Sık Görülen Hastalık Guatr

S

     Türkiye’de ilk kez, dünyada ise sadece birkaç merkezde uygulanan “lokal anestezi ile guatr ameliyatı” Doç. Dr. Hasan Acar tarafından yıllar önce gerçekleştirildi. Biz de bu başarılı geçmişinden ötürü kendisi ile bu konuda bir söyleşi yapmak istedik.
     Ülkemizde 8 milyona yakın guatr hastası olduğunu belirten Doç. Dr. Hasan Acar, tiroit bezinin büyümesi ile ortaya çıkan ve Türkiye’nin de içinde bulunduğu Akdeniz kuşağında sıkça görülen guatr hastalığının tedavisinde uygulanan lokal anestezi yöntemi ile hastanın aynı gün taburcu edildiğini söyledi.
     Lokal anestezi ile yapılan guatr ameliyatının en önemli faydasının genel anestezi uygulanamayacak durumdaki hastaların kolayca ameliyat edilebiliyor olmasıdır diyen Dr. Acar, lokal anestezi ile yapılan ameliyatta oluşabilecek bazı komplikasyonların oluşmasının önüne geçmek için ameliyatın mutlaka deneyimli hekimler tarafından yapılması gerektiği konusunda da uyarıda bulundu.
     İyot eksikliğine bağlı olarak Guatr hastalığının az da olsa genç insanlarda görülebileceği gibi sıklıkla 40 yaş sonrasında ortaya çıktığını söyleyen Dr. Acar, kadınlarda daha sık görülen bu hastalığın mutlaka tedavi edilmesi gerektiğini söyledi. Doç. Dr. Hasan Acar, guatr hastalığı konusundaki sorularımıza da şu yanıtları verdi:
     Guatr Hastalığı Nedir?
     Tiroit bezinin büyümesi sonucu ortaya çıkan ve boynun ortasında yutkundukça aşağı yukarı hareket eden ve boyunda şişlikle kendini gösteren bir hastalıktır.
     Ülkemizde guatr hastalığının görülme sıklığı nedir?
     Türkiye, % 30 gibi bir oranda, guatr hastalığının en sık görüldüğü ülkelerdendir. Türkiye’nin tüm bölgelerinde yoğun olarak bu hastalığa rastlamak mümkündür. Karalahana yenmesine bağlı olarak Karadeniz bölgesine ait bir hastalık olduğu düşüncesi ise doğru değildir. Çünkü lahananın içindeki hastalığa neden olacak maddenin etken olması için kişinin her gün en az 4 kilo karalahana yemesi gerekmektedir.
     Guatr neden oluşur?
     Bu hastalığın % 80 nedeni genetiktir. % 20 oranında da iyot eksikliğine bağlı olarak meydana gelir. Özellikle son yıllarda iyot kullanımının teşvik edilmesiyle iyot eksikliğine bağlı guatr hastalarında azalma meydana gelmiştir. Ama iyodun fazla kullanımı da zararlıdır, çünkü normal basit guatrları zehirli guatra çevirme ve nodül oluşumunu hızlandırma riski vardır.
     Kaç tip guatr hastalığı vardır?
     Guatr hastalığının üç tipi bulunmaktadır. Birincisi basit guatr; ki bu tip en yaygın olanıdır ama sorun teşkil etmeyen bir türdür. Sadece boğazda bir kitle olarak görülür. İkincisi % 5-10 arasında kanser riski en yüksek olan nodüler guatrdır. Bu guatrda şişlik içinde ayrıca bir kitle olur. Üçüncüsü ise %0,1 oranında görülen zehirli guatrdır. Yapılan araştırmalarda zehirli guatr hastalarının aşırı hassas ve sinirli olduğu tespit edilmiştir.
     Zehirli guatrın en belirgin özellikleri ve yan etkileri nelerdir?
     Üç tip guatrda da ortak özellik boğazda görülen şişliktir. Zehirli guatrda ise sinirlilik, saç dökülmesi, ellerin titremesi ve terlemesi, kilo kaybı, çarpındı, kalp yetmezliği ve psikolojik sorunlar gibi belirtileri vardır. Ayrıca gebelerde olan zehirli guatr hastalığı, düşüklere, çocuklarda zekâ geriliği ve gelişim bozukluklarına neden olmaktadır. Çocukta hormon yetmezliği gelişme geriliğine neden olmaktadır. Bu nedenle gebelik öncesi mutlaka tiroit testleri yapılarak gebe kalınmalıdır.
     Guatr hastalığının tanısı nasıl konur?
     Boğazda yutkunmakla hareket eden bir kitle olması ve yukarıda görülen belirtilerin varlığı kişide guatr olduğunu gösterir. Hasta kesin tanı konulması için mutlaka bir endokrin uzmanına başvurarak kan testi, iğne biyopsisi ve ultrason yaptırmalıdır. Ayrıca guatr hastaları yukarıdaki belirtiler nedeniyle genellikle kardiyoloji ile psikiyatri servislerine başvurmaktadırlar. Bu da hastaların uzun bir süre yanlış tedaviye maruz kalmasına neden olmaktadır.
     Tedavi yöntemleri nelerdir?
     Üç tip tedavi yöntemi vardır: Birincisi ilaç tedavisi, ağırlıklı olarak zehirli guatrlara uygulanan bir yöntemdir. İkincisi cerrahi müdahaledir. Nükseden vakalarda ise ameliyat yöntemi uygulanmaktadır. Eğer ilerlemiş bir kanser vakası var ise, bunlarda da atom tedavisi dediğimiz radyoterapik bir yöntemi uygulamaktayız.

Yazar hakkında

Yorum Ekle

Yazan: Yılmaz