Tilkinin Yiyemediği Üzümler

T

       Bir varmış, bir yokmuş…
       Bir akşamüstü koca tilki güneşleniyormuş. Kendi kendine;
       “İkindi kahvaltısında ne yiyeceğim?” demiş. Sonra da;
       “Buldum!” diye düşünmüş. “Geçen gün bir asmanın üstünde üzüm görmüştüm. Daha yeni olgunlaşmıştı. Gideyim de bir bakayım şunlara. Eğer olmuşlarsa kendime bir salkım koparıp yiyeyim.”
       Koşarak oraya gitmiş. Bahçenin çevresinde yüksek bir çit bulunuyormuş. Tilki çitten geçip içeri girmiş. Kendisini evin önündeki çimenliğin üzerinde bulmuş. Koşarak evin arka tarafına gitmiş. Üzümler duvarın üstünde, yüksekçe bir yerdeymiş. Onlara bakarak;
       “Haklıymışım. Üzümler tam yenecek hale gelmiş. Ömrümde hiç bu denli etli ve sulu üzüm görmemiştim,” diye mırıldanmış.
       Ardından; “Kendisini gören var mı?” diye çevresine bakınmış. Hiç kimsecikler yokmuş. En büyük üzüm salkımına ulaşmak için yukarı doğru sıçramış. Sıçramış ama salkımı tutamamış. Tutamayınca da;
       “Tuhaf şey! Düşündüğümden daha yüksekte herhalde,” diye söylenmiş.
       Tekrar sıçramış. Yine ulaşamamış.
       “Biraz daha yüksekte herhalde,” demiş.
       Bir kere daha sıçrayıp da kavuşamayınca, kafası kızmaya başlamış. Terlemiş ve susamış. O üzümlere mutlaka sahip olmak istiyormuş. Üzümleri almayı kafasına koymuş bir kez. Derin bir nefes almış, daha yükseğe sıçramış. Sıçramış ama üzümler hâlâ ulaşamayacağı kadar yüksekteymişler.
       Tilki denemelerine devam etmiş. Yorgunluktan artık sıçrayamayacak duruma düşmüş. Ayakta duracak hali kalmamış. Sonunda o üzümlere hiçbir zaman ulaşamayacağını anlamış. Büyük bir hayal kırıklığına uğramış. Uğramış ama hiç aldırmazmış gibi davranmış.
       “Zaten üzümler de ekşiye benziyor,” demiş.
       Sonra da üzüntü içinde, aç susuz, yorgun argın evin yolunu tutmuş.

Yazar hakkında

Yorum Ekle

Yazan: Sevgi