Kendinizi Nasıl Geliştirirsiniz?

K

            Doğada değişmeyen tek şey yine değişimdir. Değişimin sonucu gelişmektir. Buradaki gelişmekten kasıt, her nesnenin kendini değiştirmesi ve daha iyiye doğru yol almasıdır.
            Peki insan kendini değiştirebilir mi? Bu değişiklik ona, artı yönde bir gelişim sağlar mı? İnsan gelişirse hayattan daha fazla zevk alıp üretken bir insan olabilir mi?
            Bunların hepsine kocaman bir EVET diyebiliriz.
            Kendini geliştirmenin iki düzeyi vardır:
1.
İnsanın, kendisinin ve toplumun kendi benliğinde inşa ettiği kalıplarının farkına vararak ve onların etkisinden kurtulup kendi kişisel anayasasını oluşturması,
2.
Kişisel anayasasını, yani temel ilke ve değerlerini ortaya koyan insanın, bunları kendi yaşamına etkili bir şekilde geçirebilmesidir.
            “Ambalajlanmış insan” olmaktan çıkılarak “Gelişmiş insan” olmak için kendini tanıması ve bilmesi gerekir. Çünkü bu uyanışta onun en büyük destekçisi ve tetikçisi yine insanın kendisidir.
            Kendini yenilemenin ise dört temel boyutu vardır:
1.
Bedensel boyut: Bir çocuğun yetişkin olabilmesi gibi doğal bir süreçte yeme-içme ve egzersiz yapma gibi yönleri kapsar. Ancak sağlıklı insan enerjisini kendini geliştirmede harcayabilir.
2.
Zihinsel boyut: Araştırmak, düşünmek, okumak ve sorgulamak bu boyuta girer. Okumak ve araştırmak kişinin kişisel gelişimine katkı sağlayan en önemli araçlardan biridir. Farkındalık ancak bu yöntemle geliştirilebilir. Her insanın, her gün en az 1 saatini okumaya ayırması gerekir.
3.
Sosyal ve duygusal boyut: Bu insanın iç dünyasını yansıtır. Bugüne kadar insanların bir çoğu “şöyle yapma ayıp olur… Bunu yaptığını başkası görmesin… Elalem ne der?” gibi sözlerle büyümüştür. İnsanın önce kendini keşfederek başkasının ne diyeceğinden ziyade, kendi istek ve beklentilerinin doğrultusunda değerlerini yaşatabilmesi önemlidir. Bu durum, insanın sosyal ilişkilerindeki sağlıklı iletişim ve iç dünyasının çatısını oluşturan duyguları ile doğrudan ilintilidir. Yani, insanın temel ilke ve değerleri çerçevesinde sosyal yaşamında hayata geçirdiği dürüstlük, kişisel bütünlük, hizmet ve empatik iletişim ile sevilen, saygı duyulan ve duyarlı bir insan olması beklenebilir. Bu nedenle işe önce iç dünyamızı değiştirmekten başlamalıyız.
4.
Manevi yaşam boyutu: İnsana özgü, inandığı tüm değer ve inançlar sistemi, insanın manevi yaşamını belirler. Bir tür insanın özünü oluşturur. Manevi yaşamı zengin ise insan, hayatın bütün güçlüklerine ezilmeden ve savrulmadan karşı koyar ve direnir. Ayakları balçık çamura batmış olsa bile gönül penceresi ona hep çiçeklerle bezenmiş bir dünya yaratır. Bu inanç ve umutla insan hep ayakta kalmayı başarır. İnsan her zaman manevi yaşamını güçlü tutmak zorundadır. Bu onun en önemli zırhı olacaktır.
            Sonuç itibariyle insanlarda, bu dört boyutun da dengeli gelişmesi gerekir.
            Bedensel gelişim sağlığımızı, zihinsel gelişim entelektüel seviyemizin yükselmesini, sosyal ve duygusal gelişim hayata bakış açımızı ve insanlarla iyi iletişim kurmamızı ve üretimimizi, manevi yaşam ise, hayatımızı daha anlamlı, duyarlı ve dengeli bir hale getirecektir.
            İyi bir “insan mühendisi”, bu dört boyutta kendini geliştirebilen insandır. Filozof Lao Tzu’nun, “Başkalarını bilmek bilgelik, kendini bilmek aydınlanmadır!” sözünü unutmamak gerekir.

Yazar hakkında

Yorum Ekle

Yazan: Sevgi