Folklorumuzdan: Deyimler

F

     Çokluk gerçek anlamı dışında bir anlam taşıyan kalıplaşmış sözlere deyim denir. Kısa ve özlü anlatım aracıdır. En az iki kelimeyle kurulur. Teşbir, istiare, mecaz ve kinaye unsurlarıyla bir olayı tasvir veya ifade eder.
     Deyimler, şekil bakımından, “ağır başlı” gibi söz öbeği durumunda ve “dostlar alışverişte görsün” gibi cümle alışverişinde bulunurlar.
     Asıl karakterleri, bir kavramı belirten özel anlatım kalıbıdır. Atasözleri gibi hüküm anlamları yoktur. “Bitli baklanın kör alıcısı olur,” atasözüdür. Çünkü bitli baklanın kör alıcısı olur; bu genel bir kuraldır. “Atı alan Üsküdar’ı geçti,” deyimdir. Çünkü her zaman atı alan Üsküdar’ı geçmez; bu genel kural değildir. Bir hüküm anlamı taşımaz.
     Deyimler, bir kavramı özel kalıp içinde veya çekici bir anlatımla belirtirler. Atasözlerinin özelliği ise, yol göstermek, öğüt vermektir.
     Bazı sözlerin atasözü veya deyim oluşu yoruma bağlıdır. “Çam sakızı çoban armağanı” dediğimiz zaman, zengin olmayan kimsenin armağanı, pahalı bir şey olmaz, diye yorumlarsak atasözü, sunduğum şey değersiz ama gücüm ancak buna yetiyor, diye yorumlarsak deyim olur.
     Bu sözler, fiil çekiminin değişmesiyle atasözü iken deyim, deyim iken atasözü durumuna geçer. “Dağ yürümezse abdal yürür” atasözü, “dağ yürümezse abdal yürüsün” deyimdir.

* Armut piş, ağzıma düş.
* Atı alan Üsküdar’ı geçti.
* Ayıkla pirincin taşını.
* Başlı başına.
* Bir taşla iki kuş vurmak.
* Cart kaba kâğıt.
* Çam sakızı çoban armağanı.
* Dağ yürümezse abdal yürüsün.
* Danışıklı dövüş.
* Dirsek çevirmek.
* Dişe dokunur.
* Dostlar alışverişte görsün.
* Eli bayraklı.
* Gel zaman git zaman.
* Gönül almak.
* Halep oradaysa arşın burada.
* İçinden pazarlıklı.
* Suya sabuna dokunmadan.
* Tut kelin perçeminden.

Yazar hakkında

Yorum Ekle

Yazan: Yılmaz