Uyku Cücesi

U

       Bir varmış, bir yokmuş…
       Evvel zaman içinde kalbur saman içinde Uykular ülkesinde, uykuların en derin yerinde bir uyku cücesi yaşarmış. Uykular ülkesindeki evinde sabah akşam uyuklarmış. Dünya üzerindeki çocuklardan biri uyumak istemediğinde uyku cücesinin kulakları çın çın çınlar, gözleri fal taşı gibi açılır, yerinden fırlayıp o çocuğun bulunduğu eve gidermiş. Çocuğun odasına girdiğinde, elindeki değneği çocuğun gözlerine doğru uzatır, kirpiklerine bir iki kere vururmuş. Böylece uyumayan çocuk, horul horul uyumaya başlarmış.
       Günlerden bir gün Jan adında bir çocuk televizyonun karşısında biraz fazla kalmış, böyle olunca da uyku saatini kaçırmış. Bu sırada uykular ülkesindeki uyumakta olan uyku cücesinin kulakları çınlamaya, gözleri faltaşı gibi açılmaya başlamış. Hoplamış, zıplamış bir adımda Jan’ın odasına gelmiş. Elindeki uyku değneğini çocuğun gözlerine doğru uzatıp, kirpiklerine bir iki kere vurmuş. Jan gözlerini daha çok açıp uyku cücesine bakmış. Uyku cücesi elindeki değneği tekrar ona doğru uzatmış. Jan değneği eliyle şöyle bir tutmuş ve gülmeye başlamış. Uyku cücesinin başına daha önce hiç böyle bir şey gelmemiş, o yüzden şaşırmış, afallamış. Değneğini Jan’ın elinden almak için çekmiş. Jan kıkır kıkır gülmeye başlamış. O kadar çok gülüyormuş ki, uyku cücesi telaşlanmış. Çünkü biraz sonra Jan’ın annesi odanın kapısını açmış. Uyku cücesi aceleyle kendini yatağın altına atıp, saklanmış. Çünkü, günün birinde çocukların dışında biri uyku cücesini görürse, bir daha uykular ülkesinden çıkamazmış.
       Annesi Jan’ı yanaklarından öpmüş ve uyuması için ona bir masal anlatmış. Bu arada bizim uyku cücesi, annenin anlattığı masaldan çok etkilenip, yatağın altında uyuyakalmış. Bir saat kadar sonra Jan yatağından aşağı inmiş, uyku cücesinin kulağının dibine yaklaşıp “Böööö!” diye bağırmış. Uyku cücesi aniden uyanınca kafasını yatağa çarpmış, sonra da Jan’ın ağzını kapatmış. Jan ağzı kapalı olduğu halde gülmeye devam etmiş. O kadar çok gülüyormuş ki, Uyku cücesi Jan’ın annesi odaya tekrar gelir diye telaşa kapılmış. Hayatında ilk defa bir çocuğu uyutmayı başaramıyormuş. Jan’ın karşısına çıkıp, eliyle sus işareti yapmış. Jan susmuş, ondan sonra takla atmaya başlamış, Jan merakla onu izliyormuş. Uyku cücesi birden bire Jan’ın yanına hoplayıp, gözkapaklarını elleriyle çekiştirmeye başlamış. Jan gözlerini açmaya çalışıyor, uyku cücesi kapatmaya uğraşıyormuş.
       Birkaç dakika sonra uyku cücesi Jan’ın gözkapaklarını bırakmış, “Sen neden uyumuyorsun çocuk?” diye sormuş. Çocuk biraz da ağlamaklı gözlerle ona bakmış ve ”Sen kimsin?“ diye karşılık vermiş. Uyku cücesi; “Ben uyku cücesiyim, uyuyamayan çocuklara masal anlatır, değneğimle göz kapaklarında dolaşır, onları uyuturum.” “ demiş.
       Jan tekrar kıkır kıkır gülmeye başlayarak;
       ”İyi ama ben bütün gün uyudum zaten, o yüzden uyuyamıyorum,“ demiş.
       Sahiden de Jan, o gün okuldan geldikten sonra biraz yatmış ama 6 saattir uyuyormuş zaten… Uyku saati biraz karıştığı için de şimdi uyuyamıyormuş işte…
       Uyku cücesi ona, uyku saatlerine dikkat etmenin ne kadar önemli olduğunu anlatmış bütün gece. Çocukların günde en az 12 saat uyumaları gerektiğini, uyku düzenlerini bozduklarında işlerin karışacağını söylemiş. Jan ile birlikte gün ışıyana kadar konuşmuşlar. En sonunda Jan sabaha karşı uyuyakalmış. O gece Jan’dan başka hiçbir çocuk uykusuz kalmamış, uyku cücesini bu yüzden de çağıran olmamış.
Uyku cücesi ise, hayatında ilk defa karşılaştığı bu olay sayesinde, o gece yeni bir şey öğrenmiş. Şimdi nerede miymiş? Tabiî ki Uykular ülkesinde… Aranızdan biri uykusuz kalırsa bir gece yanınıza gelecek, küçücük değneğini gözlerinizde gezdirecek ve size masallar anlatacakmış…
       Uyku cücesi şu anda uyuyor, sessiz olun çocuklar…

Yazar hakkında

Yorum Ekle

Yazan: Sevgi