Yılmaz Tekin

Gezsem görsem dünyayı, yol yol olsa yüreğim. Elimde demir asa, sırtımda aba gömleğim…

Y

                                                                     Yorumsuz

Son Yazılar

Ama İki Yüz Doksanıncı Gece Olunca

A

     … ve Halife ona, Ebu-Nuvas’ı giysilerinden sıyırmasını ve sırtına bir semer vurmasını, boynuna bir yular, karnına da bir mahmuz takmasını ve onu böylece koşumlanmış olarak gözdelerin ve öteki cariyelerin bulunduğu tüm köşklerin önünden geçirmesini; böylece sarayda bulunan herkesin gülme konusu olmasını; sonra da kente götürüp kentin kapısına ulaştırmasını ve tüm Bağdat halkının...

Ulusal Güvenlik Sendromu

U

     Bir insan düşününüz; “Düşmanını tanı, senin Türk’ten başka dostun yoktur!” gibi sürekli beyin yıkama yöntemleriyle eğitilmiştir. Bu çocuğun kendine olan özgüveni ve çevresine itimadı nasıl gelişebilir?      Bu insan çocukluğunda otoriter bir aileden gelmişse, bu ailelerde sorun çözme ve hak arama yöntemi olarak baskı, şiddet, tehdit, sindirme, korkutma, azarlama yöntemleri uygulanır.      Bu...

Ama İki Yüz Seksen Sekizinci Gece Olunca

A

     Demiş ki;      “Dal bu denli hoş salınırsa, kuşların şakıması da o denli güzel olmaz mı?” diye haykırmış.      Bunun üzerine genç çocuk salona girmiş. Gerçekten çok güzel bir çocukmuş ve üst üste ve değişik renklerde üç urba giyinmiş bulunuyormuş: İlki tamamıyla beyaz, ikincisi al, üçüncüsü kara.      Ebu-Nuvas ilkin beyaz giysiyi görerek ruhunda esin ateşinin tutuştuğunu...

Demokratik Liderlik Nedir?

D

     Demokrat olmayan liderlerin bazı mitleri vardır: * Bir şeyin olmasını istemiyorsan, komisyona havale et. * Demokrasi, iş ortamında yürümez. * Demokrasi, aile ortamında yürümez. * Demokrasi, kulağı dolaştırarak göstermek gibidir.      Fakat Hitler, Stalin, Mussolini gibi diktatörlerin çıkmasının nedenleri analiz edilirken şu noktaya gelindi: Demokrasi ideal sistem değildir ama mevcutlar...

Anadolu’dan Yerel Atasözleri (2)

A

Adana * Çocukluğunu bilmeyen çocuğu ile düzenlik edemez! * Göç geri dönende, kötü eşek kervanbaşı olur! * Bıçak sapını yontmaz! * Balık gölüne göre büyür! * Suyun çağlamazından, insanın söylemezinden kork! Ağrı * Bağ dua değil, çapa ister! * Başkasının avlusundan su içen kanmaz! * Çek cefayı, gör sefayı! * Dilim, ettin beni dilim dilim! * Tor atın tekmesinden korkmalı! Amasya * Acı acıya, su...

Bir Başka Ülkede

B

     Genellikle avluda cenazeler bulunurdu. Eski hastanenin arkasında tuğladan yeni inşa edilmiş pavyonlar vardı. İşte hepimiz her öğleden sonra burada buluşurduk. Bizi iyileştirecek makinelere oturup birbirimizle kibarca ilgilenirdik.      Doktor benim oturduğum makinenin yanına gelince, “Savaştan önce en çok neden hoşlanırdın? Spor yapar mıydın?” diye sordu.      “Evet, futbol...

Türk ve Dünya Edebiyatından Roman Özetleri (FİHRİST)

T

001. İhtiyar Adam ve Deniz / The Old Man and The Sea (Ernest Miller Hemingway) 002. Beyaz Balina / Moby Dick (Herman Melville) 003. Mohikanlar’ın Sonu / The Last of The Mohicans (James Fenimore Cooper) 004. Tom Amca’nın Kulübesi / Uncle Tom’s Cabin (Harriet Beacher Stowe) 005. Ölü Canlar / Myortvyje Dushi (Nikolai Vassilievich Gogol) 006. Monte Kristo Kontu / Le Comte de Monte-Cristo (Alexandre...

