Ercüment Uçarı (Dokuzuncu Senfoni)

E

yağmur düşüyor
inceden kalın tozlu
gece yarısı karanlık
lalelide son tarifeli
tramvay ağır aksak
sırtı ağrıyor gıcırtılı
yokuş aşağı yorgun
sesi iniyor aksaraya
yaşamdan takvimler dökerek
soluyor düşlerindeki yolları
iki yanı ağaç kaplı
yapraklarının dallarına
yalnızlık sesi yüklü
bir arkadaşımın annesinin
oturduğu apartman katında
dokuzuncu senfoniyi dinliyoruz
on plağı üst üste
döndürüyor gramafon
bir tren doğu anadoluda
ah o raylarının sessizlik anılarını
yavaşça üflendi kavallar
uzun boyunlu gırtlaklarda
irili ufaklı taşlar
çakıllar kum taneleri
bozkır banarının taze
yeşillik böceklerinin
çılgınlık kokuları
sarı sayfalı kalın
defterlerine düştü öykülerin
masallarının süsleri
şiirler diri süt sağıyor
iyice gençleşmenin destanlarına
denizler ozon kokusunun
haşhaş tarlalarının
rüzgârlarının esintilerinin
ölülerin yüzlerine yapışan
başka bir dünyaya geçişin
enerjisinin tren duraklarındaki
durgun serinliklerine iniyor
hiçbir şey göremiyorum
kalın yalnız sürtükçe gibi
garip tek başına
bırakılmış kendi
yaşantısında şevkli
bir sözcüğü bile
demir kurşun üzerinde

Yazar hakkında

Yorum Ekle

Yazan: Yılmaz