Hesap Vereceksiniz!-köşe yazısı

H

       Bir müddetten beri, Türk ve dünya kamuoyunda konuşulan ve basın-yayın organlarında günlük olarak takip edilen, işlenilen bir konu var; BULGAR ZULMÜ!
       Bulgaristan’da bir tarih boyunca mutlu yaşamış, ancak siyasi çizgilerin çekilmesi sırasında çizginin öbür tarafında kalmış Müslüman Türk toplumuna yapılan zulüm…
       Geçtiğimiz yıllar içerisinde “Pomak Türkleri”ne uyguladığı taktik oyun ile onu asimile eden, yutan ve yok eden bu zulüm, şimdi bütün Müslüman Türk toplumuna uygulanıyor.
       Dünyanın var oluşuyla birlikte başlayan ve İslamiyet ile kaynaştıktan sonra en yüce mertebesine erişen bir milletin fertlerinin şan ve şerefini hazmedemeyen vicdansız şahısların yeni bir oyunu bu!
       İsimlerini tarih sahifelerine kara yazı ile yazdıracak olan kendi milletine fayda sağlamadığı gibi, uşaklığını yaptığı Sovyetler Birliği’ne bile yaranamayan memleketin yöneticileri; ŞİMDİ BİZİ İYİ DİNLEYİN!
       Bizler dininin icaplarını yerine getiren, kin tutmayan, hoşgörülü bir milletiz. Yüzyıllar önce, kendisinden yardım isteyen bir Hıristiyan krala bile, binlerce kilometre uzaktan yardım elini uzatan, onun milletine tanıdığımız bazı haklar ile sonradan senelerce bizi sömürmesine katlanan bir toplumuz.
       Tarihimize bakacak olursanız, göreceksiniz ki hayatımız cenk meydanlarında “şamar oğlanı” gibi patakladığımız küffar arasında geçmiştir.
       Bizler bu memlekete, sahip olduğumuz insan gücü ile bileğimizin hakkı ile gelmiş bir milletiz.
       Siz ve sizinle aynı gayeyi paylaşan diğer devletlerde olduğu gibi, fitne ve fesat ile kardeşi kardeşe boğazlatmakla, kızıl ordunun aldatıcı cesameti arkasına saklanarak hâkim olmadık.
       Bizler; mal paylaşan yeni mirasyediler gibi “Hasta Adam” tabiriyle damga vuran ve nihayetinde yok etme gayesini taşıyan batılı emperyalist ülke topluluklarını, erkeğiyle kadınıyla, yaşlısıyla genciyle el ele, gönül gönüle vererek millî sınırlarımız dışına çıkaran bir milletin nesilleriyiz.
       Ya sizler kimlersiniz?
       Parti kongrelerinde alacağınız üç dakika süreli alkış uğruna vicdanlarını satılığa çıkarmış zavallılar! Dünyayı sinsi, fakat planlı bir şekilde ele geçirmeye çalışan komünizmin yerleşik provokatörleri!
       Yakın tarihte olduğu gibi, şimdi de masa başlarında “Halkların özgürlüğü”nü savunan, her daim “barış ve kardeşlik”ten yana uçurtmalar uçuran, ama bu arada büyük halk kitlelerinin boyunlarına esaret halkalarını rahatlıkla geçiren “Melek Yüzlü Şeytanlar”ın temsilcileri!
       Biz, devlet ve milletiyle bölünmez bir bütünüz. Yaygaracı bir toplum değiliz. Ağırbaşlı davranışımız ve tarihi suskunluğumuz buna delildir.
       Sizin tabii görevlerinizden olan tahrik ve teşvikçilik de yapmak istemiyoruz. Görülecek hesabımızı da şimdilik rafa kaldırdık. Artık bizden çekinmenize hiç gerek yok.
       Ama siz, şu anda “Daşa”larında zevk-ü sefa içerisinde yaşayan efendilerinize nasıl hesap vereceksiniz bakalım?
       Onları son zamanlarda çok üzdünüz. “Papa’ya suikast olayı”na karıştınız. Hıristiyan âlemini üzerinize çektiniz. “Türkleri Bulgarlaştırma” uğruna dünya kamuoyuna ve basın-yayın organlarına materyal teşkil ettiniz; bozuk yiyecekler gönderdiniz, adamların midelerini bozdunuz… Son zamanlarda kazık atmak isteğiyle dolu olduğunuz için, sattığınız elektrikten de oldunuz…
       Bu gibi hataların affedilmez olduğunu Parti Okulu’nda öğretmediler mi? Hata kabul etmeyen bir sistemin; büyük bir vefakârlık örneği olarak, kendilerine bu sistemi kuran milyonlarca “Yoldaş”ını tasfiye ettiğini ve onları Stanilizmin korkunç kıskacında ezdiğini tarih derslerinde okumadınız mı? Yeni ve modern bir sistemin, GORBAÇOVİNİZM’in bazı tedbirler almakta olduğunu hissetmediniz mi?
       Neticede;
       Gülmeyi unutturduğunuz halkınıza, midelerini dolduramadığınız efendilerinize hesap vereceksiniz…
       Evet… HESAP VERECEKSİNİZ!
(Ankara, Türkiye Gazetesi-3 Nisan 1986)

Yazar hakkında

Yorum Ekle

Yazan: Yılmaz