Kriminal Müzesi-BERLİN

K

     Almanya’da ilk defa bir kriminal müzesi, 1890 yılında Berlin’de oluşturulmaya başlanmıştır. 1945 yılında, II. Dünya Savaşı’nda hasar görmesi nedeniyle kapatılan müze, 1948 yılında Kaiserin-Augusta-Granadierweg adresinde tekrar ziyarete açılmış ve son olarak da, 1956 senesinde, Berlin Emniyet Müdürlüğü’nün bir bölümü olan Kriminal Polisi’nin bulunduğu Schöneberg’deki Gothaer Str. 19 numaraya nakledilmiştir. O tarihten bugüne kadar da milyonlarca ziyaretçi tarafından da ziyaret edilmiştir.
     Beş kısımdan oluşan bu ilginç müzede, en ilgi çeken kısım da, 15 ve 16’ncı yüzyılda suçluların cezalandırılması için 1,5 metrelik büyük bir kılıcın bulunduğu yerdir. O devirde suçluların kafaları ve bir kısım uzuvları bu kılıçla kesilmekteymiş. Yine bu birinci kısımda, o devirde çok ağır suç işleyenlere uygulanan cezalandırma yönteminin sergilendiği bir bölüm bulunmaktadır. Suçlular, büyük araba tekerleklerinin üzerine bağlanarak cezalandırılıyormuş.
     İkinci kısımda ise; 1900 yılı başlarında Berlin’de Wilhelm Voigt adındaki bir ayakkabıcının, henüz 14 yaşında iken, peş peşe ağır hırsızlık suçları işlemiş olması ve toplamda 31 yıla mahkûm olarak bu süreyi cezaevinde geçirmesi anlatılmaktadır. 1906 yılında küçük bir ordu kurarak kendisine “Hauptmann” adını vererek “Köpenick” adıyla anılan emrindeki askerlerle Berlin Belediyesi’ni işgal etmiş ve belediyeye ait kasayı da soyarak ününü ve kudretini artırmıştır. Tüm cezasını çektikten sonra, hayatı ile ilgili broşür ve resimleri satarak geçimini temin eden Hauptmann Köpenick, 73 yaşında Lüksemburg’da vefat etmiştir.
     Yine bu kısımda sergilenen ilginç vakalardan biri de, 1958 yılında, korunaklı olmasıyla ünlü Tegel Cezaevi’nden 6 azılı katilin kaçmasıyla ilgili resimler ve bu kaçış olayında kullandıkları ayakkabı bağları ve muhtelif iplerden yaptıkları bir halat da yer almaktadır.
     Üçüncü kısımda ise; muhtelif soygun ve hırsızlık olaylarında kullanılan her türlü alet, cihaz ve kasalar bulunmaktadır. Bunlardan en ilgi çekeni ise, 1965 yılında HERTIE mağazasının soygun olayıdır. O tarihte Berlin’i ziyaret eden İngiltere Kraliçesi’nin muhteşem töreni sırasında, soyguncuların bunu fırsat bilerek songunu gerçekleştirmeleridir. 500 kilogram ağırlığındaki büyük kasadan yarım milyon Mark çalmışlar, ancak kısa sürede yakalanarak cezalandırılmışlardır.
     Dördüncü kısımda ise; sahte kumar alet ve oyunlarıyla ilgili muhtelif dokümanlar ve sahte ehliyet, hüviyet, pasaport, para ve kıymetli kâğıtların basılmasında kullanılan makine ve aletler bulunmaktadır.
     Yine bu kısımda, esrar, eroin, kokain ve diğer keyif verici maddeler ile morfinmanların kullandıkları bir kısım alet ve iğneler ile bunlara ait kurbanların resimleri, Türk işi nargileler ve Yenice sigarasının paketleri içine gizlenmiş esrarın nasıl kaçırıldığını sergileyen vitrinler bulunmaktadır.
     Beşinci kısımda ise; işlenen birçok cinayetin resimleri ve bu cinayetlerde kullanılan muhtelif silahlar, kesici, ezici ve vurucu aletlerle birlikte, 15 kilo ağırlığında olup bir cinayet olayında kullanılan bronz bir heykel de dikkati çekmektedir.
     Yine bu kısımda, aşk katili ismiyle ünlenen “Neumann” adındaki bir Alman’ın işlediği cinayetlere ait silahlar ve resimler yer almaktadır. Ayrıca, 13 yaşındaki bir çocuğun anneannesini, kendisine cep harçlığı vermemesi yüzünden, eline geçirdiği bir demir levye ile parçalayarak öldürmesi ile ilgili resimler bulunmaktadır.
     Yine bu kısımda, 1941 senesinin azılı kadın katillerinden Karl Grossmann, Paul Ogorzow ve seks katili Bruno Ludke’nin işledikleri cinayetlere ait alet ve kurbanlarının resimleri bulunmaktadır. Bu katiller, trenlerde ve ormanlarda muhtelif cinayetler işleyerek 1923 senesinden 1943 senesine kadar 86 kişinin canına kıymışlar ve o devrin en azılı canileri olarak tanınmışlardır.
     Yine bu kısımda, anneleri tarafından işkence edilerek öldürülen ve yaralanan küçük çocukların resimleri ve işkence aletleri ile usulsüz doğum/kürtaj yapılarak anneleri tarafından kurban edilen ceninler vitrinlerde sergilenmektedir. Bunların yanı sıra bir sürü cinayet ve yaralama aletleri ile silahlar da, faili meçhul olayların dilsiz şahitleri olarak yer almaktadır.
     Her ne kadar ürkütücü ve hatta kan dondurucu görüntüler sergileniyor olsa da, bu ilginç müzenin ziyaret edilmesi de bir o kadar ilginç gezi anısı olarak hafızalarda kendine kalıcı bir yer bulacaktır.

Yazar hakkında

Yorum Ekle

Yazan: Yılmaz