Ermeni Dosyası-1 (Bir Mektup)

E

ERMENİ DOSYASI (Bir Mektup)
Bu yazı dizisi, tarihte birlikte hayatını sürdürdüğü değişik milletlerin yanı sıra, kendi milletine bile büyük maddi ve manevi zararlar veren, Ermeni Parti ve Komitelerinin faaliyet dosyasıdır. Kısaca, ERMENİ DOSYASI’dır.

     Bahara hazırlık yapan Avrupa’nın en büyük ve en güzel kentlerinden olan Paris’te, Türk Hava Yolları bürosunda görevli bulunan memurlardan biri, o gün postadan çıkan mektupları gözden geçiriyordu. Açmış olduğu zarfın arasına düzensizce katlanmış yazıya gözleri takılınca, irkilmekten kendini alamadı. Daktilo ile yazılmış bulunan yazıda şöyle bir metin vardı:
     “4 Nisan 1973 günü, saat 11.30’da, bir örgütümüz tarafından bürolarınıza üç kova hayvan kanı dökülmüştür. Bu basit bir gösteriydi. Fakat ileride akıtacağımız kan sizin kanınız olacaktır. Vatanımız bize iade edilmedikçe sizler ve türk(1) milleti kâbus içinde yaşayacak ve bir bir imha edileceksiniz. Cinayetler işleyerek kötü bir ün yapmak istemiyoruz. Ancak, bu husus hükümetinizin icraatına bağlı olacaktır. Eğer Ankara’daki türk hükümeti, dış temsilcilikler mensuplarının can emniyetlerini düşünüyorsa, Ermeni topraklarını hiç tereddüt etmeden Ermeni milletine iade etmelidir. Milletimizi memnun kılacak olan haklarımızın verilmesi hususunda çok beklemeyeceğiz. Zira bugüne kadar fazlası ile beklemiş bulunuyoruz. – OTA-FPA”
     Nasıl bir mektuptu bu? OTA-FPA imzası neyi ifade ediyordu? Hangi cesaretle kaleme alınmış ve yüce devletin bir yurtdışı bürosuna gönderilmişti?
     Seneler önce tarihin karanlıklarına gömülmüş bulunan, ancak belirli çevrelerce istismarına devam edilen hikâyenin yeni bir sayfasıydı bu! OTA-FPA ise, Organisation Terroriste Armenianne-Fils du Peuple Assasine, yani Katledilmiş Milletin Oğulları-Ermeni Tedhiş Örgütü’ydü…

     Başlarken
     O günlerden zamanımıza kadar geçen süre içerisinde, sırf Türk oldukları için öldürülen diplomatik temsilcilerimize kahpece sıkılan kurşunların arkasında yatan çeşitli sebepleri, bilhassa bazı grupların şahsî ve siyasî çıkarlarını, ırkçı esaslara dayanan kin ve kışkırtmaların kökenlerini, bunların oluşturulma ve sürdürülme sebeplerini ortaya koymadan, Ermeni propaganda ve şamatasıyla şartlandırılmış kütleleri gerçeklerle yüzsüze getirmek mümkün değildir.
     Dünya kamuoyuna tek yanlı ve gerçeklerden uzak bir şekilde aksettirilen, aynı zamanda da saklanılan bazı konuları, tarafsız bir araştırma neticesinde ortaya koymak, Türk milletini oynanan oyunlardan haberdar etmek görevimiz olmalıdır. Zira biz sustukça meydanı boş bulan iftira, yalan ve cinayet kampanyası, çığ gibi yuvarlanıp büyüyecektir. Dünya milletlerinin gözleri önünde cereyan eden, ancak haklı davalarını savunmaya lüzum dahi görmeyen Türk milletine karşı bu eylemler devam ederken, ortaya konulan olay ve gerçeklerin gözler önüne serilmesinin menfur grupların millî ve dinî kinlerini yeniden ateşlemeye yardımcı olacağı düşünülebilir.
     Ancak bu gerçeklerin, Türkiye sınırları dışındaki Ermenilerin bir kısmı ve bazı Ermeni cinayet çetelerince ne derece istismar ve tahrif edildiği ve bir aşıra yakın bir süre içinde bugün dahi gerçek dışılığından hiçbir şey kaybetmemek üzere Türkiye ve Türklük aleyhine yapılagelen düşmanca propagandaya sermaye teşkil ettiği düşünülürse, böyle bir yazıyı kaleme alarak yayınlamakta fayda olacağı aşikârdır.
     Ayrıca, dinî kurum ve inanışların, din propagandasının, politikacı kurnazlığı ve politika entrikalarının, emperyalist amaçların insanları tek tek ve kitle halinde ne derece körleştirebileceğini, bilerek veya bilmeyerek din ve politika propagandasına kapılabileceğini göstermesi görevini yapmasının yanı sıra, milletçe zor günler geçirdiğimiz şu günlerde, ülke bütünlüğümüzü bölmeyi ve milletimizi parçalamayı amaç edinen bazı gruplarca oynanan oyunları da sergilemesi bakımından da önem taşımaktadır.
     Bu yazı dizisi, tarihte birlikte hayatını sürdürdüğü değişik milletlerin yanı sıra, kendi milletine bile büyük maddi ve manevi zararlar veren Ermeni Parti ve Komitelerinin faaliyet dosyasıdır. Kısaca, Ermeni Dosyası’dır…

     Ermenilerin Kökeni
     Ermeni kelimesine Armania olarak ilk önce M.Ö.521 yılında ünlü İran hükümdarı Daryüs (Dârâ)’nın kitabelerinde rastlanmıştır. Ayrıca Dârâ zamanında İran’da yapılan Bistin Anıtı üzerindeki yazılarda da Armania kelimesi görülmüştür. Bu devirde yazılan eserlerde de Armania kelimesi çok kullanılmıştır. Bu kelimedeki AR, Ararat (Ağrı) Dağı’nın kısaltılmışı olup, ayrıca yüksek memleket anlamını vermektedir. Mina, insan veya insanların oturduğu yer demektir.
     Ermeni tarih yazarlarından Karakaşyan, Armania kelimesinin eski Sami dilinden olduğunu ve “Ararat Memleketi” anlamına geldiğini, burada Ermenilerin oturması nedeniyle İranlılar tarafından bu adın verildiğini yazmaktadır.
     Bu bölgeye “Yüksek Memleket” anlamına gelmek üzere Asuriler, Urartu ve İbraniler de Ararat demişlerdir.
     İlk zamanlardaki Ermeni halkı kendilerine “Hayastan-Hayk” derlerdi. Fakat İranlıların uzun yıllar idaresinde tuttukları Ermenistan’a Armania adını vermeleri nedeniyle, aslında bölgeye verilmiş coğrafi bir ad olan bu isim, bütün dünyada Ermeniler için kullanılmıştır. (DEVAMI VAR)

Alt Bilgi Notu:
(1) Mektupta “Türk” kelimesinin küçük harfle yazılışı, özellikle Türk milletine hakaret etmek ve Türkleri küçümsemek amacına yöneliktir.

(Türkiye Gazetesi–1 Şubat 1986 Cumartesi)

 

Yazar hakkında

Yorum Ekle

Yazan: Yılmaz