Güneş ve Kurbağalar

G

     Yıldızların sultanı güneş nedense gözetir, korurmuş çamurlugilleri. Ne savaş, ne yoksulluk, ne de benzeri belalar uğramazmış bu milletin semtine. Göllerin, bataklıkların sultanları, -kurbağalardan söz ediyorum, çünkü bu parlak unvanları neden esirgeyelim onlardan dimi- başkaldıracak olmuşlar günün birinde, onlara iyilik eden efendilerine. Fazla rahatlık herkese battığı gibi onlara da batmış olacak ki, başlamışlar vak vak etmeye. Densizce, haddini bilmezcesine, nankörce uykularını kaçırmışlar dünyanın. Akılları sıra bütün dünya, büyük küçük bütün yaratıklarıyla doğanın gözüne karşı ayaklanacaklar.
     Onlara bakılırsa, güneş her şeyi kasıp kavurmak üzereymiş. Güneş bir adım atar atmaz göklerde, elçiler vak vak ediyormuş yedi düvelde. Onlara kalsa, bütün dünya, yeryüzü bütün çarklarıyla, dört beş kuruyası bataklığın çıkarı üstüne dönüp durmakta!
     Sürüp gidiyor hâlâ bağrışmaları kurbağaların. Ama susmaları gerek bana kalırsa. Anlamı yok bunca dırdırın, gırgırın. Bir kızdırdılar mı güneşi, kurutur sulu cumhuriyetlerini şıppadak; o zaman ne bataklık kalır ne de vak vak!

Yazar hakkında

Yorum Ekle

Yazan: Sevgi