Dede Korkut Masalları – Giriş

D

Bismillahirrahmanirrahim

    Resul Aleyhisselam zamanına yakın Bayat boyundan Korkut Ata derler bir er ortaya çıktı. O kişi, Oğuzun tam bilicisi idi. Ne derse olurdu. Gaipten türlü haberler söylerdi. Hak Teâlâ onun gönlüne ilham ederdi.
     Korkut Ata söyledi: Ahir zamanda Hanlık tekrar Kayı’ya geçecek. Kimse ellerinden almayacak, ahir zaman olup kıyamet kopuncaya kadar.
     Bu dediği Osman neslidir, işte sürüp gidiyor.
     Ve daha nice buna benzer söz söyledi.
     Korkut Ata, Oğuz kavminin müşkülünü hallederdi. Her ne iş olsa Korkut Ata’ya danışmayınca yapmazlardı. Her ne ki buyursa kabul ederlerdi. Sözünü tutup tamam ederlerdi.(1)
     Dede Korkut söylemiş: Allah Allah demeyince işler düzelmez, kadir Tanrı vermeyince er zenginleşmez. Ezelden yazılması kul başına kaza gelmez, ecel vakti ermeyince kimse ölmez. Ölen adam dirilmez, çıkan can geri gelmez. Bir yiğidin kara dağ yumrusunca malı olsa yığar, toplar, talep eyler, nasibinden fazlasını yiyemez. Gürüldeyip sular taşsa deniz dolmaz. Kibirlilik eyleyeni Tanrı sevmez, gönlünü yüce tutan erde devlet olmaz. Eloğlunu beslemekle oğul olmaz; büyüyünce bırakır gider, gördüm demez. Kül tepecik olmaz, güveyi oğul olmaz. Kara eşek başına gem vursan katır olmaz, hizmetçiye elbise giydirsen hanım olmaz. Lapa lapa karlar yağsa yaza kalmaz, Yapağılı yeşil çimen güze kalmaz. Eski pamuk bez olmaz, eski düşman dost olmaz. Kara koç ata kıymayınca yol alınmaz, kara çelik öz kılıcı çalmayınca hasım dönmez, er malına kıymayınca adı çıkmaz. Kız anadan görmeyince öğüt almaz, oğul babadan görmeyince sofra çekmez. Oğul babanın yerine yetişenidir, iki gözünün biridir. Devletli oğul olsa ocağının korudur. Oğul da neylesin baba ölüp mal kalması, baba malından ne fayda başta devlet olmasa. Devletsiz şerrinden Allah saklasın Han’ım sizi!
     Dede Korkut bir daha söylemiş: Sert yürürken cins bir ata namert yiğit binemez, binince binmese daha iyi. Çalıp keser öz kılıcı namertler çalınca çalmasa daha iyi. Çalabilen yiğide ok ile kılıçtan bir çomak daha iyi. Misafiri gelmeyen kara evler yıkılsa daha iyi. Atın yemediği acı otlar bitince bitmese daha iyi. İnsanın içmediği acı sular sızınca sızmasa daha iyi. Baba adını yürütmeyen hoyrat oğul baba belinden inince inmese daha iyi, ana rahmine düşünce doğmasa daha iyi. Baba adını yürütünce devletli oğul daha iyi. Yalan söz bu dünyada olunca olmasa daha iyi. Gerçeklerin üç otuz on yaşını doldursa daha iyi. Üç otuz on yaşınız dolsun, Hak size kötülük getirmesin, devletiniz devamlı olsun Han’ım hey!
     Dede Korkut bir daha söylemiş, görelim Hanım ne söylemiş: Gittikte yerin otlaklarım geyik bilir. Yeşermiş yerlerin çimenlerin yaban eşeği bilir. Ayrı ayrı yolların izini deve bilir. Yedi dere kokularını tilki bilir. Geceleyin kervan göçtüğünü ana bilir. Erin ağırını hafifini at bilir. Ağır yüklerin zahmetini katır bilir. Nerede sızılar var ise çeken bilir. Gafil başın ağrısını beyni bilir. Kolca kopuz(2) yükseltip elden ele, beyden beye ozan gezer. Erin cömerdini, erin cimrisini ozan bilir. Karşınızda çalıp söyleyen ozan olsun. Azıp(3) gelen kazayı Tanrı savsın Han’ım hey!
     Dede Korkut gene söylemiş, görelim Han’ım ne söylemiş: Ağız açıp över olsam üstümüzde Tanrı güzel. Tanrı dostu din ulusu Muhammet güzel. Muhammedin sağ yanında namaz kılan Ebubekir Sıddık güzel. Ahir, otuzuncu cüz başıdır amme(4) güzel. Hecesince düz okunsa yasin güzel. Kılıç çaldı, din açtı, erlerin şahı Ali güzel. Ali’nin oğulları, Peygamber torunları, Kerbela ovasında yezidîler elinde şehit oldu; Hasan ile Hüseyin, iki kardeş beraber güzel. Yazılıp düzülüp gökten indi, Tanrı ilmi Kur’an güzel. O Kur’an’ı yazdı düzdü, ulemalar öğreninceye kadar bekledi biçti; âlimler sultanı Osman Aftan oğlu güzel. Çukur yerde yapılmıştır Tanrı evi Mekke güzel. O Mekke’ye sağ varsa esen gelse, imanı bütün hacı güzel. Hesap gününde Cuma güzel. Cuma günü okuyunca hutbe güzel. Kulak verip dinleyince ümmet güzel. Minarede ezan okuyunca müezzin güzel. Dizini bastırıp oturunca helalli güzel. Şakağından ağarsa baba güzel. Yanaşıp yola girince kara erkek deve güzel. Sevgili kardeş güzel. Yan tarafta, ev yanında dikilse gelin odası güzel, uzunca çadır ipi güzel. Oğul güzel. Hiç birine benzemedi cümle yatacak yerim gene bu harap olası idi, n’olaydı benim evime birazcık bakaydınız; komşu hakkı Tanrı hakkı diye söyler. Bunun gibisinin Hanım, bebekleri yetişmesin, ocağına bunun gibi kadın gelmesin.
     Geldik o ki, ne kadar dersen bayağıdır: Uzak kırdan yabandan bir edepli misafir gelse, kocası evde olsa, ona dese ki: kalk ekmek getir yiyelim, bu da yesin dese, pişmiş ekmeğin bekası olmaz, yemek gerektir. Kadın derse: Neyleyeyim, bu yıkılacak evde un yok elek yok, deve değirmeninden gelmedi derse: ne gelirse benim kalçama gelsin diye elini arkasına vurur, yönünü öteye, kalçasını kocasına döndürür; bir yönünü öteye, kocasının sözünü kulağına koymaz. O, Nuh peygamberin eşeği asıllıdır. Ondan da sizi Han’ım, Allah saklasın. Ocağınıza bunun gibi kadın gelmesin.

Alt Bilgi Notları:
(1) Tamam ederlerdi: Yerine getirirlerdi.
(2) Kolca kopuz: Bir kopuz cinsi; uzun kollu topuz.
(3) Azıp: Yolunu şaşırıp.
(4) Amme: Amme cüzünün birinci suresinin başlangıcı.

Yazar hakkında

Yorum Ekle

Yazan: Yılmaz