Hasan Pulur (Milliyet Gazetesi)

H

TELEVİZYONDA GİZLİ SERVİS TARTIŞMASI

     Düşünün Londra’dasınız, ya otelde, ya bir hastane odasındasınız, uykunuz kaçtı, televizyonu karıştırıyorsunuz, bir program çıktı karşınıza, MİT, KGB ajanı gibi lafları duyuyorsunuz, uzmanlık konunuz da bunlar olunca, hemen kulaklarınızı kabartmaz mısınız?
     Program İngiltere’ye sığınmış KGB ajanlarından İlya Dzhirkvelov’un anıları üzerine kurgulanmış… Ajan uzun yıllar, Moskova’da merkezde çalışmış, Türkiye ve İran masalarından sorumlu imiş, sonra Ankara’ya meşhur TASS ajansının muhabiri olarak gönderilmiş…
     Dinledikçe, içinizden “Doğru!” diyorsunuz, “TASS ajansı muhabirlerinin KGB ajanı olduklarını biliyorduk, onları az mı takip ettik!”
     KGB ajanının anlattıkları çok ilginçti, ballandıra ballandıra anlatmaya devam ediyordu:
     “Moskova’da görevli olduğum sıralarda, Türk Büyükelçiliği’ndeki bazı gizli belgelerin fotoğraflarının çekilmesi emrini almıştık. Bir gece sabaha karşı, uzman ajanlardan oluşan bir ekiple beraber elçiliğe girdik. Türk elçiliğinin her tarafını çok iyi bildiğimizden ve birçok yerinde dinleme cihazları bulundurduğumuzdan, aradığımız gizli belgelerin nerelerde olduğunu öğrenmek zaten zor olmamıştı. Arkadaşlar kasada ve birkaç masada bulunan tüm gizli evrakların ve bizim için gerekli belgelerin fotoğraflarını çekti. Sonra her şeyi yerli yerinde bırakarak geri döndü. Pek tabii ki Türk elçilik mensuplarının bu işten haberi bile olmadı…”
     Adınız Yılmaz Tekin’se ve “Bir Gizli Servis Mensubunun Anıları” diye dört kitap yazmışsanız; “Yoo, bu kadarı da fazla!” diyerek televizyondaki ajana bağırmaz mısınız?
     “İşte burada yanılıyorsunuz Bay KGB… Elçilikte yaptığınız illegal aramadan haberimiz oldu. Bilesiniz ki, almış olduğunuzu sandığınız gizli belgelerin büyük bir kısmı, böyle bir girişimde bulunmanız ihtimaline karşı hazırlanmış sahte veya gereksiz bilgilerle doluydu. Üstelik karşı çalışmalar yapılarak bütün elçilik santim santim arandı. Hiç üşenmeden yerleştirdiğiniz tüm dinleme ve kayıt cihazlarınız tek tek bulundu. Doğal olarak biraz yaygara koparıldı ama sizin de elçilik ve konsolosluklardaki teknik dinlemelerinize nokta konulmuş oldu.”
     Hayat bu, nereden nereye!
     Biri tedavi için Londra’da, biri iltica etmiş, iki ayrı gizli servis mensubu…
     Biri ekranın arkasında, biri önünde, hesaplaşıyorlar, biri marifetlerini anlatırken, öbürü “Sen öyle san!” diye dalga geçiyor!..

(Hasan Pulur – Milliyet Gazetesi)

Yazar hakkında

Yorum Ekle

Yazan: Yılmaz