Savaş (Alman Öyküsü)

S

       “Ekonomi ve savaş dökümleri elektronik aygıtlarda değerlendirilip sonuçlar önceden öğrenilebilmekte. Bugün bile olanaksal bir durum bu. Amerika’nın Kore savaşlarına katılmasından önce elektronik beyine başvurulduğunu pek az kimse bilir. Aygıt, o zaman barış kararı vermişti!”

       Savaş ilan edildi. Batı Birliği’nin tüm genelkurmayı Heptagon karargâhında toplanmıştı. Çatık kaşlı başkumandan, planlanan çarpışmaların sonucunu vermesi beklenen elektronik beynin önündeydi. Ziller çaldı, ekrana kırık çizgiler çıktı. Kırmızı, ufak bir lamba makinenin durduğunu bildirdi.
       Baş matematikçi, şeritlerin delikleri üstünde parmaklarını gezdirirken;
       “Düşman kuvvetleri hakkında daha kesin bilgiler gerekli,” diye mırıldanıyordu.
       Başkumandan dudaklarını ısırdı.
       “Baylar,” dedi. “Var mı bir öneriniz? Eksik bilgileri en kısa yoldan nasıl elde edebiliriz?”
       Gençten bir subay elini kaldırdı:
       “Öyle sanıyorum ki, doğudaki meslektaşların da bizim kuvvetlerimiz hakkında pek az bilgisi vardır. Bilgileri değişsek nasıl olur?”
       “Çok doğru!” diye bağırdı başkumandan. “Bu bilgileri edinmedikçe savaş, her iki taraf için de olanaksız. Kurun çabuk bir bağlantı Doğu’yla!”
       Radyo dalgaları Doğu’ya yönlendirildi. Aynı anda Doğu’dan yönlendirilen dalgalar, elektronik hesap aygıtını yeniden çalıştırmaya başladı. Makine durduğunda bir sessizlik oldu. Orada bulunanlar, sonucu görünce beyninden vurulmuşa döndü.
       Bu arada telefonun zili çalmaya başladı. Çatık kaşlı başkumandan ahizeyi kulağına götürdü ve dinlemeye koyuldu.
       “Burası Doğu Birliği ortak karargâhı,” diyordu bir ses. “Sanıyoruz siz de gördünüz sonucu. Savaşı yitirdiniz. Şimdi barış koşullarımızı öne sürüyoruz. Bütün hafif endüstri makinelerinizi, metal endüstrinizin üçte birini, on yıllık petrol ve kömür üretiminizi bize yollayacaksınız! Anlaşmayı kabul ediyor musunuz? Bekliyoruz. Tamam…”
       Batı komuta merkezinde kimsenin ağzını bıçak açmıyordu. Sonunda başkumandan çıktı ortaya yine:
       “Baylar, bir çıkış yolu bulan var mı?”
       Kısa bir şaşkınlık süresi ardından genç subayların köşesinden biri, yeni bir öneride bulundu.
       “Evet, böyle yapalım,” diye onayladı başkumandan onu ve ardından telefonun başına geçti:
       “Alo… Doğu Karargâhı… Burayı dinleyin! Bilgilerin değiştirilmesi konusundaki önermemizin sonucu, savaş materyalinden yüz yirmi yedi milyar dolar kadar bir fazlalık ortaya çıktı. Sizin istediğiniz savaş tazminatı, aşağı yukarı bu rakama denk gelmektedir. Biz bu işi böylece kapatalım diyoruz. Anlaşır mısınız?”
       Kısa bir sürenin ardından, mikrofonda bir ses;
       “Anlaştık… Savaş bitmiştir. Tamam…”
       “Evet, anlaşıldı,” diye yanıtladı bu sesi Batı Birliği’nin başkumandanı. “Savaş sona erdi. Tamam…”

(Yazan: Herbert W. Franke-Çeviren: Sevgi Şen)

Yazar hakkında

Yorum Ekle

Yazan: Sevgi