Kireçlenme Nedir?
Kireçlenme Nedir?

Kireçlenme Nedir?

     Eklem kıkırdaklarının hasarı sonucu oluşan ve halk arasında kireçlenme olarak bilinen bir hastalıktır. Genellikle ileri yaş grubunda ortaya çıkan ve özellikle kadınlarda görülen kireçlenme, kişinin yaşam kalitesini oldukça bozan bir durumdur.
     Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Dr. Altuğ Çalışır’ın, eklem kireçlenmeleri hakkında sorduğumuz sorulara verdiği yanıtlar ise şöyle:
     Kireçlenme Nedir?
     Halk arasında kireçlenme olarak bilinen rahatsızlık, aslında eklem kıkırdaklarının hasarı sonucu gelişen bir hastalıktır. Daha çok yük taşıyan eklemlerde, yani diz ve kalça eklemlerinde görülür. Cinsiyet olarak da en fazla kadınlarda ortaya çıkar. Genellikle ileri yaş hastalıkları arasında yer alır.
     Belirtileri Nelerdir?
     Eklem ağrıları, özellikle sabahları hissedilir. Zamanla ağrılar artar. Şişlikler oluşur ve hareket kısıtlılığı yaşanır. Aynı zamanda hareket sırasında, düzgün olmayan kemik yüzeylerin birbirine sürtünmesinden kaynaklanan bir sürtünme sesi duyulur. Bu ses hastalık ilerledikçe belirginleşir ve bunun yansıması olarak hareket kapasitesi de kısıtlanmaya başlar. Bunlara paralel olarak da eklemdeki ağrıların şiddeti giderek artar. Nihayet eklemlerde şekil bozuklukları başlar. Bazen o kadar ilerler ki, kişinin günlük yaşam hareketlerini alt üst edecek duruma gelir. Yürüme bozulur, hatta tamamen kaybolabilir. Hastalarda çömelememe, merdiven çıkamama, çorabını giyememe gibi yakınmalar başlar.
     Teşhis Nasıl Konulur?
     Bu tür şikâyetleri olan hastalar, ortopedi ve travmatoloji uzmanına başvurduklarında, öncelikle hastalığın düzeyi hakkında fikir sahibi olabilmek için ağrı, hareket kısıtlılığı, eklem şekil bozukluğu gibi yakınmaların sıklığı ve şiddeti sorgulanır. Daha sonra eklem muayenesi ile ağrı olup olmadığı, hareket kısıtlılığı, eklem sürtünme sesi bulunup bulunmadığına ve şekil bozukluğuna bakılır. Teşhis için hastanın yakınmaları, muayene ve röntgen tetkikleri yeterlidir.
     Tedavisi Nasıl Yapılmalıdır?
     Kıkırdak hasarının ve eklem şekil bozukluğunun düzeyine göre basit bir ilaç tedavisinden ciddi bir ameliyata kadar geniş bir yelpazede tedavi seçenekleri mümkündür.
     Öncelikle eğer eklem kıkırdak hasarına neden olan ikincil bir romatizmal hastalık varsa, önce o tedavi edilmelidir. Kıkırdak yıpranması olan hastalarda aşırı kilo hem hastalığın ilerlemesini hem de şikâyetlerin artmasını sağlar. Fazla kilolardan kurtulmak çok ilerlemiş kireçlenmelerde fayda sağlayabilir. Tedavi; ilaçla, fizik ve kaplıcayla, son olarak da ameliyatla yerine getirilebilir.
     İlaçla tedavide; çeşitli ilaç seçenekleri söz konusudur. Ağrı kesiciler, adale gevşeticiler, vitamin ve mineral destekleri, kıkırdak onarımını uyararak kireçlenme önleyici ilaçlar önerilebilir.
     Kireçlenme çok ilerlememişse, eklem şekil bozukluğu yoksa hastalar fizik ve kaplıca tedavilerinden fayda göreceklerdir.
     Kıkırdak hasarının çok ilerlediği durumlarda yapılacak hiçbir tedavi hasarı düzeltemez, ancak ağrıyı azaltmaya yönelik tedaviler denenebilir. Hastaya ilaçlar ya da diğer tedavi yöntemleri fayda etmediğinde ameliyat gerekir. Ameliyat kararının verilmesinde hastalığın düzeyi kadar hastanın yaşı da önemlidir. Eklem kıkırdak hasarının tedavisinde protez ameliyatları yapılmaktadır. Bozulmuş kıkırdak dokusu yerine uygun protez uygulanmaktadır. Hem diz hem de kalça protezi ameliyatlarından bir gün sonra hastalar ayağa kalkabilmekte ve eklem hareket rehabilitasyonuna başlanabilmektedir. Eklem hareketleri, eklem şekil bozuklukları düzelmekte ve ağrılar ortadan kalkmaktadır. Ameliyatın dört veya beşinci gününde hastalarımız yürüyerek evlerine gidebilmektedir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir