Genel Kültür Notları (13)

G

DÜNYANIN TRAFİK DÜZENİ
     Hangi ülkede, yolda kimin hangi taraftan, araçların hangi yönden gidip geleceği konusunda oldukça ilginç bilgiler var. Bu konuda ilk bilgiler M.Ö. 1100 yılında Çin’deki bir düzenlemeye ait. Çin’de o tarihte yolun sağ tarafı erkekler, sol tarafı kadınlar, ortası ise yük taşıyan araçlar ve hayvanlar için ayrılmış.
     Bugünkü düzenlemede soldan akan trafik veya sağdan direksiyonlu araçlar söz konusu olduğunda insanın aklına “İngiliz sistemi” geliyor. Nüfusu 8 milyarı bulan dünyada, yaklaşık 2,5 milyar kişi bu sisteme göre hareket ediyor. Oysa trafikte soldan gitmenin tarihi İtalya’ya, daha doğrusu Papa VIII. Boniface dönemine dayanıyor.
     Papa Boniface M.S. 1300 yılında “Bütün yollar Roma’ya çıkar” diyerek, Hıristiyanlara günahlarından arınmaları için bugünkü Vatikan’a gelmeleri çağrısında bulundu. O yıl 2 milyon kişinin ziyaret ettiği Roma’nın yolları ise böyle bir çoğunluğu kaldıracak kapasitede değildi. Bunun üzerine yollarda çıkacak karmaşayı önlemek amacıyla Papa Boniface, yolun solundan gidilmesi gerektiği şartını içeren bir çeşit trafik yasası çıkardı. Papa Boniface, “Hacılar buraya gelirken soldan gelsinler” talimatı ile modern anlamda trafik kurallarının temellerinin atılmasını sağladı. Böylece, dünya nüfusunun 1/3’ü “İngilizlere özgü” olarak bilinen bu sistemle trafikte seyahat eder hale geldi.
     Ortaçağ’da, yani bundan 700 yıl önce herkes İngilizler gibi yolun solundan gidiyordu. Nedeni ise, yolda yürürken karşınıza çıkacak kişinin niyetini bilmediğinizden, gerektiğinde kılıcını daha rahat kullanabilmekti. Çünkü çoğunlukla kılıç sağda taşınıyordu.
     Günümüzde trafiğin soldan işlediği ülkelerin büyük bir çoğunluğunu, daha önce Britanya İmparatorluğu’nun sömürgesi olan ülkelerin oluşturması dikkat çekiyor. Japonya, Endonezya, Mozambik ve Tayland gibi ülkeler ise bu durumun dışında kalıyor.
     İtalya, Çin, Kanada, İsveç, İzlanda ve ABD gibi birçok ülke trafiğin akışını soldan sağa değiştirenler arasında yer alırken, sistemi sağdan sola değiştiren tek örnek ise bir Japon adası olan Okinawa oldu.
     İsveç’te ise 1955 yılında düzenlenen halk oylamasında %82,9 oranında “hayır” çıkmasına rağmen, parlamento trafik akışını soldan sağa değiştiren yasayı onayladı. Böylece, araçların büyük bir çoğunluğu soldan direksiyonlu olan İsveç, sınır komşuları Norveç, Finlandiya ve Danimarka’da uygulanan trafik sistemiyle uyum sağlamış oldu. Farklı ve ilginç şeylerin kısa sürede popüler olduğu Japonya’da soldan direksiyonlu otomobil kullanmak saygınlık göstergesi olarak kabul ediliyor. Kıta Avrupa’sına uyum sağlamak isteyen İngiltere’de de 1960 yılında trafik akış yönünü değiştirmek için çalışmalara başlandı ancak milyarlarca sterline mal olacağı ortaya çıkınca vazgeçildi. Bugün toplam 66 ülkede, Türkiye’nin tersine trafik soldan akıyor.

TRAFİK LAMBALARININ 105 YILLIK TARİHİ
     Trafiğin kontrollü bir biçimde yönlendirilmesi amacıyla gerekli noktalara konulan uyarı araçları olan elektrikli trafik lambalarının 105 yıllık tarihi… Sokaklara adımımızı attığımız günden itibaren eğitimini aldığımız ilk kurallardan biridir, “kırmızıda dur”, “sarıda hazırlan” ve “yeşilde geç”…
     Üç ayrı rengin dönüşümlü olarak yandığı bu uzun direkler; kavşaklarda, yaya geçitlerinde ve şehirlerin önemli noktalarında hem sürücüler hem de yayalar için hayati önem taşır.
     5 Ağustos 1914’te ABD’nin Ohio-Cleveland kentinde hizmete giren ilk elektrikli trafik lambasıyla başladı her şey…
     İlk elektriksiz trafik ışığı 1868’de Londra’da kullanılırken, Türkiye’de ise ilk elektrikli trafik lambası 1929’da İstanbul sokaklarında yanmaya başladı.
     Elektrikli olmayan ilk trafik lambaları yedi metre yüksekliğindeki demir kolonlar üzerinde Londra’nın Parlamento Alanı’nda, Bridge Caddesi ile New Palace Yard Caddesi’nin birleştiği köşeye konularak 10 Aralık 1868 günü hizmete girdi. Saxby & Farmer şirketi tarafından yapılan bu ilk trafik lambasında, kırmızı ve yeşil renkli iki fener dönmeli olarak yanıyordu. Kırmızı “dur”, yeşil ise “dikkat” anlamına geliyordu.
     Fenerlerin yer aldığı bu lambanın ardından elektrikli trafik lambalarının ilki ise 5 Ağustos 1914’te, ABD’nin Ohio-Cleveland kentinde hizmete girdi. American Traffic Signal Co. adlı şirket tarafından üretilen 5 metre yüksekliğindeki lamba, Euclid Bulvarı ile 105. Cadde’nin birleştiği köşeye dikildi. Bu lambada kırmızı ve yeşil ışıkların dışında bir de uyarıcı ses vardı. Kırmızı ışık “dur”, yeşil ışık “geç” anlamındaydı. Bu ışıkların değişim sürelerine çok az bir süre kala, sesle uyarı yapılıyordu.
     Günümüzdekilere benzeyen ilk elektrikli otomatik trafik lambasını ise ilkokul mezunu ve ABD’deki Cleveland’da Garret Morgan geliştirdi. Morgan, 1923’te bu lambanın patentini aldı. 1963’te de ölümünden bir süre önce lambanın patentini 40 bin dolara General Electric firmasına sattı.
     Morgan’ın lambaları “T” şeklindeki direğin üzerinde kırmızı ve yeşil iki lambadan ibaretti. Çok geçmeden “uyarı” anlamında sarı lamba da ilave edildi ve uygulama bütün dünyaya süratle yayıldı. Aradan geçen yıllara rağmen sarı renk hâlâ “uyarı” anlamında kullanılıyor.

Yazar hakkında

Yorum Ekle

Yazan: Yılmaz