40 Yaş Üstü Kadınlarda Sağlık Riskleri

4

     Sağlık Bakanlığı, 40 yaş üstü kadınları, karşı karşıya oldukları sağlık riskleri konusunda sürekli uyarıyor. Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü ile Kanserle Savaş Dairesi Başkanlığı’ndan yapılan açıklamada; ülkemizde kadınların karşılaştığı sağlık risklerinin başında koroner kalp hastalıkları ve meme kanserinin yer aldığı bildirildi.
     Açıklamada; Türkiye’de her yıl yaklaşık 30 bin kadında meme kanserinin görüldüğü ve meme kanserinin 40 yaş üzerindeki kadınlarda en sık görülen kanser türü olduğu vurgulanarak, yeni meme kanseri tanısı konan kadınların %70’inin 50 yaş üzerinde olduğuna dikkat çekildi. Meme kanserinin kadınlarda ölümlere yol açan kanser türleri arasında ilk sırada yer aldığı kaydedilen açıklamada, 40 yaş üzerinde olan kadınlarda meme kanseri görülme sıklığının, 40 yaşın altında olan kadınlardan 4 kat daha fazla olduğu bildirildi.
     Yüksek tansiyon, sigara ve alkol kullanımı, şişmanlık, hareketsiz yaşam tarzı, diyabet ve bilinçsiz beslenmenin, özellikle 40 yaş üstü kadınlarda kalp-damar hastalıklarına yakalanma riskini artıran faktörlerin başında yer aldığına dikkat çekilen açıklamada, beslenme ve meme kanserinden konularında, 40 yaş üzerindeki kadınlara yönelik şu uyarılar yer alıyor:
     “Yeterli ve dengeli beslenin. Alkol ve sigaradan uzak durun. Sigara akciğer, ağız boşluğu, yemek borusu, boyun, pankreas, mesane, böbrek, mide ve kan kanserlerine, alkol kullanımı ise karaciğer ve yemek borusu kanserine yol açar. 20 yaşın üzerindeki tüm bayanlar ayda bir kez kendi meme kontrollerini yapmalıdır. Ayna önünde yapılan kontrollerde; memede ele gelen sertlik veya kitle, meme başlarının pozisyonlarında değişiklik, büyüme, kızarıklık veya yara oluşması, memenin rengi, dokusu veya şeklinde değişiklik, meme derisinde kalınlaşma, şişme veya renk değişikliği, meme veya meme başında içeriye doğru çekilme durumu tespit edilirse derhal bir hekime başvurulmalıdır.”
     40 yaşına gelmiş her kadının kontrol amaçlı mamografi çektirmesinin de gerekli olduğu vurgulanan açıklamada aşağıdaki tavsiyelere de yer verildi:
     “Posalı besinleri sıkça tüketin. Posanın kan kolesterolünü düşürücü etkisi vardır. Sebze ve meyveler posa, vitamin ve mineral içeriği zengin olan besinlerdir. Bunun yanında kuru baklagiller, yulaf, mercimek, mısır, buğday gibi posa yönünden zengin besinler günlük beslenmede yer almalıdır.
     Şekerli içecek ve tatlı tüketiminizi azaltın, şeker içeriği az olan besinleri tercih edin. Şekerler saf karbonhidrattır ve yoğun enerji kaynağıdır. Bu besinlerin fazla miktarda tüketimi, vücut ağırlığının artmasına ve besleyici değeri yüksek olan besinlerin tüketiminin de azalmasına neden olur.
     Tuz tüketimine dikkat edin. Tuz tüketimi ile yüksek tansiyon arasında yakın bir ilişki vardır. Ayrıca fazla tuz tüketimi idrarla kalsiyum atılmasını artırarak kemiklerden kalsiyum kaybına neden olur. Tuz tüketimini azaltmak için, lezzetine bakmadan yemeklere tuz eklemeyin. Tuz içeriği düşük besinler tüketin. Sebze ve meyve tüketimini artırın.
     Vücut ağırlığınızı dengede tutun, fiziksel aktivitenizi artırın. Vücut ağırlığının normalden az ya da çok olması çeşitli sağlık sorunlarına zemin hazırlar. Bu nedenle kilonuzu normal sınırlar içinde tutmak için yeterli ve dengeli beslenmeye özen gösterin.”

Yazar hakkında

Yorum Ekle

Yazan: Yılmaz