Araştırmak İstemiyoruz!-köşe yazısı

A

       27 Mart 1981 tarihli günlük gazetelere yurtdışından intikal eden bir haber, Türk kamuoyunda yeni bir üzüntü kaynağı olmuş ve ne yaptığını bilmeyen bazı vicdansız şahısların yeni bir oyunu olarak gözlerimiz önüne serilmiştir.
       Ermeni tedhişçileri tarafından alçakça katledilen 17 şehidimizin anısına, Fransa’nın Lyon kentinde tertiplenen ve Türk milletinin şan ve şerefine gölge düşürmeyecek bir şekilde gerçekleştirilen yürüyüşün tertipleyicisi olduğunu ileri sürdükleri Lyon başkonsolosumuz Okan Gezer hakkında Dışişleri Bakanı Jean-François Ponset’e yazılı bir soru önergesi verilmiş… Hem de kimin tarafından; mezkûr yürüyüşün vakarını hazmedemeyen “Ermeni Davasını Savunma Komitesi-CDCA” mensuplarınca yapılan bir basın toplantısına katıldığı anlaşılan üç Fransız milletvekili tarafından…
       İsimleri tarih sayfasına birer kara yazı ile yazılacak olan bu milletvekilleri; iktidar koalisyonuna mensup De Gaulle’cü RPR Partisi Lyon dördüncü kesim milletvekili Michel Noir, Lyon banliyösündeki Villeur-Banne kenti sosyalist milletvekili ve belediye başkanı Charles Hernu ve yine Sosyalist Partisi’nden Meyzieu kenti milletvekili ve belediye başkanı Jean Poperen’dir.
       Bu üç satılmış adam, vermiş oldukları ortak önergede; Lyon başkonsolosumuz Okan Gezer’in Ermeni aleyhtarı bir eylem tertipleyicisi olduğundan bahisle Persona Non Grata/İstenmeyen Adam ilan edilebilmesini temin bakımından Dışişleri Bakanı’ndan cevap beklediklerini bildirmişlerdir.
       Ey Ermeni KAMAVOR’ları/Silahlı Komitacıları ve onların resmî temsilcileri… Şimdi bizi iyi dinleyin:
       Bizler dininin gereklerini yerine getiren, kin tutmayan, hoşgörülü bir milletiz. Kendisinden yardım isteyen bir Hıristiyan kralına bile binlerce fersah uzaktan yardım elini uzatan, onun milletine ve devletine tanıdığımız birtakım ticari, adli ve idari haklarla senelerce bizi sömürmesine katlanan sabırlı bir toplumuz.
       Tarihimize bakacak olursanız göreceksiniz ki, hayatımız cenk meydanlarında “şamar oğlanı” gibi patakladığımız küffar arasında geçmiştir. Bizler bu memlekete, sahip olduğumuz iman gücü ve bileğimizin hakkı ile girmiş mert bir milletiz. Siz ve sizinle aynı amacı paylaşan diğer devletler gibi masa başında kazanılmış zaferler ya da Mısır’da bir zamanlar kurmuş bulunduğunuz Legion d’Orient/ Doğu Lejyon Alayları ile girmedik.
       Bizler, mal paylaşan yeni mirasyediler gibi “Hasta Adam” tabiriyle damgaladığınız ve yutmaya kalkıştığınız bir milletin nesilleriyiz.
       Ya sizler kimlersiniz? Alacağınız birkaç yüz oy uğruna vicdanlarını satılığa çıkarmış olan zavallılar! Dünyayı sinsi, fakat planlı bir şekilde ele geçirmeye çalışan uluslararası emperyalizmin tahrik edicileri, yerleşik Provokatörleri/kışkırtıcıları!
       Keza, tarihte olduğu gibi, şimdi de Ermenilerin uşaklığını yapmaya devam eden Fransa’ya ne demeli? Demokrasinin beşiği sayılan, NATO’da olsun, Birleşmiş Milletler ya da Ortak Pazar’da olsun sözü geçen büyük Fransa’ya! Düşünüyoruz acaba Ermenilerin oyununa mı geliyorlar, yoksa Ermenileri mi oyuna getiriyorlar diye!
       Bir müddet önce bu gazetede yayımlanan “Ermeni Dosyası” yazı dizisini derleyip devletinizin yetkililerine göndermek isterdik. Ama biz, sizin tarihi görevlerinizden tahrik ve teşvikçilik yapmak istemiyoruz.
       Aksi halde;
       İstiklâl savaşı sırasında güney cephelerimizde vuku bulan Fransız-Ermeni ortak mezaliminden tutun da, Fransa’da üslenen ve burnumuzun ucuna kadar sokulan illegal örgüt ve şahıslarca memleketimizi depo haline getiren silah tüccarlarınıza, ülkenizde Ermeni militanlarca eğitilip yine yasadışı yollardan Türkiye’ ye gönderilen yıkıcı ve bölücü teröristlerden, yurdumuzdaki diplomatik misyon mensuplarınız ile ticari ve basın kuruluşlarınızın neler karıştırdıklarına bakmak da çok zevkli olurdu.
       Biz, devleti ve milleti ile bölünmez bir bütünüz. Yaygaracı bir toplum değiliz. Ağırbaşlı davranışımız ve tarihî suskunluğumuz buna delildir.
       “Persona non grata/İstenmeyen Adam” ilan etmek veya daha önceden, he-defini bulamayacak bir saldırıya zemin hazırlamak kolaydır.
       Şimdi biz, Fransa Millet Meclisi’nde verilecek cevabı bir iyi niyet çerçevesinde bekleyeceğiz ve susacağız… Belki memleketimizin ve milletimizin menfaati icabı temelli susacağız!
       Ama sizler de iki üç satılmışın, kara vicdanlının oyununa gelmeyin ve bizi konuşmaya mecbur etmeyin!
       Ama sizler de iki üç satılmışın, kara vicdanlının oyununa gelmeyin ve bizi konuşmaya mecbur etmeyin… Çünkü biz, ARAŞTIRMAK İSTEMİYORUZ!
(Türkiye Gazetesi-28 Mart 1981)

Yazar hakkında

Yorum Ekle

Yazan: Yılmaz