Diyabetle Yaşamayı Öğrenin

D

     Diyabet, yaşam boyu süren kronik metabolik bir hastalıktır. İnsülin eksikliğine veya yokluğuna bağlı olarak, kan şekeri seviyesinin beklenenin üstünde seyretmesidir. Dünya Sağlık Örgütü kriterlerine göre, bir gecelik açlıktan sonra kan şekerinin 126 mg/dl olması diyabet tanısı için yeterlidir.
     Diyabet, görülme zamanları ve nedenlerine göre iki tipe ayrılır:
a) Genç tip diyabet (Tip-1): Genelde 30 yaş altında saptanan çok ağır bir tabloyla başlar. Direkt kalıtım söz konusu değildir. Hastalar zayıf ve bitkindir.
b) Erişkin tip diyabet (Tip-2): En sık 50-75 yaş arası ortaya çıkar. Kalıtımla yakın ilgilidir. Hastaların çoğu şişmandır ve obeziteyle tip-2 diyabet arasında sıkı bir ilişki vardır.
     Kan şekerinin artmasına bağlı erken dönem bulgular şöyledir:
     – Sık idrara çıkma,
     – Çok gıda almaya rağmen zayıflama,
     – Görme bozuklukları,
     – Uyku hali,
     – Tekrarlayan mantar ve bakteri enfeksiyonları,
     – Kadınlarda inatçı vajinal kaşıntı.
     Kan şekerinin artmasına bağlı geç dönem bulguları ise şöyledir:
     – Koroner damar hastalıkları ve uzun süren yürüyüşlerden sonra topallama ve bacaklarda, dinlenme süresi sonrası düzelen güçsüzlük.
     – Görme bozuklukları; hasta kendi fark edip veya rutin bir muayenede ortaya çıkabilir. Şeker hastaları düzenli göz muayenesi yaptırmalıdır.
     – Özellikle genç tip diyabet hastalarının üçte birinde böbrek bozukluklarına rastlanır. Bu hastalarda hipertansiyonun da birlikte görülmesi, böbrek yetmezliği riskini artırır.
     – Sinirsel bozukluklar, deri hissiyle ilgili bozukluklardır. En yaygın tanımlanma şekli çorap veya eldiven tarzında his kaybıdır. Bir pamuk parçasıyla deriye dokunulduğunda pamuğun hissedilmemesi veya az hissedilmesi gibi.
     – Uyuşukluk, karıncalanma ve his duyusunda azalma sık görülür. Daha az sıklıkla, derin ağrılar veya his duyusunda artışlar da görülebilir.
     – Ayak ülseri, his bozukluğu nedeniyle vuran ayakkabının hissedilmemesi gibi sonuçlar doğurur ve tedaviye çok dirençlidir. Diyabetik hastaların ayaklarını ve özellikle göremedikleri ayak tabanlarını küçük bir aynayla kontrol etmeleri gerekir. Ayakta mantar şüphesi uyandıran kaşıntı, ayak parmak aralarında beyazlaşma ve ayak tırnaklarında renk ve şekil bozukluğunda hemen bir dermatoloji uzmanına başvurup tedaviye alınmaları gerekir.
     – Hücresel bağışıklık sistemi bozulduğundan, bakteri ve mantar enfeksiyonu riski artar. Uzuv uçlarında deri enfeksiyonuna, ağız ve vajende pamukçuğa (bir tür mantar) rastlanır.
     Diyabet hastalarının şikâyetleri ile ilgili tedavi uygulamaları ise şöyledir:
     – Şeker ve kilo azaltılarak şikâyetler hafifletilir ve yaşam kalitesi artırılır.
     – Risk faktörleri (hipertansiyon, kolesterol, sigara) azaltılarak komplikasyonların gelişimi önlenir.
     – Şeker seviyesini düşürmek amacıyla tip-1’de insülin tedavisine başlanır. Tip-2’de ise ağızdan alınan ilaçlarla tedaviye başlanır, yeterli yanıt alınamadığında tedaviye insülin enjeksiyonları eklenir. Bu medikal tedavilerin yanı sıra kiloya ve yaşa uygun sıkı diyetlerle düzenli egzersizler tedavinin ayrılmaz parçalarıdır.
(İstanbul Alman Hastanesi Uzm. Dr. Jan Klod Kayuka)

Yazar hakkında

Yorum Ekle

Yazan: Yılmaz