Beden Sağlığı Doğadan Geçer

B

Bezelye: Haftada 10 porsiyon domatesli bezelye yemeği yiyen bir erkeğin, yemeyene oranla prostat kanserine yakalanma riski %15 daha az. B vitamini ve protein deposu olan bezelye, kalp için de çok önemli.
Kepek ekmeği: Kalp hastalıklarının yanı sıra, bağırsak kanseri için faydalıdır. Günde 12 gramdan fazlası, kişiye göre zararlı olabilir.
Kiraz: 100 gramında 40 kalori bulunuyor. İçerdiği ellagic asit, vücudu kansere karşı korurken, kalp damarlarındaki normal kan dolaşımını sağlar. Çok yenmesi, gut hastalığına yakalanma riskini de düşürür. Günde 20 kiraz yemek 1 aspirin yerine geçer.
Salatalık: Diyet yapanların en büyük yardımcısı olan salatalık, kolesterolü düşürür. Kalbi güçlendirir. Unutmadan ekleyelim; salatayı soymadan yiyin. Çünkü kalbi kuvvetlendiren madde, kabuğu ile derisi arasında bulunuyor.
Yumurta: Tüm yiyecekler içinde en kaliteli proteini içerir. En önemli özelliği, kolesterol oranını düzenleyen lesitin maddesini içermesidir. Tavada, az yağda pişirilmiş yumurtayı tavsiye ederiz.
Sarımsak: Mutfağınızdan eksik etmeyin. En az bin doğal tedavide kullanılan sarımsak, sindirim sisteminden kansere, kan dolaşımından kalp hastalıklarına kadar her şeye yararlı. Ancak hamileler dikkatli olmalı. Aşırısı kalp yanmaları ve çarpıntılarına yol açar. Günde bir diş yeterlidir.
Kavun: Yarım kavun insan vücudunun günlük C vitamininin ihtiyacının tamamını, A vitamininin ise %15’ini karşılar. Kavun, kalp ve böbrek hastalarının diyetlerinde sıkça kullanılan bir meyvedir.
Süt: Tam bir kalsiyum, protein, folik asit, A, E ve D vitaminleri ve fosfor deposudur. Çocuk, genç ve hamilelerin günde en az yarım litre süt içmesi tavsiye edilir.
Şeftali: Bir şeftali, günlük C vitamini ihtiyacımızın yarısını karşılar. Sindirimi kolay olan bu meyvenin koyu renklilerini tercih edin. Çünkü kabuğuna renk veren betakaroten maddesi, kalp ve kansere karşı faydalıdır.
Tuz: Vücuttaki kan dolaşımını ve sinir sistemini düzenler. Mide kanseri, kemik erimesi, kalp sorunlarına birebirdir. İngiliz Sağlık Bakanlığı, günde 9 gram tuzun yeterli olduğunu, aşırısının vücuda zarar vereceğini açıkladı.
Çay: Günde 2 bardak çay içmekle 4 elma, 5 soğan, 7 portakal yemiş kadar kalp dostu antioksidan madde almış olursunuz. Özellikle çocukların haftada en az 6 bardak sütlü çay içmesi öneriliyor.
Ton balığı: Kolesterol ve tansiyonu düzenler. Anemi hastalığına karşı D ve B12 vitamini içerir. Birçok kansere karşı vücudu içerdiği nikotinik asitle korur. Bir konserve ton balığı, vücudun D vitamini ihtiyacının tamamını karşılar.
Hindi eti: 125 gramı vücudun günlük folik asit ihtiyacını karşılar. Folik asit, kan hücrelerinin yenilenmesine yardımcı olur.
Karpuz: Bir dilimi günlük C vitamini ihtiyacının %80’ini karşılar. İçerdiği potasyum kan dolaşımının sürekliliğini ve düzenini sağlar.
Pirinç: İçinde E ve B12 dışındaki tüm B vitaminleri ve potasyum vardır. Özellikle kolon ve bağırsak kanserlerine karşı faydalıdır. Kolesterolü düşürdüğünden kalbe iyi gelir.
