Köpeğin İnsanla Dost Oluşunun Hikâyesi

K

       Bir varmış, bir yokmuş…
       Bundan çok önceki zamanlarda, köpek şimdi olduğu gibi evlerde insanların yanında değil, ormanlarda yaşardı. Yalnız yaşamaktan canı sıkıldı ve arkadaş aramaya çıktı.
       Önünde koşan bir tavşan gördü, ardından seslendi:
       “Hey! Küçük tavşan kaçma, dur beni dinle… Seninle dost olup birlikte yaşayalım, ister misin?”
       “Neden istemeyeyim… Kabul ediyorum,” dedi tavşan.
       Gece olunca birlikte yattılar. Küçük tavşan yatar yatmaz uyudu. Ama köpek uyanıktı. Ağaçlardan yapraklar düştükçe ve gece kuşları çevrede uçuştukça, köpek durmadan havlıyordu. Tavşan uyandı, sinirlendi ve köpeğe dedi ki:
       “Sus artık, bırak havlamayı…  Kurt duyarsa gelip bizi parçalar!”
       Köpek sustu ve kendi kendine;
       “Bu iyi bir arkadaş değil, korkağın teki! Onu korkuttuğuna göre, kurt ondan daha cesur, daha yürekli olmalı…” diye düşündü. Küçük tavşanı orada bırakıp kurdu aramaya çıktı.
       Günlerden bir gün, boz renkli ve sivri burunlu kurtla karşılaşınca, ona arkadaş olmayı teklif etti. Kurt onun teklifini kabul etti. Bütün gün birlikte gezindiler. Akşam olunca, uyumak için ormanın bir köşesine yerleştiler.
       Gece yarısı köpek havlamaya başladı. Kurt ona;
       “Sus, ayı duyarsa bizi yer!” dedi.
       “Bu da tavşandan farksız, korkağın biri! Ayıdan korktuğuna göre, ayı ondan daha güçlü, daha kuvvetli olmalı,” diye düşündü köpek. Kurdu da orada bırakıp ayıyı aramaya koyuldu.
       Bir zaman sonra ayı ile karşılaştı. Arkadaş olmayı ona da teklif etti. Ayı bu teklifi seve seve kabul etti. Bütün gün birlikte ormanda gezindiler. Akşam olunca da bir köşeye kıvrılıp yattılar. Ayı uyuyalı çok az bir zaman olmuştu ki, köpek havlamaya başladı. Ayı irkilerek uyandı. Korkudan titriyordu;
       “Yeter artık sus, insanoğlu duyarsa gelip bizi öldürür,” dedi.
       Köpek kendi kendine;
       “Bunun da ötekilerden hiç farkı yok, bu da insandan korkuyor,” diye düşündü. Ayıyı da orada bırakıp, insanı aramaya çıktı.
       Köpek bu arada daha birçok hayvana dostluk teklif etti. Her birinin bir başkasından korktuğunu gördü. Kafasında sadece insanoğlu kalmıştı.
       Sonunda, bir gün ormanın kenarında gezinirken kendisine doğru gelen bir oduncu gördü. Oduncu iyice yaklaşınca;
       “Ey tavşanı, kurdu, ayıyı ve diğer hayvanları korkutan insanoğlu! Benimle dost olmak ister misin?” diye sordu.
       “Elbette isterim, gel benimle,” dedi oduncu.
       Oduncu köpeği alıp evine götürdü. Akşam olunca oduncu yattı ve uyudu. Gece yarısı köpek havlamaya başladı. Oduncu kılını bile kıpırdatmadı. Köpek olanca gücüyle uluyordu. Adam uyandı ve köpeğe bağırdı:
       “Bre yiğidim, neyin var senin? Açsan işte sana yiyecek… Susuzsan al sana su… Bırak da rahat uyuyayım!”
       O zaman köpek;
       “Hiç kimseden korkusu yok bunun,” diye düşündü ve sustu.
       İşte o zamandan bu yana köpek insanoğlunun dostu oldu ve öylece de kaldı.
(Çeviren: Sevgi Şen)

Yazar hakkında

Yorum Ekle

Yazan: Sevgi