Romanın Toplumsal Etkisi – Kaynak Kitap (79)

R

057. Brave New World/Cesur Yeni Dünya         Aldous Huxley (İngiltere, 1932)        Huxley, romanında, 1920’lerin savaş sonrası dünya atmosferi ile ahlaki ve ideolojik bir dizi karmaşasını tanımlamaya çalıştı. “Brave New World”, hiciv ağırlıklı, çağın oldukça başarılı ve en etkili bilim-kurgu romanlarından biridir.        Dünya Savaşı sonrasında, Batı toplumunun tamamı geleneksel değerleri...

Gelin-Kaynana (Bir Hemşin Efsanesi)

G

     Aşağıda aktaracağımız efsanenin geçtiği kabul edilen yer konusunda farklı görüşler ortaya atılmıştır. Bunlardan bir tanesi, Rize’nin Hemşin ilçesinin Akyamaç Köyü civarında olduğu şeklindedir.      Vaktiyle çok yaşlı bir kadın uzak bir köyden gelin getirir. Gelin çok huysuz ve uyumsuz birisidir. Kendisi at sırtında düğün kafilesi ile birlikte gelirken, köye yaklaştıklarında kaynanasına...

Henrı Mıchaux (Uzak Bir Ülkeden Yazıyorum Size)

H

Burada, diyor, yalnız ayda bir görüyoruz güneşi, o da pek kısa bir süre için. Gözlerini ovuşturuyorsun, günlerce önceden. Ama bo­şuna. Değişmiyor hava. Saati gelmeden görünmüyor güneş. Sonra yapılacak sürüyle iş var aydınlık kaldıkça, öyle ki birbirimi­ze bakacak zaman bulamıyoruz bu yüzden. Tatsız olan, geceleri çalışmak gerektiğinde, ki gerekiyor, dur­madan cücelerin doğması.  Kırlarda...

Petronıus Arbıter (Gecenin Sessizliğinde)

P

Gecenin sessizliğinde uzandı yanıma yorgun gözlerimi uyku karartmadan. Acımasız aşk saçlarımı kavrayıp nöbetini tutmam için beni uyardığında. “Ey benim bin sevdalı kölem, gönlün razı mı burada yapayalnız yatmaya?” Birden fırladım yalın ayak ve çıplak, ama ne yönümü biliyorum, ne de yolumu, Koşsam da beklesem de boşuna; dönmeye de, kalmaya da yüzüm yok. Her yer sessizlik içinde...

Alkaıos (Yiğit Kişiler)

A

Ne güzel damlı evler,
Ne yıkılmaz duvarlar,
Ne de gemilerin sığındığı limanlardır
Bir şehri şehir yapan. 
Şehri güçlü insanlar şehir yapar.
Ne taşlar, ne kirişler,
Ne de usta dülgerler. 
Bilirse, yiğit kişilerdir
Kılıçla kargıyı kullanmayı bilenler.
Ve ancak böyle insanlarla kurulur
Şehirlerle duvarlar.

Üç İngiliz’le Üç Rus’un Afrika Maceraları-23 (Jules Verne)

Ü

ZAMBEZİ ŞELALESİ        İngiliz ve Rus bilim adamlarının oluşturduğu ekip, uzun ama rahat bir yolculuktan sonra Nisan ayının başlarında, Zambezi Nehri üzerindeki Viktorya Şelalelerine(15) varmış bulunuyordu.        Toplam olarak on sekiz ay süren ve bir şelaleden başlayıp, bir diğerinde biten bu yolculuk, görevin başarılmasıyla tamamlanmıştı. Bulunan netice; ortalama ısının 61 fahrenhayt(16)...

Miniklere Minik Masallar (40)

M

TÜCCAR İLE PAPAĞAN:      Ticaretle uğraşan bir adamın güzel bir papağanı vardı. Günlerden bir gün bu tüccar işi gereği Hindistan’a gitmek için yol hazırlığına başladı. Cömertliği ile tanınan bu tüccar, köle ve hizmetçilerine tek tek sordu: ”Sana Hindistan’dan ne getireyim? Ne istersin?”      Her biri ayrı ayrı istekte bulundu. Bu cömert ve iyi kalpli tüccar, onların isteklerini birer birer not...

