Uğur Becerikli (Sabah Gazetesi)

U

Ankara’ya Turist Yağacak-Araştırmacı-Yazar Tekin’e göre büyük gelir sağlanacak!
Almanya’da kaplıca tedavisi faturalarının sağlık sigortası kapsamına alınmasının, termal hazinesine sahip Ankara’da “turizmi patlatacağı” ileri sürüldü…

     Türkiye Şifalı Sular Rehberi kitabının yazarı araştırmacı Yılmaz Tekin, Ankara’nın dünyaca ünlü kaplıcalarının yakın gelecekte Avrupa’nın sağlık turizmi merkezi olacağını söyledi.
     Jeotermal kaynaklar açısından hem Türkiye’nin hem de Başkent’in zengin olduğunu kaydeden Tekin, “Türkiye doğu-batı eksenindeki fay hatları üzerinde. Yer altı kaynaklarının su yolları açısından Ankara da çok zengin,” dedi. Şifalı su deyince sadece kaplıcaların anlaşılmaması gerektiğini kaydeden Tekin, “İçmeceler, tatlı su kaynakları da buna dahil,” diye konuştu.
     AVRUPALI TESİS ARIYOR!
     Termal su kaynaklarını verimli kullanabilmek ve turist çekebilmek için tesis yapmanın önemli olduğunu belirten Yılmaz Tekin, “Ankara Başkent olmanın avantajlarını kullanarak Kızılcahamam, Haymana ve Ayaş’taki kaplıcaları daha fazla gelir getiren şekle sokmalı. Bu konuda belediyelerin de harekete geçmesi lazım. Musluk takmak yetmez, kaptajını (arıtma) yapmalı, beraberinde uzman doktor ve oteli bulunmalı,” dedi.
     1920’lerde Ankara’ya çok sayıda yabancı turistin geldiğini belirten Tekin, “Ama daha sonra gelmez oldular. Özellikle Avrupalı turistler kendi ülkelerinde kaplıcalar yokken buraya akın etmiş. Sağlık amaçlı gelmişler ama bataklık içinde yerler bulmuşlar. Şimdi onları yeniden çekebilmek için konaklayacakları tesislerin yapılması gerekli,” diye konuştu.
    Gazi Üniversitesi’nin Ertuğrul Gazi Kaplıcaları’nda, Başkent Üniversitesi’nin Kızılcahamam’da, Atılım Üniversitesi’nin ise Haymana’da yatırım yapmasına dikkat çeken Tekin, “Tıp fakültesi olan üniversiteler mutlaka kaplıcalara da yatırım yapmalı. Çünkü bu artık dünyada önemi gittikçe artan bir fizik tedavi yöntemi,” dedi.
     Termal tesislerin kısa sürede kendini amorti ettiğini belirten Yılmaz Tekin, Almanya’da yapılan yasa değişikliğiyle, artık termal tesislerde yapılan tedavilerin de faturalarının ödenmeye başlandığını kaydetti. Tüm AB ülkelerinin de aynı uygulamaya geçeceğini belirten Tekin, Başta çifte vatandaşlık hakkına sahip gurbetçilerimiz olmak üzere, Avrupa’dan turist akını olacak; tesisler ve uzmanlarımızla hazır olmalıyız,” diye konuştu.
     HAMAM SANIYORUZ!
     Kaplıcalara sadece Haziran, Temmuz ve Ağustos aylarında gidildiğini kaydeden Tekin, kaplıcaların mevsimi bulunmadığını ve yılın 365 günü aynı değeri taşıdığını vurguladı. Tekin, “Selçuklu-Osmanlı çizgisindeki geleneği devam ettiriyoruz. Ya yılda birkaç defa yaz aylarında gidiyor ya da hamam niyetine temizlenmek için kaplıcalara uğruyoruz. Halbuki kaplıcaların faydasını görmek için 2-3 hafta, içmelerin faydasını görmek için 1-2 hafta tedaviye devam edilmesi gerekli,” dedi.
     Bazı kaplıcaların analiz sonuçları bilinmesine rağmen tesis kapılarına çok iddialı ifadeler içeren levhalar konulmasının da vatandaşı yanılttığını belirten Tekin, “Kaplıcalardan yararlanılmak için mutlaka doktor tavsiyesi olması, uzman gözetimi bulunması şart!” dedi. Dede ile torunun aynı şekilde kaplıcadan yararlanamayacağını belirten Tekin, “En doğru uygulamaya doktor karar verir. Kaplıcayı hamam gibi değil de, tedavi için kullanacaksak mutlaka önce doktorla konuşmalıyız,” diye konuştu.
     KAYNAK ZENGİNİYİZ!
     Maden suları ve kaynak suları açısından da başkentin zengin olduğunu ifade eden Yılmaz Tekin, “Beypazarı Karakoca Maden Suyu, Kızılcahamam Maden Suyu, Nallıhan Maden Suyu, Ankara’nın Türkiye çapındaki değerleri,” dedi. Avrupa’da kaynak sularının normal sudan daha fazla içildiğini kaydeden Tekin, “Doğal kaynak suyu açısından da tam bir servetin üzerinde oturuyoruz. Elmadağ, Kavacık, Hayat, Taşpınar, İnci, Damla ve benzeri birçok su, Ankara’nın doğal kaynak sularıdır.” dedi.
     BUNLARI BİLİYOR MUSUNUZ?
     Ankara’nın dünyaca ünlü kaplıcaları; Ayaş İçme ve Kaplıcası ve Haymana Kaplıcaları’dır.
     Haymana Kaplıcaları, Fransa’da bulunan Vichy Kaplıcaları’ndan sonra dünyanın en değerli ikinci kaplıcası olarak biliniyor.
     Kızılcahamam’daki kaplıcalar Romalılar döneminden beri işletiliyor.
     Sey Hamamı, 2000 yıllık bir kaplıca ama yolu bile yok!
     Beypazarı Dutlu-Tahtalı ve Ayaş kaplıcalarına ait oteller, yaz aylarında tamamen dolduğu için vatandaşların birçoğu çadırlarda kalıyor…

 (Sabah Gazetesi-24 Mayıs 2004)

Yazar hakkında

Yorum Ekle

Yazan: Yılmaz