Zaman Gazetesi (18 Mart 2007)

Z

     ŞİFALI SULARI DA MİT TAKİP EDİYOR
     Meşhur MİT’çi Yılmaz Tekin, 1970’li yıllarda bir taraftan topladığı bilgileri Ankara’ya rapor ederken diğer yandan şifalı suları not etti. Tekin, MİT’teki görevinden ayrıldıktan sonra Türkiye’nin “yeraltı haritası”nı çıkardı. MİT ajanının şifa niyetine yazdığı “Türkiye Şifalı Sular Rehberi” yok satıyor… 

     Millî İstihbarat Teşkilâtı (MİT)’ndaki görevinden ayrıldıktan sonra o da kalemi eline alıp anılarını yazdı. “Bir Gizli Servis Mensubunun Anıları” üç cilde sığdı. Devamı geliyordu; ancak davalık oldu. Beraat etti. Yazmaya devam etti. “Caber Operasyonu”, “Ne Arap’ın Yüzü…”, “Kalem Artığı Öyküler”, “Simitçi mi, MİT’çi mi?” derken, sessiz sedasız bir kitap daha yayınladı: “Türkiye Şifalı Sular Rehberi”. Daha önce de anılarını yayınlayan MİT mensupları olmuştu, ama ilk kez bir MİT ajanı Yılmaz Tekin şifalı sularla ilgili bir kitap yazdı. Başta Tekin’in meslektaşları olmak üzere herkes bir ajanın neden böyle bir kitap yazdığını merak ediyordu. Deyim yerindeyse Türkiye’nin öteki yeraltı haritasını çıkaran Tekin’e ulaşıp bu yararlı kitabın hikâyesini sorduk. Takip ettiği diplomatların, siyasilerin, kanun kaçaklarının yolu meğer hep kaplıcalara düşermiş. Mesela Doğu’ya gidenlerin genellikle Pozantı-Antep ya da Kırşehir-Kayseri güzergâhını kullandıklarını anlatan Tekin, takipteki kişilerin dinlenme tesisleri yerine güzergâhtaki kaplıcalara uğradıklarını söylüyor. Hatta bir seferinde takip ettiği bir diplomat Kırşehir’e girince doğruca meşhur Terme kaplıcalarına gitmiş. Takipteki ajan Tekin ise, hem işini yapmış hem de Terme kaplıcalarını inceleme fırsatı bulmuş.
     TERÖRİZM ve TERMALİZM
     Ordu’dan Artvin’e kadar olan bölüm ile Doğubayazıt, Ardahan, Kars hariç Türkiye’de gezmediği il kalmayan Tekin, sayıları 2 bini bulan şifalı su kaynaklarını birer birer gezmiş. Bir taraftan topladığı bilgileri Ankara’ya rapor ederken diğer yandan şifalı suları not etmiş. Gittiği şehirde takip ettiği şahıs kaplıcaya girmese bile o bir yolunu bulup bölgedeki şifalı sular hakkında bilgi toplamayı ihmal etmemiş.
     Yılmaz Tekin’e şifalı sular rehberi yazdırmaya neden olan asıl hikâye 30 yıl öncesine dayanıyor. Tekin o günü şöyle anlatıyor: “1976’da Nevşehir’e gittim. O bölgede bir siyasi yapılanma vardı. Bir sürü yasak yayınlar çıkıyor, toplantılar yapılıyordu. Birtakım sakıncalı durumlar ortaya çıkmıştı. Bu göreve giderken yolum Kozaklı kaplıcalarına düştü. O zamanlar bir çamur deryasıydı. Çamurun içinden balonlar halinde su çıkıyor, kaynıyordu. Kıpkırmızı, yemyeşil karışık bir şeydi. Belediyenin bir tesis niyetiyle yaptığı odalarda bir tek sedirden başka bir şey yoktu. İşte o gün bu kitabı yazmaya karar verdim.”
     Yılmaz Tekin böylece 1970’li yıllarda terörizmin yanı sıra termalizmi de yakın takibe aldı. Dolaştığı illerdeki 1250 şifalı su kaynağını not etti bir kenara. Tekin, MİT’teki görevinden ayrıldıktan sonra kaplıcaları, ılıcaları, içmeleri, çamur ve kum banyolarını, talassoterapi merkezlerini, maden suları ve doğal kaynak sularıyla Türkiye’nin şifalı sularını yazmaya başladı. GATA’da görevli gelini Neşe’nin de desteğini alarak, her bir organın hangi sulardan etkilendiğini, hangi hastalıkların hangi sulara olumlu ya da olumsuz tepki verdiklerini, bilimsel veriler ve klinik çalışmaları temel alarak aktardı. Akademik bir çalışmaya dönen kitapta suların kimyasal bileşimleri, teknik analiz değerleri eksiksiz yer alıyor. Kitap piyasaya çıkar çıkmaz, diğer kitapları gibi Türkiye Şifalı Sular Rehberi’ni de MİT Müsteşarı Şenkal Atasagun’a takdim etmiş. Eski MİT’çinin termalizmin bir ideoloji değil bir tedavi biçimi olduğunu öğreten kitabı yok satıyor. Turizm Bakanlığı’nın referans kabul ettiği kitap, Pamukkale’de yapılan Uluslararası Termal Turizm ve Tedavi Sempozyumu’na kaynaklık etti. Tekin’in kitabı sınırları da aştı. Türkiye’ye kaplıca turları düzenlemeyi planlayan Avrupa Türk İşadamları Derneği, Yılmaz Tekin’e danışmanlık teklif etti. Yıllarca kaplıca turizmini uluslararası organizasyona dönüştürmek isteyen eski MİT ajanı, bu teklifi seve seve kabul etti.
     Bu arada Ümit Yayıncılık kapandığı için MİT’çinin şifa niyetine yazdığı kitabı, sadece Remzi ve Dost kitabevlerinde bulunuyor.

(M. Yaşar Durukan-Zaman Gazetesi-18 Mart 2007)

Yazar hakkında

Yorum Ekle

Yazan: Yılmaz