Altın Bülbül

A

     Bir varmış, bir yokmuş; evvel zaman içinde kalbur saman içinde, deve tellâl iken, horozlar berber iken; bir padişah varmış. Bu padişah, her tarafı camdan bir cami yaptırmış. Bir Cuma günü namazdan çıkarken, eli yüzü pak, aksakallı bir ihtiyar görmüş. İhtiyar Padişah’a demiş ki:      “Padişahım, eğer Kafdağı’nın ardındaki Altın Bülbülü getirir camiin bitişiğine koyarsan, eserin tamamlanır,”...

Şair Ebu-Nuvas’ın Serüveni

Ş

     Anlatırlar ki, ancak Tanrı doğrusunu bilir, gecelerden bir gece, uykusu kaçan ve ruhu tedirgin olan Halife Harun Reşit, sarayından tek başına dışarı çıkmış ve can sıkıntısını gidermek için bahçelerin bulunduğu yörede bir gezinti yapmaya gitmiş. Böylece, kapısı açık, ama eşiğinde uyuyan bir hadımağasının gövdesiyle önü kesilmiş bir köşke ulaşmış. Kölenin gövdesinden atlayarak bu köşkün...

Diktatörlüğe Gidiş

D

     Gerçekten de korku, insanları diktatörlüğe götürmeye başlar. Korkan kişi, suçluları şiddetle cezalandırır. Her şeyi potansiyel tehdit olarak algılama eğilimindedirler. Denetimleri aşırı biçimde artırırlar ve özgürlükleri kısıtlarlar. Otoriteye korunma amacıyla iyi bakma eğilimlerinin onları kötü sona doğru daha çok yaklaştırdığının farkına varamazlar.      Marilyn French, “Beyond Power”...

Dişi Kurdun Rüyaları (5)

D

Beşinci Bölüm      Vakit öğleden sonrası idi ve tren Volga bölgesini geçiyordu. Kompartıman yolcuları olabildiği kadar rahat yerleşmişlerdi yerlerine. Günlerce sürecek bu yolculukta, geçici hayat şartlarına uydurmuşlardı kendilerini. Abdias’ın da bulunduğu kompartımansız vagonlarda ise tam bir ortak yaşayış vardı. Her tipte, her niyette insan bulunuyordu buralarda. Bu uzak yolculuk için...

Tarihin İlk’leri (57)

T

İlk Yapay Eklem      Orta yaşı aşan pek çok insanda, eklem yerlerinde, özellikle kıkırdak kesimlerinde aşınma ve yırtılma sonucu çeşitli organizma bozuklukları ortaya çıkar. Kalça eklemleri, bunlar arasında en yaygın biçimde hasar görenidir. 1960 yılında İngiltere’nin Lancashire kentinde mühendis ve cerrah John Charnley, hastalarına yeni bir yapay eklem yerleştirmeyi başardı. Kalçaya konan bu...

Hemofili ve Trombosit

H

     Belirtileri:      Kalıtsal veya daha sonra kazanılan bu hastalıklar anormal kanamayla kendini belli eder. Kanama burunda, ağızda, vajina, rektum ve vücudun diğer organlarında olabilir. Deri altından ve eklem yerlerinden de kanama görülebilir.      Sebepleri:      Hemorojik durumlara küçük kan damarlarının gevşekliği, kandaki anormal durumlar ve pıhtılaşma faktörleri sebep olur.      Kan, kan...

Romanın Toplumsal Etkisi – Kaynak Kitap (78)

R

056. Mrs. Dalloway/Bayan Dalloway         Virginia Woolf (İngiltere, 1925)        Bayan Dalloway, modernist geleneği olan dış eylem yerine iç dünyanın boyutlarını vurgulayan bir eserdir. Bununla birlikte, karakterlerin düşüncelerine, arka planda Birinci Dünya Savaşı sonrası yıllarıyla ilgili sorunların tümüne yer vermiştir. On dokuzuncu yüzyıla ait değerleri ve gelenekleri yerle bir eden Büyük...

