Nokta Dergisi (Yanıtlar)

N

Sayın Murat Yalnız,

* Üç kitap halinde toplamaya çalıştığım anılarımın ikinci kitabı; Ümit Yayıncılık ile yapılan program gereği Aralık ayının ikinci haftasında çıkarılacak. Üçüncü kitap ise, Şubat 2000’de. Tabii herhangi bir aksaklık olmazsa…
    Ben, anılarımı üç kitapta planlarken sırasıyla ve tabiri caizse, “Çömezlik”, “Olgunluk” ve “Doygunluk” sözcüklerinin içerisine yerleştirmeye çalıştım. Çömezlik yıllarına ait anılar, bu yüzden “Meslekte İlk Yıllar” adı altında yayımlandı.
    Diğer iki kitabımda üslubun değişeceğini pek zannetmiyorum. Ancak konuların ağırlığı hemen kendisini gösterecek. Örneğin; Güneydoğu’nun bölgesel şartlarında, PKK gerçeğini anlatmak, yine aynı üslupla aktarmak ve bu acı gerçekten mizah damlalarını bulup çıkarmak pek kolay değil! Bu arada, ortalıkta serbest bıraktığım “Çuvaldız” da, aradan geçen zaman dolayısıyla otomatikman büyümüş durumda… Battığı yerden ses getiriyor!

* Ne bileyim… İnsanlar hayatlarını dolduran bir sürü anıyla yaşlanırlar. Dolu dolu geçirilen yıllar içerisinde yer alan iyi-kötü anılar… Kötü olanlarını anmak bile istemesek de, güzel anılar yaşatılmalı bence. Tabii bu arada, bir şeyleri zedelememek, prensipleri çiğnememek ve neticede hoşgörü sınırlarını zorlamamak şartıyla.
    Benim anılarım, kendi dönemimizde çevremdekilerle birlikte yaşadığımız ortak anılar. Sadece bu güzellikleri veya kimin sebebi olduğunu öykülerimde anlattığım çevrelerin yaşattıkları sıkıntıları, ben dile getirdim, bu görevi ben üstlendim o kadar!

* Mizahın, yani gülmecenin, eğer topluma ulaştırılacak birtakım mesajlarınız varsa, en iyi yollardan biri olduğunu biliyorum. Rahmetli Aziz Nesin’in, malûm çizgisini tartışmadan bir yana alıp koyduğunuzda, geride, onun da istediği şekilde genişlettiği veya daralttığı bir çerçevede olayları gözlemlediği ve oradan çıkardığı gerçekleri(!) güzel nükteler halinde ve tam yerine oturtarak, topluma aktarmak için bu yolu tercih ettiğini görürsünüz. Ben, bu büyük ustanın tercih etmiş olduğu yolun doğru olduğunu, toplumun değişik kesimleriyle bir yarım ömür geçirdikten sonra anladım. Düşünürken gülümsemek… Ve de gülümsetmek güzel bir şey! Kara gözlüklerin arkasından dünyaya bakmaktan, kapkara düşüncelerle gün geçirmekten artık uzaklaşmamız lâzım!..

* Dünyanın hemen her yerinde birtakım insanlar topluma ürkütücü gösterilmeye çalışılmıştır ve bundan sonra da çalışılacaktır. Öyle basite indirgenecek işlerden sayılmadıkları için belki de böyle yapılmak zorunluluğu vardır. Halkın bunlara bakış açısında bir değişiklik olmamasını sağlamak ve gündemi devamlı sıcak tutmak, bazı sektörlerin işlerine geldiği için böyle yapılıyor olabilir.
    Ben, bu sıkıntılardan yola çıkmayı hiç düşünmedim. Aklıma bile gelmedi. Aksine, anılarımda yer alan bir öykünün giriş ve gelişme bölümlerinde, giderek ağırlığını arttıracak olan göndermeler yaptım. İstedim ki, içeriği mizah bile olsa, bu göndermeler yerine ulaşsın ve ilgililerin veya muhataplarının bir yerlerinde çuvaldızın acısı hissedilsin! Böylece, mizahın yanı sıra, değişik öğelerin kullanıldığı bir kitap oldu… Zannedersem de güzel oldu!..
    Gösterdiğiniz yakın alakaya çok teşekkür ederim. İkinci kitapta yeni bir söyleşi yapmak sözü ile…
    Yılmaz Tekin 

(Murat Yalnız/Nokta Dergisi – 10 Kasım 1999)

Yazar hakkında

Yorum Ekle

Yazan: Yılmaz