Doğan Bey – Caber Operasyonu (TÜRKİYE-Urfa, Saat 15.45)

D

“Başarı ve başarısızlık madalyonun iki ayrı yüzüdür!”

TÜRKİYE-Urfa, Saat 15.45

       Yüzbaşı Özkan’ın, Jandarma Alay Komutanının yanından iyi duygular içinde ayrıldığını söylemek pek gerçekçi olmazdı. Albay, bodrum katta yapılan sor­gulamanın aniden kesildiğini ve iki gizli servis men­subunun hiçbir şey söylemeden oradan ayrıldığını öğrendiğinde, hatırı sayılır derecede bozulmuş ve yüzbaşıya sert sitemlerde bulunmuştu.
       Onun; “Komutanım… Arkadaşların mutlak bir bil­dikleri ve bu şekilde davranmalarının haklı bir nedeni vardır. En kısa zamanda yeniden sizlerle temas ku­racaklarından eminim. Ben de, gelişen durumlardan sizi anında haberdar edeceğim,” demesi bile, albayın yumuşamasını sağlamamıştı.
       Yüzbaşı Özkan’ın, en çok, telefonla çağırdığı makam aracına binerken komutanın, verdiği selamı al­maması gücüne gitmişti.
       “İşte, en kısa sürede telafi edilmesi gereken noktalardan biri… İplerin kopartılmasına izin veremem,” diye söylendi.
       Peki, Doğan’la Adnan’ın böyle davranmalarının nedeni ne olabilirdi? Sorguladıkları şahsın ağzından çıkan sözler mi onları bu yola sevk etmişti? Neden bilgi ver­meden oradan ayrılmışlar, daha sonra neden kendisini aramamışlardı? Bu kadar acele gitmelerinin çok çok özel bir nedeni mi vardı?
       Yüzbaşı yuvaya döndüğünde hâlâ bu soruların yanıtlarını bulmuş değildi. Suat’la Mehmet, merak içe­risinde onu bekliyorlar, neler olup bittiği hakkında kendilerine bir iki söz söylemesini istiyorlardı. Telsiz ope­ratörü, araç sürücüleri ve hatta diğer görevliler, bütün işlerini bırakmışlar, hepsi bu işe kilitlenmişlerdi.
       Yüzbaşı Özkan;
       “Beni beş dakika kadar yalnız bırakın arkadaşlar!” dedi. “Kendimi toparlamam ve dışımızda gelişen olaylar nedeniyle neler yapmamız gerektiğini düşünmem lâzım. Daha sonra konuşuruz.”
       Bir türlü geçmek bilmeyen o beş dakika sonunda, odasından çıkan yüzbaşı, personeline şu talimatı ve­riyordu:
       “Suat; sen, telsiz operatörüyle birlikte irtibat gö­revini yürüteceksin. Gerek Beş Numara’ya iletilecek de­taylar, gerekse başta İl Jandarma Alay Komutanlığı olmak üzere diğer emniyet güçlerine aktarılacak hu­susların koordinasyonundan sen sorumlusun…
       Mehmet; sen ve ben, iki ayrı ekip olarak araçlarda bekleyeceğiz. Sen kamyonda, yani Land/Rover’da ola­caksın. Kamyon, tam teçhizat harekete hazır olmalı… Doğan Bey’in, onca zaman kaybetmesine rağmen, Caber Operasyonu’nu devam ettireceğinden eminim. Her ne hal ve şartta olursa olsun, o yine Suriye’ye geçecektir…
       İçimde, önemli olayların olacağına dair bir his var. Arkadaşlarımızın çok önemli bir iz üzerinde olduklarını ve sonuca ulaşmak için bir şeyler yapmaya ça­baladıklarını söyleyip duruyor. Bu nedenle, herkes ha­zırlıklı olsun ve kulağını telsizden ayırmasın… Ufak bir işarette harekete geçecek şekilde bekleyeceğiz.
       Bizler en kısa sürede onlara ulaşıp gereken desteği vermeli, onları yalnız bırakmamalıyız.
       Hadi bakalım… Kimsenin soracak bir sorusu yoksa herkes görevinin başına!”

Yazar hakkında

Yorum Ekle

Yazan: Yılmaz