Dünya Düşünürlerinin Düşünceleri (7)

D

* Hayat bir aynadır, gülümsersek o da bize gülümser! * Cevizi yemek isteyen, kabuğunu kırmaya mecburdur! (Plautus) * Bir konuda karar vermek, bir sonuca varmaktır. Ancak bu her şeyi yapmak anlamına gelmez! (Bacon) * Ah insanın hiç uykusu gelmese… Bu sürede o kadar çok iş yapılabilir ki! * Size başkalarından bahseden kimseye geveze, kendinden bahsedenlere tıraşçı, sizden bahsedenlere ise...

İslam Düşünürlerinin Düşünceleri (6)

İ

* Nefsi, yapması gereken şeyle, yani ibadetle meşgul et! Yoksa o seni yapılmaması gereken bir şeyle, yani haramla meşgul eder! (Hallâc-ı Mansûr) * Cömert efendi olur. Cimri hor olur. Bu âlemde kardeşinin iyiliğini kendinden önce düşünen, öbür âlemde daha iyisini bulur! (Hz. Hüseyin) * Kimseyi dünyevî bir çıkar için sevme. Kızman da Allah için olsun! (İmam Şa’rânî) * Çocuklar masal söylerler...

Üç İngiliz’le Üç Rus’un Afrika Maceraları-22 (Jules Verne)

Ü

NICOLAS PALANDER’İN HİDDETİ        Artık Makololo tehlikesi kalmadığından, gölün sakin sularında ilerleyen gemi içindeki heyet elemanları, kaç ayın yorgunluğunu çıkarırcasına kendilerini dinlenmeye bıraktılar. Bütün çalışmalar defterlere yazılmış, görev tamamlanmıştı.        Karşı sahile çıkıldığında, sekiz gün önce dağa gönderilen ekiple buluşuldu ve hemen ormanlık bir bölgenin kenarında kamp...

Ama İki Yüz Seksen Yedinci Gece Olunca

A

     Demiş ki;      Canayakın, Halife’nin önünde eğilip yeri öpmüş ve “Tanrı Halife efendimiz hakkında lütuflarını arttırsın! Ama kölesi, eski efendisinin evine dönmeyi dilemektedir!” diyerek yanıt vermiş.      Halife, seçime hiç kızmadan, hemen onun isteğine boyun eğmiş ve armağan olarak ona, fazladan beş bin dinar vermiş ve “Manevi bilimlerde ustalık gösterdiğin gibi...

Sürü İçgüdüsüne Dikkat

S

     Hak ve özgürlük bilincinin karşıt duygusu, sürü içgüdüsüdür. Sürü içgüdüsüne sahip insanlar, duygularını bastırırlar. Maruz kaldıkları haksızlık karşısında direnemeyip alkole yönelirler, çocuklarını ezerler ve sağlıklarını bozarlar. Sürü içgüdüsünün yaşandığı yerde adi suçlar, cinayetler artar, kaba kuvvete dayalı sosyal patlamalar yaşanabilir.      Sürü içgüdüsüne sahip olan yığınların...

Altı Adam ve Yedincisi

A

     Rusya’da devrim yürüyordu. İç savaş ülkeyi kan ve ateş içinde bırakmıştı. Yeni rejim iyice yerleşmek için son savaşlarını vermekteydi ve başka yerlerde olduğu gibi Gürcistan’da da direnişçiler bozguna uğramak üzereydi. Zafer üzerine zafer kazanıyordu Sovyet kuvvetleri. Karşı devrimciler köyleri birer birer terk ederek en uzak siperlere çekilmişlerdi. Bu durumlarda her zaman görüldüğü...

Dişi Kurdun Rüyaları (4)

D

Dördüncü Bölüm      Abdias, İnga Fedorovna’ya birçok mektup yazmış, o da cevaplarını postrestant olarak yollamıştı: Çünkü Abdias’ın belli bir yeri yoktu. Annesini kaybettiği zaman pek küçüktü. Hem dini hem de diğer konularda oldukça geniş kültürlü ve çok iyi yürekli bir insan olan babası Kallistratov ise, olanca varlığı ve gücü ile kendini iki evladının eğitimine adamıştı...