Aslan İle Sineğin Savaşı

A

     Bir gün aslan bir sineğe kızıp bağırmış:
     “Defol git başımdan, cılız sinek!”
     Sinek ise hiç altta kalmadan aslana savaş ilan etmiş:
     “Sen krallık ünvanlınla beni korkutacağını mı sandın? Öküz senden daha iri olduğu halde, benden öyle korkuyor ki! Sabahtan akşama kadar kuyruğunu sallayıp benden kurtulmaya çalışıyor ama bir türlü benimle baş edemiyor!”
     Sinek bu sözlerinin ardından hemen işbaşı yapıp aslanın vücudunun çeşitli yerlerini ısırmış. Daha da ileri gidip yelesinin içerilerine kadar girip ormanların kralı olan o heybetli hayvanı çileden çıkarmayı başarmış.
     Hayvanların kralı köpürmüş, sinirinden ne yapacağını bilemez bir hale gelmiş. Diğer hayvanlar onun bu halinden korkup, kaçacak delik aramaya başlamışlar.
     Ancak ormanlar kralı bir sineğin oyuncağı olmuş. Evet, ufacık bir sinek onu birçok yerinden ısırarak canını yakmış. Bu nedenle aslanın kızgınlığı son noktasına varmış. Nasıl kızgın olmasın ki; küçücük düşman galip gelmiş, kendisiyle gülerek alay ediyor! Kendisinin güçlü pençeleri, keskin dişleri, herkesi korkutan heybeti var ama o küçücük hayvan karşısında hiç biri işe yaramıyor.
     Bu durum karşısında aslan öfkeden yırtınmış, kuyruğunu havada sallamış ama bir şey yapamamış, öfkesinden yorulmuş, bitkin bir halde çöküp kalmış.
     Sinek ise, küçücük cüssesiyle savaşı zaferle bitirmiş. Bu zaferi herkese duyurmak istemiş. Bunun için de büyük bir heyecanla diğer hayvanların yanına gitmek için öne doğru hızla atılmış, ancak bir örümceğin ağına takılıp kalmış. Zaferden adeta başı dönen sinek de gururlanmanın cezasını böylece hayatıyla ödemiş…

Yazar hakkında

Yorum Ekle

Yazan: Sevgi