Sıçanlar Birliği

S

     Bir fare korkular içindeymiş yolunu gözleyen bir kediden ötürü. Böyle bir durumda nedir yapılacak en akıllıca iş diye, gitmiş komşusuna sormuş bunu.
     Ünlü bir sıçanmış komşusu; saray yavrusu bir evde oturuyormuş. İşte bu azametli sıçan;
     “Kedi medi korkutamaz beni, vız gelir bana dişleri, pençeleri,” diye atar tutarmış her zaman.
     “Bak, fare bacı,” demiş bu palavracı sıçan. “Bu seni korkutan kediyi ben tek başıma kovarım desem yalan; ama bütün sıçanları kaldırıp ayağa, yaman bir oyun oynayabilirim ona.”
     Fare saygıyla eğilip çıkmış yanından. Sıçan da faytonuna kurulmuş ve bir koşu, sıçanların dünyayı düzeltmek için sık sık toplandıkları yere; daha doğrusu, başkasının sırtından kendilerine ziyafet çektikleri kilere.
     Bizimki soluk soluğa girmiş içeri, biraz da bayılacak numarası yaparak.
     “Neyiniz var? Konuşun,” diye sormuş sıçanın biri.
     “Kısa keseceğim sözü,” demiş bizimki. “Bir koşu geldim, çünkü durum çok ciddi. Benim komşu farenin hemen yardımına koşmamız gerek. Karabela dedikleri bir kedi, inanın en şeytanı bütün kedilerin, kasıp kavuruyor bugünlerde ortalığı. Fareleri ha bitirdi ha bitirecek; bitirdi mi sıra sıçanlara gelecek!”
     “Hakkı var! Doğru söylüyor!” diye bağırmış sıçanlar hep bir ağızdan. “Yürüyelim üstüne, binelim tepesine! Gelsin ardımızdan eli silah tutanlar!”
     Bayan sıçanların iki gözleri iki çeşme; aman etmeyin, sakın gitmeyin demişlerse de durdurmak ne mümkün bu yiğit sıçanların başkaldırışını.
     Kuşanıp gelmişler er meydanına. Herkes biraz peynir koymuş çantasına. Ölmek var, dönmek yok demişler hep bir ağızdan ve düğüne gider gibi çıkmışlar yola; kafalar inançlı yürekler tıkırında.
     Gel gelelim onlardan daha kurnaz olan kedi, geçirmiş bu arada dişlerini zavallı farenin boynuna. Açıp adımlarını sıçanlar;
     “Haydi, ileri!” diye bağırmışlar. “Kurtaralım sevgili dostumuz fareyi!”
     Ancak dişindekini bırakır mı kedi? Korkunç sesler çıkararak yürümüş düşman ordusunun üstüne. Bizim pek tedbirli sıçanlar, bu sesleri hayra alâmet saymayarak, daha ileri götürmeden sözde kabadayılıklarını, çekilmişler gerisin geri. Hiçbirinin burnu kanamadan, girmiş her sıçan kendi deliğine;
     “Aman,” diye fısıldamışlar. “Vay çıkanın haline!”

Yazar hakkında

Yorum Ekle

Yazan: Sevgi