; muhakkak yakalananlar olmuştur amma, ipler gayet çürük olduğu için kolayca kurtuluyorlardı. Ne zaman baksam ağlarımın kopmuş...

Helal Mal

H

     Bir varmış, bir yokmuş…      Vaktiyle, bir ülkeden Yemen’e kervan gidecekmiş. Herkes atlarını eyerliyor, eşeklerini semerliyor, develerini hazırlıyormuş. Zavallı yolcunun biri, perişan haldeymiş. Niye derseniz, eşeğinin semeri parça parça imiş.      Etraftakiler bakmışlar ki, olmayacak; – Hemen semerciye koş! Şu ileriki sokağın başında bir semerci olacaktı, demişler...

Ama Yüz Yirmi Birinci Gece Olunca

A

     Demiş ki;       “Bir de senden bir ricam olacak!” deyince ben de, “Ne gibi?” dedim. “Gidip ziyarette bulunmak ve üzerini örten taşa birkaç kederli söz yazmak üzere beni zavallı Azize’nin mezarına götürmeni istiyorum,” dedi. Ona, “Allah nasip ederse yarın gideriz!” diye yanıt verdim. Sonra geceyi birlikte geçirmek üzere onunla yattım; ama...

Ama Yüz Yirminci Gece Olunca

A

     Demiş ki;      “Ah! Oğlum, çok kahredici bir nişanlı oldun, sen!” diye haykırdı. Ve beni sitemlere boğup, itham etmeyi sürdürürken içeri babam girdi; bunun üzerine bir an sustu. Babam da cenaze hazırlıklarına başladı ve tüm dostlarımız ve yakınlarımız gelip hepsi hazır olunca, cenazeyi kaldırdık ve kabir üzere gidip kurulan çadırlarda üç gün kalarak ve kutsal kitabı okuyarak...

Tarihin İlk’leri (20)

T

İlk Kan Nakli      Bir insana yapılan ilk kan nakli, 12 Haziran 1667 günü, Montpellier Üniversitesi Felsefe ve Matematik Profesörü ve 14. Louis’nin özel doktoru Profesör Jean-Baptiste Denys tarafından gerçekleştirildi. O gün, Profesör Denys’e 15 yaşında bir hasta getirilmişti. Delikanlının çok yüksek ateşi vardı ve o günün yöntemlerine göre, bu yüksek ateşi düşürebilmek için kendisine...

Psikolojik Savaş (45)

P

TARİHTEN ÖRNEKLER      Bilinen ilk ve en önemli psikolojik operasyon örneği Hasan Sabbah olayıdır. Haşhaşi tarikatı da denilen bu örgütlenmede, kişiler kullandıkları haşhaşın etkin maddesi eroinle keyif duygusuna ve cennet inancına şartlandırılıyordu. Hasan Sabbah’a itaat ederlerse hep böyle yaşayacaklarına inandırılıyorlardı. Bu inançla intihar saldırılarını zevkle yapıyorlardı.      1937’de...

İstihbarat Sohbetleri (45)

İ

Parapsikolojik Silahlanma::      CIA eski başkanlarından Richard Helms, Watergate soruşturmalarında Warren Komisyonu’na verdiği bilgilerde şöyle demiştir:      “Yapılan araştırma göstermiştir ki SSCB kendi sisteminin isteklerine uygun politik görüşe bağlı olacak şekilde, halkının davranışlarını düzenleyebileceği bir kontrol teknolojisi geliştirmeye çalışmaktadır. Bundan böyle aynı...

Eşek Başlı Kız

E

     Bir varmış, bir yokmuş…      Allah’ın kulu çokmuş. Az söylemesi sevapmış, çok söylemesi günahmış.      Zamanın birinde bir padişah varmış. Bu Padişah’ın da üç tane oğlu varmış. Bir gün veziriyle oturmuş sohbet ediyormuş. Vezir; – Padişahım, bu üç oğlanı niye bekletiyorsun? Bunları kocalttın, evlendirsene, demiş. Padişah da; – Valla siz varken bana düşmez, demiş...

Ama Yüz On Dokuzuncu Gece Olunca

A

     Demiş ki;       Aziz öyküsünü anlatmayı şöyle sürdürmüş:      Beni bir dakika durdurdu ve bana, “Biraz bekle! Sana göstereceğim bir şey ve vermek istediğim bir öğüt var!” dedi. Bunun üzerine, biraz şaşırmış, yeniden onun yanına oturdum; bir bohça açtı ve içinden şurada karşında gördüğün, üzerinde ilk gazelin işlenmiş olduğu dört köşe ipek kumaşı çıkardı, genç efendim. Ve bunu...

Ama Yüz On Sekizinci Gece Olunca

A

     Demiş ki; “Bilesin ki, yuvarlak top, senin yüreğin anlamındadır. Sevgilinin evinde bulunmana karşın havalarda gezen, ne denli az tutuştuğunu gösteren yüreğinin… Hurma çekirdekleri, kalbin meyvesi olan tutkunun sende kesinlikle bulunmamasından ötürü yüreğinin onlar gibi kuru olduğu anlamındadır. Sabır timsali Hazreti Eyüp’ün ağacı olan keçiboynuzunun taneleri, âşıklar...

Ama Yüz On Yedinci Gece Olunca

A

     Şah Şehriyar’a demiş ki;       İşittim ki, ey bahtı güzel şahım, Vezir Dendan, Dav-ül-Mekân’a anlatmakta olduğu öyküyü şöyle sürdürmüş:      Zavallı yeğenim Azize, beni öylesine seviyordu ki, böyle üzüldüğümü görünce, acımanın son sınırına ulaştı ve bana, “Başım üzerine, gözüm üzerine! Ama, ey Aziz, eğer koşullar benim dışarı çıkmama ve gidip gelmeme izin verseydi, yararlı olmak...

Psikolojik Savaş (44)

P

BEYİN KONTROLÜ      Dünya istihbarat örgütlerinin, karşı tarafı yönlendirmek maksadıyla psikolojik operasyon yapabilmeleri en önemli hedefleridir. İstihbarat örgütleri, özellikle CIA ve MOSSAD bu konuya büyük önem vermektedirler. Bir Çin atasözünde, “Yüz savaş kazanmak hüner değil, asıl hüner savaşmadan güvenliği sağlamaktır,” der.      İstihbarat örgütleri beyin kontrolü konusuna bilimsel olarak...

İstihbarat Sohbetleri (44)

İ

İstihbarat ve Parapsikoloji:      Parapsikoloji, paranormal (normal ötesi) güçleri, olguları ve yetenekleri inceleyen bir bilim dalıdır. Her insanda ortaya çıkmayan telepati, telekinezi, durugörü gibi yetenekler, astral seyahat, kehanetler, esrarengiz ortamlarda meydana gelenler, tekrar doğanlar vs bu bilimin kapsamı içindedir.      ABD Savunma Bakanlığı, parapsikologlardan oluşan Stargate isimli...

Karavezir

K

     Bir varmış, bir yokmuş…      Vaktiyle ülkelerin birinde bir Padişah yaşarmış. Bir gün bu Padişah’ın yanına bir derviş gelmiş. Padişah’a misafir olmuş. Padişah dervişi ağırlamış, izzetlemiş, ona bir akçe de para vermiş, yolculamış.      Derviş giderken Padişah’a şöyle demiş: – Padişah’ım, herkes ne yapar kendine yapar, döner dolaşır yine kendine yapar...

Ama Yüz On Altıncı Gece Olunca

A

     Demiş ki;      Vezir Dendan, Şah Dav-ül-Mekân’a anlatmakta olduğu öyküyü şöyle sürdürmüş:      Gerçekten, orada, baharla çeşnilendirilmiş, kokular saçan, altın sarısı renginde dört kızarmış piliç; ilkinde portakal suyuyla kokulandırılmış, dövülmüş fıstık ve tarçınla bezenmiş muhallebi; ikincisinde, gülsuyuyla ezilerek lezzetlendirilmiş kuru üzüm; üçüncüsünde -ah, hele bu üçüncüsü!- her...

Ama Yüz On Beşinci Gece Olunca

A

     Demiş ki;       Ve sanki hiçbir şey olmamış gibi, sakin bir gülümseyişle yanıma geldi ve sesinin olanca tatlılığıyla bana, “Ey amcamın oğlu, nahoş sözlerle sana ıstırap vermiş olmaktan dolayı çok üzüldüm. Lütfen beni bağışla ve olup biteni bana anlat da sana bir yardımım olup olmayacağını anlayayım!” dedi. Bunun üzerine kendisine başıma gelen ters durumu ve o bilinmeyen kadından...

Psikolojik Savaş (43)

P

DEMOKRASİ İDEOLOJİSİ      Amerika’da kongre kurulduğu zaman, halkın okuma yazma oranı % 10 ‘du. “Eğitimsiz, yoksul toplumlarda demokrasi olmaz!” anlayışı yanlış bir inanç ve propagandadır. Demokrasi, halka inanma ve egemenliğin ona geçtiğini kabul etme olgusunun olduğu bir ideolojidir.      Çoğulcu, özgürlükçü demokraside halk hürdür, korku altında değildir. Özgür olan büyük topluluk yanlışta...

İstihbarat Sohbetleri (43)

İ

İstihbarat ve Hipnoz:      Hipnoz çok eskilere dayanan bir sanattır, ilk defa Hıristiyanlıktan önceki zamanlarda büyücülük, din ve tıp bir arada uygulanıyorken kullanılmıştır. Hipnoz batıl inanç, mistisizm ve ihmal tarafından sıklıkla gölgelenen ve tahrip edilen gerçekten ilginç ve büyüleyici bir olaydır. Hipnozun insanla ilgili her sahada kullanıma açık olduğunu söylemek doğru bir tespittir ama...

Türk ve Dünya Edebiyatından Roman Özetleri (FİHRİST)

T

001. İhtiyar Adam ve Deniz / The Old Man and The Sea (Ernest Miller Hemingway) 002. Beyaz Balina / Moby Dick (Herman Melville) 003. Mohikanlar’ın Sonu / The Last of The Mohicans (James Fenimore Cooper) 004. Tom Amca’nın Kulübesi / Uncle Tom’s Cabin (Harriet Beacher Stowe) 005. Ölü Canlar / Myortvyje Dushi (Nikolai Vassilievich Gogol) 006. Monte Kristo Kontu / Le Comte de Monte-Cristo (Alexandre...

Kiralık Konak

K

                                                      Yakup Kadri Karaosmanoğlu                                   27 Mart 1889, Kahire-Mısır – 13 Aralık 1974, Ankara Romanın Özeti:     Naim Efendi ailesi, o yaz Kanlıca’ya, yazlığa çıkmamıştır. O eski günler geçmiştir artık. Naim Efendi, bir zamanlar en büyük devlet memurluklarında bulunmuştur ama artık emeklidir. Karısı ölmüştür: Kızı...