Sinüzit

S

   Sinüzit, sinüs boşluklarının içine döşenmiş olan mukozanın iltihaplanmasıdır. Oluşmasındaki en önemli etken, sinüslerin burun boşluğuna açıldığı dar kanalların tıkanmasıdır. Bu tıkanma, enfeksiyon, hava kirliliği, alerji, burnun anatomik bozuklukları vb. gibi birçok nedenle oluşabilir. Bu tıkanma veya kapanma nedeniyle mukus akımı sinüs içerisinde birikir. Böylece sinüs bölgesinde basınç artışına ve beraberinde ağrıya neden olur. Ayrıca, sinüslerin havalanması gerçekleşmediği için bu ortamda mikroorganizmalar kolayca üreyerek enfeksiyona da neden olurlar. İltihabın ilerlemesiyle mukusun kıvamı koyulaşır ve rengi sarı-yeşile döner.
     Sinüslerin havalanmasını engelleyen ve sinüzit oluşumuna yol açan faktörler şunlardır:
     * Burun boşluğuna açılan dar kanalların (ostium) birtakım olumsuz etkenler sebebiyle kapanması. Bu dar kanallarda mukozal yüzeyler birbirine çok yakın olduğundan, en ufak ödem bile mukozal yüzeylerin birbiriyle teması ile sonuçlanarak tıkanıklık oluşturur.
     * Üst solunum yolu enfeksiyonları.
     * Alerjik rinit.
     * Sigara.
     * Havadaki zararlı gazlar.
     * Bazı kimyasallar.
     * “Silia” denilen ve burun ve sinüs iç yüzeyini kaplayan mukoza hücreleri üzerindeki tüysü çıkıntıların hareketlerindeki bozulmalar. Havanın nemi “silier” hareketlerin devamı için önemlidir. Kuru havalarda “silier” hareketler bozulur. Sigara da “silia” denilen bu tüysel çıkıntıları felç ederek hareketi önemli ölçüde bozar.
     * Mukusun kıvamı, tek başına sinüzit oluşmasında pek rolü olmasa da, sinüslerin boşalmasını zorlaştırarak iyileşmeyi geciktirebilir. Hasta olduğumuzda “bol sıvı alın” tavsiyelerinin bir nedeni de mukusun akışkanlığının sağlanmasıdır.
     Nezle ya da grip olduğumuzda, genelde berrak olan ve çok uzun sürmeyen, hafif bir burun akıntımız olabilir. Ama bazen burun akıntısı haftalarca devam eder, rengi koyulaşır. Çünkü bu enfeksiyonlar sırasında burun içindeki dokular ödemlidir, şiştir ve mukusun kıvamı koyulaşır. Bu da sinüslerin drenajını (boşalmasını) yavaşlatır, hatta durdurur. Özetle, basit bir üst solunum yolu enfeksiyonu, dikkat edilmediği takdirde sinüzite dönüşebilir.
     Alerjik rinitler toplumda gayet sık görülür. Alerjik hastalarda sinüzit daha sık görülür ve kronikleşebilir. Ayrıca polip ve burun içinde bulunan ve adına “konka” denilen bariyer türü katmanların, alerjik bünye sebebiyle sürekli iltihaba maruz kalması (konka hipentrofisi) da sinüs kanallarının (ostium) tıkanmasına ve sinüzite neden olabilir. Burun iç döşemesinin yine alerjik sebeplerle sürekli iltihabi uyaranlara maruz kalması nedeniyle de sinüzit oluşur. Alerji sebebiyle oluşan polipler de, gerçek bir polip olmadığından, ameliyatla alınsa bile tekrarlayabilir.
     Sinüzitin belli başlı belirtileri nelerdir?
     * Koyu sarı-yeşil burun akıntısı.
     * Geniz akıntısı (sinüzit olduğunda hissedilir derecede bollaşır).
     * Alında, göz çevresinde dolgunluk, ağrı ve basınç hissi, özellikle yere eğilindiğinde artan baş ağrısı.
     * Koku alma ve bazı durumlarda tat alma duyusunun bozulması.
     * Geçmeyen burun tıkanıklığı.
     * Bazı kişilerde üst dişlerde ağrı, ateş, halsizlik, kulaklarda ağrı ve basınç hissi, kronik öksürük, ağız kokusu.
     Sinüzit tedavisinde amaç, enfeksiyona neden olan mikroorganizmaların öldürülmesi ve sinüsün drenajının sağlanmasıdır. Mikropların öldürülmesi tek başına yeterli değildir. Eğer sinüsler açılmazsa, mikropların üremesi için uygun ortam devam edecektir.

Yazar hakkında

Yorum Ekle

Yazan: Yılmaz