Topuk Dikeni
Topuk Dikeni

Topuk Dikeni

     Satın alacağımız bir ayakkabının modaya ya da zevkimize göre olması için saatlerimizi ayıran bizler, yaşamımız boyunca kahrımızı çeken ayaklarımızın rahatı ve sağlığını bir çift ışıltılı ayakkabının insafına terk etme konusunda bir sakınca görmeyiz. İşte bu nedenledir ki, bakımlılığın ve çekiciliğin adresi olarak görmediğimiz ayaklarımız, belki de yaşamımız boyunca en çok ihmal ettiğimiz organlarımızdan biridir.
     Ömür boyu bizi taşıyan ayaklarımıza özen göstermemiz gerektiğini belirten Opr.Dr. M. Işık Küçük’ün sözleri böyle… Ayaklarımızın yaşamımız süresince bizi sorunsuz taşımasının, yürümeye başladığımız günden itibaren doğru ayakkabı seçimleri ve gerekli bakımlarının ihmal edilmemesi ile mümkün olabileceği ise, zaten bilinen bir husus.
     Dr. Küçük, ayak rahatsızlıklarından biri olan “Topuk Dikeni” hastalığının ayağımıza uygun ayakkabı giyilmemesi, uzun süre ayakta kalınması, aşırı kilo alınması veya kaybedilmesi gibi değişikliklerden kaynaklandığını belirterek, genellikle 40 yaşından sonra daha sık görülen bu hastalığın neden olduğu ağrıların ise, kişinin yaşam kalitesini olumsuz etkilediğini söyledi. Topuk Dikeni hastalığının nedenleri ve tedavi yöntemleri hakkındaki bilmemiz gerekenlere ise şu yanıtları verdi:
     Topuk Dikeni, topukta oluşan bir kemik çıkıntısının neden olduğu ağrılı bir hastalıktır. Topuğun yere basan kısmında özel bir yağ dokusu vardır. Bu yağ dokusu zamanla aşınabilir ve yük taşıma özelliğini kaybederek ağrılı bir hal alabilir.
     Ayakta oluşan kemik çıkıntılarının nedenleri gergin bağlara, koşma, uzun süre ayakta kalma, aşırı kilo farklılıkları, uygun olmayan sıkı ve dar ayakkabılar ile ayakta basınç artışına tepki olarak oluşur.
     Ayak tabanını döşeyen kalın kas kılıfı ‘plantar faysa’ basınca maruz kalarak kalınlaşır, gerginleşir ve yapışma yeri olan topuğu delmeye başlar.
     Bu faysalar, inflamasyon oluşturur. Kendini tamir etmeye çalışırken de kemik çıkıntısı gelişir ve bu da topuk dikenine neden olur.
     Birçok kişi topuk dikeni olduğunun farkında değildir. Çünkü çoğu kez şikâyet oluşturmaz. Ancak ne zaman diğer dokularda bası ile yırtılma oluşur, o zaman şişme ve ağrı ortaya çıkar.
     Hasta, öncelikle basma ve yürüme esnasında topuğunda ağrı hisseder ve zamanla bu ağrının tüm ayak tabanına yayıldığından şikâyet etmeye başlar.
     Topuk Dikeni tanısı, hastanın anlatımı, muayene ve röntgen filmleri ile konulurken, bazen de başka bir hastalık için çekilen röntgen filmlerinden çıkan sonuçlara göre de konabilir.
     Topuk Dikeni genellikle 40 ile 60 yaş arasında görülür. Ayrıca ayakta vakit geçirilerek yapılan bazı meslek gruplarında da sık görülen bir hastalıktır.
     Sorunun tedavisinde değişik yöntemler uygulanır. Öncelikle kişi kilolu ise zayıflatılarak, ayaktaki basıncın azaltılması hedeflenir. Topuktaki bulguya yönelik, istirahat, buz bandajlama, ayağın yastıklarla desteklenmesi, ayakkabı değişimi önerilir.
     Eğer nasır oluşmuşsa, nasırlara medikal veya cerrahi yöntemle müdahale edilebilir. Topuk Dikeni hastalığında lokal enjeksiyonlar bir yöntem olarak uygulanırken, kemik çıkıntısının tedavisinde de cerrahi ve endoskopik yöntemler kullanılabilir.

     (Opr.Dr. M. Işık Küçük-Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir