İnsan ve İmgesi

İ

       Kendinden başkasını sevmeyen biri, en güzel insan sanıyormuş kendini. Aynaları bozuk olmakla suçluyormuş. Bu aldanış içinde pek de mutluymuş.
       Talih perisi bir hayli uğraşmış, saplantısından kurtarmak için adamı; boyuna sürüyormuş gözleri önüne bayanların sessiz danışmanlarını; evlerdeki, dükkânlardaki aynaları; Çapkınların ceplerindeki, güzellerin kemerlerindeki aynaları.
       Ne yapsa beğenirsiniz bizim Narsis? İn cin uğramaz yerlere gitmiş, Aynalara dayanamaz olduğu için. Ama gittiği ıssız yerde pırıl pırıl bir kaynaktan çıkan derede görmüş yine kendini, küplere binmiş. “Burada da çıktı karşıma,” demiş. “Bu aslı astarı yok görüntü.”
       Elinden gelen her çareye başvurmuş, suya çevrilmesin diye gözü. Ama o kadar güzelmiş ki dere, bir türlü ayrılamıyormuş biçare. Anlıyorsunuz değil mi?
       Nereye getirmek istiyorum sözü? Hepinize söylüyorum: Gerçeğe böylesine sırt çevirme, hepimizin beslediği bir hastalıktır. Ruhumuz, bu kendine âşık adam, aynalar… Hep başkalarının sersemlikleri. Aynalar, bizim kendi kusurlarımızı olduğu gibi gösteren ressamlardır. Dereye gelince, bilmeyen var mıdır dereyi? La Rochefoucault’nun Özdeyişleri…

Yazar hakkında

Yorum Ekle

Yazan: Sevgi