Kuru kayısı: Besleyici ve potasyum açısından çok zengin olan kuru kayısı, sindirim sorunlarına iyi gelir; stresi, kansızlığı önler. İçerdiği A vitamini akne gibi cilt bozukluklarını önler. Büyümeye yardımcıdır, görme fonksiyonlarını güçlendirir, şeker hastalığının gelişimini engeller, bağışıklık sistemini korur. Potasyum, başta kalp kasları olmak üzere tüm kasların ve sinirlerin iyi çalışmasını sağlar. Kayısı lifli bir meyvedir. Lifli besinlerin kan şekerinin dengeli yükselmesini sağladıkları, zararlı maddelerin bağırsakta kalma süresini kısalttıkları için kanserden korunmada faydalı oldukları saptanmıştır. Ayrıca kuru kayısının laksetif yanı bağırsakları çalıştırıcı ve düzenleyici etkisinden faydalanabilmek için günde 3-4 adet kuru kayısı yenilip üstüne de büyükçe bir bardak ılık su içilmelidir. Kalori yükünden çekinenler sabah saatlerinde yemeyi tercih etmelidirler. Bu doğal reçete bir süre düzenli olarak sabırla uygulanırsa bağırsak fonksiyonları düzene girecektir.
Kuru erik: Kuru erik, bol miktarda B1, B2, B3, B6 A, C ve E vitamini içerir. Mürdüm eriğinin bağırsakları çalıştırıcı etkisi bilinmektedir. İçerdiği zengin potasyum ve magnezyum mineralleri nedeniyle, tansiyon, karaciğer, kalp, böbrek ve romatizma hastaları ile tuzsuz rejim yapanlara önerilir. Kuru eriğin, güçlü antioksidanları ile kalp hastalıklarına yakalanma ve kriz riskini azaltıcı etkisi bulunmaktadır. Ayrıca öğünler arasında acıktığınızda kuru erik yerseniz kan şekerinizin düşmesini de engelleyebilirsiniz.
Kuru incir: Kuru incirin yenilmesiyle insan bedeninin hücreleri yenilenir. İncir, içerdiği yüksek oranlardaki protein, vitamin ve minerallerle hücrelerin yenilenmesini sağlayan bir besindir. Sözgelimi, 100 gram kuru incir yenilirse bedenin günlük gereksinimlerinden kalsiyumun %17’si, demir ve magnezyumun %30’u, fosforun %20’si, B1 vitamininin %5’i ve B2 vitamininin %4’ü alınmış olur. İncir, içerdiği yüksek orandaki liflerle bedene giren kolesterolün kana karışmadan atılmasını sağlar. Sindirimi kolaylaştıran incirin, bedeni bakterilere karşı koruyan etkileri de vardır. Kuru incir, içerdiği yüksek orandaki kalsiyum ve fosforla kemik ve dişlerin oluşumu ile sağlıklarını garantiler. İncirin içerdiği kalsiyum, diğer besinlerdekine göre daha kolay sindirilir. İncir, içerdiği “Benz aldehit” adlı maddeyle kanserli hücrelerin büyümesini önler, kansere karşı etkili olur. Kuru incirden hazırlanan infüzyon, özellikle çocuklarda korkusuzca kullanılabilen etkili bir maddedir. Bunun için 2-3 kuru incir doğranır. Üzerine kaynar su dökülerek 10-15 dakika demlendirilip bir infüzyon hazırlanır. Bu infüzyondan günde 2-3 bardak içilir.
Kuru elma: Besin değeri dışında, nefes darlığı ve kalp hastalıklarına karşı koruyucu olan kuru elma, vücuttan toksinlerin atılmasına yardımcı olur. Lifli olduğu için bağırsakları temizler. Karaciğerinden şikâyet edenler, romatizmalılar ve hatta şeker hastaları bile faydalanabilirler. Elma, yatıştırıcı, uyku getiricidir ve baş ağrılarına iyi gelir.

Yazar hakkında

Yorum Ekle

Yazan: Yılmaz