Boğaz’ın Son Köyü-FENER

B

     Venedikli bir korsan olan Roke, Constantinople’u ziyaret ettiğinde Fener Köyü’ne âşık olmuş ve buraya yerleşmeye karar vermiş. Yıllarca Akdeniz, Karadeniz ve Adriyatik’te topladığı ganimetleri Fener Köyü’nde biriktirmiş. Roke Taşı da bu korsandan köylülere kalan tek yadigâr. Fener Köyü’nde 7’sinden 70’ine herkes bu efsaneye inanıyor. Roke Taşı’nın yerinde bugün Roke Restoran var. Balık ürünleri ve lezzetli mutfağıyla Roke, İstanbul sosyetesini bile cezbetmeyi başarmış.
     Fener Köyü, İstanbul Boğazı’nın Karadeniz’e açılan son noktası. 1980’li yıllarda Boğaz Komutanlığı’ndan izin almadan kimse giremezmiş bu köye. “Belki de bu yüzden kendi yağımızla kavrulmaya alıştık,” diyor köyün ihtiyarları.
     Fener Köyü’nde 2 bine yakın nüfus yaşasa da, erkeklerin hepsi balığa çıktığı zaman mistik bir deniz köyüne bürünüveriyor.
     Fener Köyü’nün en büyük özelliği her zaman rüzgâr alması; Karadeniz’in o vahşi dalgaları, Boğaz’ın başlangıç noktası olan Fener Köyü’nde kırılmaya başlıyor. Balıkçı barınağı adı verilen 150 teknelik minik liman, her zaman derin bir sükûnet içinde, Fener balıkçılarının dönüşünü bekliyor. “Ekmek aslanın ağzında değil, midesinde!” diyor yaşlılar. Köyün % 99’u balıkçılıkla uğraşıyor. Balık olmayınca, geçim sıkıntısı çekiliyor. Kimi zamanlar geriye dönemeyenler de oluyor maalesef…
     Fener köylülerinin gururu olan 594 yıllık Kale, Cenevizliler tarafından Boğaz’ı korumak ve kontrol etmek amacıyla yapılmış. O dönemde stratejik önemi olan kale, bugün kaderine terkedilmiş yıkılmayı bekliyor. Köy halkı kalenin onarılması için geçmişte çok sayıda müracaatta bulunmasına rağmen, bu girişimleri başarısızlıkla sonuçlanmış.
     Köyün bir diğer özelliği de, burada sadece Rizelilerin yaşıyor olması; tabii muhacırları da unutmamak gerek. 1934 mübadele döneminde, Bulgaristan’dan çok sayıda Türk, Fener Köyü’ne yerleştirilmiş. Böylece muhacır ve Karadeniz kültürleri birleşmiş.
     Kadınlar genelde evde oturmayı yeğlerken, kimi zaman ağların tamiri ve hazırlanmasında eşlerine yardımcı oluyorlar.

Yazar hakkında

Yorum Ekle

Yazan: Yılmaz