Kurbağa İle Öküz
Kurbağa İle Öküz

Kurbağa İle Öküz

       Bir varmış, bir yokmuş…
       Bir su birikintisinin karşısında iki kurbağa varmış. Biri baba, biri yavrusuymuş.
       Küçük kurbağa;
       “Oh babacığım! O denli korkunç bir canavar gördüm ki… Başındaki boynuzları bir dağ gibi büyüktü. Kocaman bir kuyruğu vardı. Tırnakları da ikiye ayrıktı,” demiş.
       Baba kurbağa;
       “Uzatma yavrum, uzatma!” diyerek onu susturmuş. “O canavar dediğin, bir öküzdür. Hem söylediğin gibi de büyük değil. Olsa olsa benden biraz daha iricedir. İstersen ben de onun gibi olabilirim.”
       Yavru kurbağa bu sözlere inanmamış. Babasına, “olamazsın” der gibi bakmış.
       Babası bakışlarından ne demek istediğini anlamış. Ona;
       “Bak şimdi olacak mıyım, olmayacak mıyım?” demiş.
       Sonra kendisini şişirmiş de şişirmiş.
       “Bu denli büyük müydü?” diye sormuş.
       Küçük kurbağa;
       “Oh, ondan çok büyük,” diye yanıt vermiş.
       Baba kurbağa, tekrar kendini şişirmeye başlamış. Şiştikçe şişmiş… Sonra küçük kurbağaya;
       “Öküz, bundan da mı büyüktü?” demiş.
       Küçük kurbağa;
       “Daha büyüktü baba, çok daha büyüktü,” yanıtını vermiş.
       Bunun üzerine baba kurbağa kızmış. Son bir nefes daha aldıktan sonra, kendisini iyice şişirmiş:
       “Öküzün şu durumum kadar büyük olacağına asla inanmıyorum,” demiş.
       Demiş ama demesiyle birlikte patlayıp ölmesi de bir olmuş.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir