Triskaidekafobi (13 Sayısı Korkusu)

T

     Hobilerimizden söz etmek kolaydır da konu fobilerimiz olunca durum pek de iç açıcı olmuyor! Hepimizin çeşitli korkuları var. Kimimiz, kimi hayvanlardan korkar, kimi ortamlardan uzak durur, kimimizin korkularıysa küçücük ayrıntılardan oluşur.
     Yüzlerce farklı fobi türü var. Kuş tüyünden korkma (Pteronofobi), kuklalardan korkma (Pupafobi), yerfıstığı ezmesinin damağa yapışmasından korkma (Arakibutirofobi), sarı renkten korkma (Ksantofobi) vs. gibi.
     Daha yaygın fobilerden biri ise “13 sayısının uğursuzluğundan korkma” yani Triskaidekafobi’dir. Triskaidekafobi Yunanca’da “üç ve on, fobi” sözcüklerinden oluşuyor. Yazılı kaynaklarda sözcüğe ilk kez 1911 yılında, I. H. Coriat’ın “Abnormal Psychology” adlı yapıtında rastlanmıştır.
     Her yılın en az bir ayının 13’üncü günü cumaya denk geliyor. Paraskevidekatriafobi; 13’üncü cumalardan korkmaya verilen addır.
     13 fobisinin kaynağı olarak birçok olay gösteriliyor. Hazreti İsa’nın bir Cuma günü çarmıha gerilmesinden önceki son yemeğinde toplam 13 kişi bulunuyordu. Hazreti İsa ve 12 havari… Sonraları 13 sayısını çağrıştıran bu sayının içinde geçtiği her şey lanetli, kötü, korkunç olarak nitelendirilmeye başlandı.
     İbraniler’e göre 13 sayısının uğursuz olmasının nedeni İbrani alfabesinin 13’üncü harfinin “mavet/ölüm” sözcüğünün ilk harfi olan “m” olmasıydı. Hammurabi kanunları listesinde 13 sayısı atlanmıştı. İskandinav mitolojisinde, İskandinav tanrılarının en kötülerinden olan Loki, Valhalla’daki on iki kişilik bir şölene davetsiz olarak gitmişti. 13’üncü kişi olarak gittiğinde, gözyaşı tanrısı olarak da anılan adının anlamı “Muzaffer” olan, yakışıklı ve adil Baldr’ın ölümüne yol açtığından, bu sayı uğursuz olarak anılmaktaydı. 13 Ekim 1307 Cuma günü, Fransa Kralı Philippe ile Papa Clemens’in işbirliği sonucu Tapınak Şövalyeleri’nin çoğu tutuklanıp idam edilmişti.
     Tarihte ünlü adlardan kimileri de bu fobiye sahipti. Henry Ford ayın 13’ünde çalışmazdı. Franklin Delano Roosevelt 13 kişilik bir grupla aynı masada yemek yemezdi. Napolyon, Mark Twain ve Richard Wagner de bu fobiye sahip öteki ünlü kişilerdir.
     Birçok otel müşterisi 13 numaralı odada kalmayı reddeder; bu nedenle kimi otellerde oda numaraları 12, 12-A, 14 olarak devam eder. Yemek sırasında masada 13 kişinin olması büyük uğursuzluk olarak görülür. Ayın 13’üne rastlayan Cuma gününde kişiler yolculuk yapmaktan, anlaşma imzalamaktan kaçınırlar. Kimi ülkelerde gökdelenlerin asansörleri 13’üncü katta durmaz. Agatha Christie’nin “Thirteen at Dinner” adlı romanında da sayı uğursuz olarak geçmektedir.
     Aslında 13 sayısı tüm toplumlarda uğursuz değil. Örneğin; Meksika’da Keltik ve Germen toplumlarında bu sayı genelin tam tersine önemli, kutsal ve şans getiren bir sayı olarak düşünülmektedir.

Yazar hakkında

Yorum Ekle

Yazan: Yılmaz