Folklorumuzdan: Yerel Ağızlar
Folklorumuzdan: Yerel Ağızlar

Folklorumuzdan: Yerel Ağızlar

Diyorlar Bizde…

Düzgün, mısmıldır; başörtüsü, bürük,
Lahana, kelem; dağ armudu, çördük,
İştaha mada, azıcığa eccük,
Alkışa da çepik diyorlar bizde…

Merdiven, badaldır; sebze de zavzu,
İğneye biz derler, dibeğe sohu,
Sitil, kovadır; ceket ise saku,
Sedire de mahat diyorlar bizde…

Behni, yem yeridir; arazi, yazu,
Göcek, köşedir; yumruk ise muşmu,
Balçığa lığırt, ev duvarına çamdu,
Civcive de cücük diyorlar bizde…

Banyo yapmak, yunmak; bol ise foltah,
Hindi, culuhtur; sac ekmeği, cızlah,
Patatese gostil, sahiye essah,
Kızılcığa zoğal diyorlar bizde…

Takunya, nalindir; çok fazla, zebil,
İçi boş, küfüktür; katmerse, hetil,
Şubata gücük; yatağa da mitil,
Belkiye ellağam diyorlar bizde…

Biber, issottur; sırık ise herek,
Elbise, urbadır; kilitse firek,
Fasulye, çiğit; raf ise terek,
Muşmulaya töngel diyorlar bizde…

Salon, hayattır; sürekliyse fasa,
Keh, uçurumdur; sığ yer ise yoha,
Aşgana, mutfak; işteyse deydaha,
Çınara kavlağan diyorlar bizde…

Ağleş, dur demek; yazma ise çember,
Ahacuk, iştedir; bakır kap lenger,
Yufkaya işkefe; salçaya pelver,
Mandaya da kömüş diyorlar bizde…

Azıcık, bidıhım; tatsızsa sarsuh,
Boduç, su kabıdır; ayran da gatıh,
İşkembeye mimbar; çiviye de mıh,
Bileziğe kolbağı diyorlar bizde…

Şip, çabuk demek; rezil de ilezir,
Foruz, horozdur; kevgir de ilistir,
Kaynağa göze; peçeteye peşkir,
Geçen yıla bıldır diyorlar bizde…

Keçi, eliktir; kedi yavrusu, enük,
Piliç, feriktir; böcek ise böcük,
Fareye sıçan, eşşeğe de kölük,
Kaplumbağaya tosbağa diyorlar bizde…

Kızılcık, kirendir; sincap ise câlit,
Pancar, pazudur; meşe ise pelit,
Cevize, koz; yemek suyuna tirit,
Karpuza da bostan diyorlar bizde…

Kısa yol, kesedir; köşe de çene,
Üzüm dalı, tevek; tane de dene,
Salatalık, hıyar; yineye gene,
Kahveye de gayfe diyorlar bizde…

Orak, galuçtur; un kabı da tirki,
Mandal, kıskaçtır; kova ise helki,
Ayrana, ağartu; ekşiye eşgi,
Kompostoya hoşaf diyorlar bizde…

Deriye gön, virane yere peğ,
Yabaya dirgen, büyük sepete heğ,
Sırığa taya, lavaboya cağ,
Yağ kabına şapşal diyorlar bizde…

Sopa, kötektir; hafif ise yeğnik,
Çit, fıraktudur; kümes ise pinnik,
Köşeye göcek; sıraya ise keşik,
Kilime de cecim diyorlar bizde…

Kürek, güdeldir; zehir ise ağu,
Sert, yitidir; damat ise güyoğlu,
Sıkıya kip; büyük fareye geloğu,
Çapaya da meğel diyorlar bizde…

Ham karpuz, şalak; ibrik ise ırbıh,
Yatak, döşşek; küçük bakraçsa cındıh,
Şala atgu; küçük sepete gıdıh,
Çamaşıra esvap diyorlar bizde…

Ezgi, gaydadır; saklanbaç, sinnenbit,
Patırtı, velvele; çekirdek, çiğit,
Tepsiye sini, araca vesayit,
Makarnaya erişte diyorlar bizde…

Tekme, tepiktir; tırmıksa gelberi,
Cımbız, mangaştır; elbise enteri,
Nisana abrul, Ocağa zemheri,
Aralığa garagış diyorlar bizde…

(TOKAT/Niksarlı Tarih Öğretmeni M. Necati Güneş)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir