Behramkale; Nam-ı Diğer ASSOS

B

 

     Çanakkale’nin Ayvacık ilçesinde bir kıyı köyü olan Behramkale, nam-ı diğer ASSOS, temiz havası, denizi, bozulmamış bitki örtüsüyle kafa dinlemek isteyenler için ideal bir köşe… Tarihle, mitolojiyle ilgilenenler için de öyle…
     Uzun, geniş plajlar yok Assos’ta. Ama el değmemiş, pırıl pırıl bir deniz var. Ayrıca, aracı olanlar için dolaşılacak çok güzel koylar…
     Assos’ta üç yerde konaklayabilirsiniz. Biri eski çağlarda liman olarak kullanılan yer. Burada oteller ve lokantalar bulunuyor. Konaklanabilecek ikinci yer olan Kadırga, merkezden otomobille 10 dakika uzaklıkta. Geniş bir kumsal, otel, motel ve kampingler var burada da. Bu iki yerleşimin ortasındaki Behramkale köyünde halı ve dantel sergileri, satış yerleri bulunuyor. Köyde halis zeytinyağı, keçi peyniri ve çeşitli baharatlar da bulabilmek mümkün.
     İlk kimlerin yerleştiği bilinmese de, dört bin yıldır kesintisiz biçimde insanların yaşadığı bu tarih zengini yer, Lidyalılardan Romalılara, Bizanslılardan Osmanlılara kadar birçok topluluğa yurt olmuş. 1980 yılından beri zaman zaman değişikliğe uğrayan yörenin kazı heyeti uzmanlarının ifadesine göre; ünlü filozof Aristoteles burada dersler vermiş ve M.Ö. 560’da Lidya tiranı Hermes’in yeğeni ile evlenerek Assos’ta damadımız olmuş.
     Antik kentin nüfusu beş bin dolayındaymış o yıllarda ve Aristoteles’in kent tanımına uygun olarak güney yamaçta gelişmiş. Assoslular korsanların saldırılarından, yağmalarından korunmak için kenti “içeride” kurmuşlar ve kayalığın kuzey bölümünü taş ocağı olarak kullanıp, keserek işledikleri taşlarla inşa etmişler.
     Kentin doğu ve batı olmak üzere iki kapısı mevcut. Bugün kapılar bariz biçimde ortada. Batı Kapısı’ndan girildiğinde yamaçta, önce Gymnasion, sonra Agora yer alıyor. Yanında kentin ticari ve idari kararlarının alındığı meclis binası var. Biraz aşağıda, denize bakan yamaçta ise 4900 kişilik bir tiyatro bulunuyor. M.Ö. 150’de Agora tapınağının üzerine küçük bir Bizans kilisesi de inşa edilmiş. Peki Athena Tapınağı? O, kentin en tepesinde. Mezarlıklar ise kentin dışında. 1881’de ABD’li arkeologlar kazı yapmışlar burada. Daha sonra Türk arkeologları devir almış kazı görevini. Küp ve lahit biçimindeki mezarlardan, ölenlerin sevdikleri eşyalar çıkıyor. 1918’de alınan bir kararla, kazılar 1 sene daha uzatılmış. Çalışmalar tamamlandığında Türkiye’nin en görkemli tarihi kentlerinden biri olacağı daha şimdiden belli Assos’un.

Yazar hakkında

Yorum Ekle

Yazan: Yılmaz