Tarla Faresi İle Şehir Faresi

T

     Bir varmış bir yokmuş, bir şehir faresi varmış. Bir gün evde otururken tarla faresine acıyıp, onu eve çağırmış. Koca bir halının üstüne bir sofra kurulmuş ki şahane! Ne yemekler ne yemekler… Bu yemekleri bilmezmiş tarlada yaşayanlar. Şehirli olmak gerekirmiş, görmek ve tatmak için.
     Böyle bir ziyafet görülmemiş, hiçbir şey eksik değilmiş. Ama tam yemeğe başladıkları sırada, bizimkilerin iştahı birden kesilivermiş.
     Ayak sesleri gelmiş kulaklarına evin bir yerlerinden. Şehir faresinin bodruma bir kaçışı varmış ki görülmeye değer. Misafir olan tarla faresinin de kalbi duracakmış neredeyse telaştan. Her biri saklanmış kalmışlar bir taraflara.
     Biraz sonra ses seda kesilmiş yukarıda. Fareler çıkmışlar meydana, şehirli fare tekrar “Buyurun,” demiş. “Soğumasın bizim kızartma.”
     Tarla faresi yüreği ağzında, “Ben doydum,” demiş. “Yarın sizi tarlama beklerim. Bizde böyle kral sofraları olmaz; doğrusu fakir işi bizimkisi ama yediğimiz boğazımızda kalmaz, ayak mayak sesi de duyulmaz. Haydi, hoşça kal kardeş… Korkulu yemek bana gelmez!”
     Bizim tarla faresi, bir daha da şehir faresine yemeğe gitmemiş…

Yazar hakkında

Yorum Ekle

Yazan: Sevgi