Sağlık, Mutluluk, Huzur

S

     Bazıları “Yeni yıla nasıl girersen, o sene öyle geçer,” inancıyla hareket eder ve tam 00.00’da bütün sene ne yapmak istiyorsa onu yapar. Aslını soracak olursanız, örneğin o saatte denize girmenin saçma bir inanç olduğu aşikârdır. Ama bu, takdir edersiniz ki, yeni yılla ilgi tek saçma inanç değildir. Bir takvim yılının bitişi ve yepyeni bir takvim yılının başlangıcı, dünyanın farklı yerlerinde, kutlanmaya değer çok önemli bir olgu olarak kabul edilmektedir ve her ülke, kendi kültürel köklerine bağlı olarak yılbaşını farklı usullerle kutlar. Sözgelimi, Japonya’da yeni yılın gelişini simgeleyen 1-3 Ocak arasındaki üç gün, “shougatsu” adı verilen ve ülkenin en önemli bayramı kabul edilen gündür. Bu üç gün içinde sokakta karşılaşan herkes birbirine coşkuyla “Mutlu yıllar dilerim” der. Üç gün boyunca özel yılbaşı yemekleri hazırlanır ve her bir yiyecek farklı bir anlam ifade eder. Örneğin karidesler uzun ömrü, siyah fasulyeler sağlığı, ringa balığı havyarı ise doğurganlığı temsil eder. Yeni yılın yaz gününe denk geldiği Avustralya’nın ise yılbaşı gelenekleri tamamen farklıdır. Kutlamalar 31 Aralık geceyarısı başlar ve ertesi gün devam eder. Çeşit çeşit kornalar, havai fişekler, balonlar, maytaplarla, kökeni Pagan geleneklerine dayanan, yıl bitimlerinde eski yıldan kalan kötü ruhları kovmak gibi bir inanç devam ettirilir. Kutlama geleneklerinin tümü, bir sabrın sonunu, bir bitişin ödüllendirilmesini, yeni bir başlangıcın müjdelenmesi arzusuna dayanır. Koskoca bir yılı bitirebilmek başlı başına kutlanması gereken bir olaydır. Farklı disiplinlerde, yaratan, üreten, çalışan insanların yeni yıl dilekleri mutlaka birbirinden farklı olacaktır, ama tek şu ortak noktada birleşeceklerdir; sağlık, mutluluk ve huzur…
     Hele bir millet bu dileklere çok ihtiyacı olduğu bir ortamda yaşam kavgası veriyorsa…

Yazar hakkında

Yorum Ekle

Yazan: Yılmaz