Jülide Gülizar (Çalınmış Yaşantı)

J

Kötü yeller savruluyor başımızdan nicedir
Mendil yerine sallıyorlar beyaz ellerini ölüler
İşte bu kapkara gecelerden ak-pak çıkmıştık
Bu acıkmışlık
Bu özlem insanlara

Bak bunlar bizim çocuklar bilmeyip eskittiğimiz
Bunlar içimizdeki doymazlıklar ondan ötürü
Bu, büyüyen kinlerle açıldığımız sabahlara
Bu, okkalı küfürler savurup tükürdüğümüz
Bu, bir kez yüreciğimizi açmışlığımız
Tutup bir parçasını vermişliğimiz üstüne üstlük

Şimdi bir deli sokağında Ankara’ların
Deli dolu arandığımız güpegündüz
O takma bakışlarla şaşkın gözlerimizde
Bir ince yağmurla birlik gidişimiz yeniden

Bunlar daha dünkü saçların upuzun iki örgülü
Bunlar -kocaman ağlardı gecelerde- çocuk gözlerin
Yarınlar umduğumuz ışıklı büyük
Ölümsüz inandığımız bembeyaz sevdiğimiz

Bunlar bir sisli ortamda bıraktığımız yaşantılar
Bunlar gittikçe büyüyen ışıklar –yeniden getiremez-
Uzak Mersinler, uzak Nejatlar Muallâlar
Sonra yeniden yarınlar kurduğumuz
Yeniden büyüdüğümüz geceler

Bunlar nasıl bırakmıştık kendimizi, nerde ne gün tümden unuttuğumuz
Ne derin sevdiğimiz gözlerini o deniz gecesinde
Nasıl dikey gittiği sulara vapurumuz
Bir yanıp bir söndüğü karanlıkta sigaraların
Öl denende hilafsız öldüğümüz gözümün bebeği

Sonra bir gece yarısı terk ettiğimiz evleri sokakları
Tüm değerleri bir kalemde geçtiğimiz
Cebimizde kimliğimiz içimizde bıçak sevgiler
Bu kendi başına gittiğimiz
Dağ başlarında gecelediğimiz, ateşler yakıp ısındığımız
Otlardan yatak dikenlerden yastık yaptığımız
Sonra kenetlenip yattığımız sabahlara kadar

Bir deniz gecesi başladığı -aylar sonra-
Saçlarımızdan denizler damladığı, üşüdüğümüz
Bunlar gemilere el salladığımız
Hayasız türküler söylediğimiz kaptanlara
Tayfalara tütün ve çıplak resimler verdiğimiz

Bunlar adımızın duvarlara asıldığı, tellâllar bağırdığı
Duyduğumuz aldırmayıp geçtiğimiz
Uzak şehirlerde bizi bilmedikleri
Bunlar bir mağara gecesinde silah sesleri
Delik deşik olduğumuz baştan ayağa
Bu candarmaların ardımıza düştüğü –tutulduğumuz-
Bunlar hınçla parlayan gözler -bırakıp gittiklerimiz-
Günde beş öğün öldüklerimiz sonra

Tutunacak bir dal aradığımız bütün gücümüzle sarmaya
Kurtarmak istediğimiz gözlerimizi bu ipsiz yaşantıdan
Kendimizden sıyrılıp, sonra dönüp bulduğumuz kendimizi yeniden
Yenilemek istediğimiz eskidikçe

Bunlar ne seni bulduğumuz sokakta
Ne kendimizi -gitti giden-
Bu bir kalın çizgi orta yerde ötesi yasak
Bu en tedirgin noktasında bölündüğü düşlerimizin
O ağır o Allahsız gecelerin ardında
Uzak senleri düşündüğümüz

Yazar hakkında

Yorum Ekle

Yazan: Yılmaz