Tilki İle Sincap

T

     Tilki bir gün alay edip duruyormuş fırtınaya tutulmuş bir sincapla:
     “Şimdi hapı yuttun işte,” diyormuş. “Kafanı kuyruk altına sokadur boşu boşuna. Çıkar mısın hop diye ağacın doruğuna. Fırtınadan yersin işte böyle şamarı; çekersin başına yıldırımları. Gördün mü nasıl olurmuş yükseklere çıkmak; benim gibi deliklere sığınmak varken? Bak sen yanıp kül olmak üzeresin. Bense gülüyorum şu haline köşemden.”
     Bir yandan böyle alay ederken tilki, bir yandan da kaçışan tavuklara atıveriyormuş pençeyi.
     Derken fırtına durulmuş, sincap göklerin öfkesinden kurtulmuş; bitmiş şimşek ve yıldırım gümbürtüleri.
     Hava düzelir düzelmez, avcının biri tilkiyi işbaşında suçüstü yakalamış:
     “Şimdi ödetirim ben sana,” demiş. “Tavuklarımın parasını!”
     Der demez, bir sürü köpek düşmüş tilkinin ardına. Sincap görmüş tilkinin nasıl ardına bakmadan köpeklerden kaçtığını. Pek keyfine varamamış bu manzaranın; çünkü can çekişiyormuş tilki.
     Görmüş ama gülmemiş sincap; niçin? Atlattığı beladan ders aldığı için…

Yazar hakkında

Yazan: Sevgi