Antalya Düden ve Şelâleleri

A

     Debileri, mevsimlere göre değişen akarsuların çoğu, yazın gelmesiyle kurumaya yüz tutar. Sonbaharla birlikte artan yağışların beslediği yenilenen akarsuların coşkusu, ilkbahar’da Toroslar’daki karların da erimesiyle doruğa ulaşır. Dağlar arasından kızgın bir biçimde ve korkunç gürültülerle akan bu sular, ovalara inince uysallaşır; hırçınlıkları da azalır. Çam, söğüt veya zakkum gibi ağaçların arasından kıvrıla kıvrıla akarlar. Yolculuklarının sonunda ise, ya yüksek bir falez üzerinden denize düşerler ya da yumuşak bir kumsal yatağında denize kavuşurlar.
     Bu bölgedeki akarsuların ortak amacı Akdeniz’e ulaşmaktır. Bu amaçla Toros Dağları’nın yamaçlarından itibaren, bazen yer üstünden, bazen de yer altından ilerleyerek, oldukça ilginç yolculuklar yaparlar. Yolculukları sırasında da eşine ender rastlanır güzellikte çağlayanlar oluştururlar. Toroslar’ın güneyindeki kaynaklardan çıkan akarsuların, geçtikleri yerlerde veya denize dökülürken oluşturdukları inanılmaz güzellikteki çağlayanlar, izlerken insana huzur veren manzaralar yaratır.
     Antalya ve çevresinde bulunan, 20’nin üzerindeki çağlayanlardan en güzel ve dikkat çekici olanları, Antalya’nın 15 km kuzeyindeki Düden Şelalesi, 18 km doğusundaki Kurşunlu Şelalesi ve Manavgat’ın 3 km kuzeyindeki Manavgat Şelalesidir.

     KURŞUNLU ŞELALESİ
     Kurşunlu Şelalesi, Antalya bölgesinin sahip olduğu irili ufaklı pek çok piknik alanı ve şelale arasında bitki zenginliği yönüyle en dikkat çekici olanıdır. Etrafındaki piknik alanları ve şelalelerden inen suyun akıp gittiği küçük bir derenin kenarında yer alan yaya gezinti yolunun güzelliği, şelalenin yarattığı serinleme etkisiyle birleşerek inanılmaz keyifli anlar yaşamanızı sağlar. Patikadaki gezintiniz boyunca binlerce bitki türünü görebilme şansını size sunar.
     Şelaleye, piknik alanının içinden merdivenlerle ulaşılıyor. Şelale, 10 metre yükseklikten düşerek derin bir göl oluşturmuş. Sık yeşillikler, tatlı su kaplumbağaları, yengeçler ve balıklar yaşıyor bu gölette. Göze çarpan güzelliklerden birisi de yapay su değirmeni. Ayrıca bu bölge, 100’ün üzerinde kuş türüne de ev sahipliği yapıyor. Su üzerindeki nilüferler ise kaçırmamanız gereken ayrıntılardan biri.

     YUKARI DÜDEN ŞELALESİ
     “İskender Şelalesi” de denilen bu şelale, Lara yolu üzerinde. Karpuzkaldıran Plajı yakınlarında, şehir merkezine 8 km uzaklıktadır. Şelalenin bulunduğu yer sık ağaçlı ve yemyeşil görünümü ile cenneti andırır. 20 metre yükseklikten dökülen suyun kaynağı, şelaleye 22 km uzaklıktaki “Kırkgöz Mevkii”dir. Şelalenin arkasındaki mağaraya inerek Düden Şelalesini bir de oradan izlemenizi tavsiye ederim. Ayrıca, bu bölgede görülmeye değer kaya mezarları da mevcut.

     AŞAĞI DÜDEN ŞELALESİ
     Düden Çayı’nın, yaklaşık 40 metre yüksekliğindeki bir falezden, bir su bulutu halinde denize dökülmesi ile oluşan muhteşem güzellikteki şelale, hemen yanında bulunan “Gençlik Parkı”ndan veya herhangi bir deniz aracından seyredildiğinde, karşılaşılan manzara insanı rahatlatan, dinlendiren bir tablo gibidir.
     Ancak ve de ne yazık ki, 1960’lı yıllara kadar, Antalya’nın içinden geçen bu akarsu, aynı yerde 30 kadar şelale oluşturuyordu. Geçen zaman içerisinde, akarsuyun akış yönlerinin değiştirilmesi sonucu tükendi ve sayıları birkaç taneye indi.

     MANAVGAT ŞELALESİ
     Antalya’ya 80 km mesafedeki Manavgat ilçesinin 3 km kuzeyinde bulunan ve adını bu ilçeden alan şelale, ırmak sularının 4-5 metrelik bir falezden düşmesiyle meydana gelir. Az bir yükseklikten dökülmesine rağmen geniş bir alan üzerinde gürül gürül akışı görülmeye değer bir manzara oluşturur. Ayrıca Manavgat Irmağı’nı besleyen kaynaklardan en büyüğü olan karstik Dumanlı kaynağı, sol kıyıdaki dik bir kayanın yüzünde bulunan küçük mağaralardan fışkırarak çıkar, duman ve köpük halinde 15 metre kadar yükselerek ırmağa karışır.
     Kent gürültüsünden uzaklaşıp doğa ile baş başa kalmak isteyenler için şelalenin çevresinde uygun piknik alanları tesis edilmiştir. Kökleri ve dalları suya uzanan çınar ağaçlarının gölgesindeki mesire yerinde, sert katmanlardan düşen suyu, suyun içinde direnen ağaçları ve yer yer oluşan küçük anaforları izleyebileceğiniz lokantalar ve seyir terasları da mevcut. Yazın sıcak günlerinde, suyun serinliği ve şelalenin sesi eşliğinde öğle yemeği yiyebilirsiniz, tabii yer bulabilirseniz…

Yazar hakkında

Yorum Ekle

Yazan: Yılmaz