Genel Kültür Notları (15)

G

SİNEMA TARİHİ
     1839’da fotoğrafın bulunmasından sonra, hareketi eşit ve çok kısa aralarla sabit fotoğraflar olarak saptayan Edward Muybriagef, yan yana dizdiği fotoğraf makineleriyle, koşan bir atın görüntülerini saptayan Muybriagef, 1877’de dönen bir disk içine yerleştirdiği bu fotoğraflarla da hareketli bir görüntü yaratmayı başardı.
     Thomas Alva Edison ile yardımcıları William Kennedy ve Laurie Dickson’ın yaptıkları kinetograf isimli makine, kameranın ilk biçimi olarak ortaya çıktı. Bu aygıtla, kenarlarına düzenli delikler açılmış 15 metrelik filmler üzerine saniyede 40 görüntü saptanabiliyordu. Edison, kinetoskop adını verdiği bir gösterim aygıtı aracılığıyla da bu görüntüleri hareketli bir biçimde yürütmeyi başardı. Ama bu aygıt, gözlerini iki küçük deliğe dayayan belli bir izleyici tarafından kullanılabiliyordu. Kinetoskopların ticari olarak satışa sunulmasıyla birlikte Edison, kitlesel film çekimi yapılabilen ve güneşin durumuna göre tekerlekler üzerinde döndürülen ilk film stüdyosu Black Maria’yı inşa etti. Kinetoskopu Paris’te bir sergide gören Auguste ve Louis Lumiere, sinematografi adı verilen aygıtı geliştirdiler. Elle çalıştırılabilen bu aygıt, hem film çekimi ve gösterimi yapabiliyor hem de 10 kg. dolayındaki ağırlığı sayesinde, istenen yere taşınabiliyordu. Lumiere Kardeşler ilk gösterilerini 28 Aralık 1895’te Paris’te, Capucines Bulvarı’ndaki Grand Cafe’de gerçekleştirdiler ve bu gösteri sinemanın başlangıcı olarak kabul edildi. 

TÜRK SİNEMA TARİHİ
     Türkiye’de ilk film gösterimi, Bertrand adlı bir Fransız’ın 1896’da, Yıldız Sarayı’nda yaptığı gösterimler ile başlamıştır. Daha sonra ise Sigmund Weinberg’in 1908 yılında Beyoğlu’nda açtığı  ‘Cinema Pathe’ Türk sinemasının ilk sinema salonu oldu. İlk Türk sinema gösterimi de Cevat Boyer ile Murat Bey’in Şehzadebaşı’nda 19 Mart 1908’de başlattığı gösterimdir.
1.
Dünya Savaşı’nda Osmanlı Devleti’nin isteğiyle yedek subay Fuat Özkınay, “Ayastefanos’taki Rus Abidesinin Yıkılışı” adını taşıyan Türk Sinema Tarihi’nin ilk filmini 14 Kasım 1914’te çekti. Tarihi anısı olan ve 150 metre uzunluğundaki belgesel, Türk sinemasının başlangıcı kabul edilir.
     Filmin günümüze kadar ulaşamamasından dolayı, filmin hiç var olmadığına dair şüpheler de mevcuttur.
     Bu filmin ardından da Muhsin Ertuğrul 1828’de ilk sesli Türk filmi “İstanbul Sokaklarında” ve 1953 yılında da ilk renkli Türk filmi “Halıcı Kız” filmini çekti. Bu film, Muhsin Ertuğrul’un çektiği son film oldu. 

OSCAR’IN ÖYKÜSÜ
     Oscar ödüllerini veren Amerika Sahne Sanatları ve Bilimler Akademisi, 4 Mayıs 1927 tarihinde kuruldu. İlk olarak 36 üye ile kurulan Akademi’nin, şu andaki üye sayısı 5 binin üzerindedir.
     Kurulduğundan bir hafta sonra 11 Mayıs’ta toplanan Akademi üyeleri, sanatçılara bir ödül verilmesini kararlaştırdı. Metro Goldwyn Mayer’de sanat yönetmeni olan Cedric Gibbon, o anda bir film makarası üzerine, elinde kılıç tutan bir şövalyenin taslağını çizdi. Bu film makarasının beş halkası, Oscar ödüllerinin verildiği beş ana dalı temsil ediyordu. Taslak, 1928 yılında George Stanley adlı heykeltıraş tarafından heykel haline getirildi. Akademi’nin sekreteri, heykeli gördüğünde, “Oscar amcama ne kadar çok benziyor” deyince, heykelciğin adı da Oscar olarak kaldı.
     İlk Oscar ödülü töreni, 16 Mayıs 1929’da yapıldı. Gecenin biletleri 10 dolardan satıldı ve törene 250 kişi katıldı. Oscar töreni tarihi boyunca sadece üç kez ertelendi. 1938 yılında Los Angeles’daki sel dolayısıyla tören bir hafta geç yapıldı. 1968 yılında ise Martin Luther King’e saygı dolayısıyla, 1981’de Ronald Reagan’a suikast girişimi nedeniyle 24 saat ertelendi.
     1929’dan beri dağıtılan Oscar heykelciği, 33,2 cm yüksekliğinde ve 3.855 kg ağırlığındadır. 1942’den, 2. Dünya Savaşı’nın sonuna kadar verilen Oscar ödülleri plastikten yapılmıştı. Savaş sonrası plastik heykelcikler, altın kaplamalı Oscar heykelciğiyle değiştirildi.    

Yazar hakkında

Yorum Ekle

Yazan: Yılmaz