Doğanın Bayramı Hıdırellez

D

     Dal yeşerip, çiçek açtığında, güneş ve yağmur birbirine uyumlu günler yaşatmaya başladığında, sümbüller, laleler kendilerince söyleşmeye hazırlandığında; bahar, müjdesini verir tüm insanlığa…
     İnsanlık da tarihi boyunca bu müjdeye çeşit çeşit anlamlar yükler… Doğanın bu denli değişiminin ve güzelliğinin kendi yaşamına da yansıyacağını düşünen hemen hemen her toplum, baharın gelişini farklı inanışlarla kutlar. Ve hatta bu günü bayram haline getirir.
     Hıdırellez Bayramı, mevsim dönümünün başlangıcını bildiren, ilan eden ve bu nedenlerden dolayı da şenlikler düzenlenen, bütün Türk dünyasının kutladığı bir bahar bayramıdır.
     İnanışa göre Ruz-ı Hızır (Hızır Günü) olarak adlandırılan hıdrellez günü, Hızır ve İlyas peygamberin yeryüzünde buluştukları gün olması nedeniyle kutlanmaktadır. Hızır ve İlyas sözcükleri birleşerek halk ağzında Hıdırellez şeklini almıştır.
     Yine halk arasında kullanılan takvime göre ise eskiden yıl ikiye ayrılır; 6 Mayıs’tan 8 Kasım’a kadar olan süre Hızır Günleri adıyla yaz mevsimini, 8 Kasım’dan 6 Mayıs’a kadar olan süre ise Kasım Günleri adıyla kış mevsimini oluşturur. Bu takvime göre de 6 Mayıs, yaz günlerinin başladığı anlamına gelmektedir.
     Bugün metropol kentlerde bu tür kutlamalara az rastlansa da çevre kasaba ve köylerde bahar tüm gösterileriyle kutlanmaya devam ediyor. Geleneklere göre Hıdırellez için yapılan hazırlıkların içine ev temizliği, üst baş temizliği, yiyecek ve içecek hazırlama, akraba, eş ve dostlarla birlikte geniş sofralar kurma dahil edilir. Çünkü inanışa göre temiz olmayan evlere Hızır Peygamberin uğramayacağı düşünülür.
     Hıdırellez kutlamaları daima yeşillik, ağaçlık alanlarda, su kenarlarında, bir türbe ya da yatır yanında yapılır.
     Rivayete göre Hıdırellez’de baharın taze bitkilerini ve taze kuzu eti ya da kuzu ciğeri yeme âdeti de vardır. Baharın ilk kuzusu yenildiği zaman sağlık ve şifa bulunacağına inanılır. 6 Mayıs günü kırlardan çiçek ve şifalı ot toplanıp onları kaynattıktan sonra suyu içilirse bütün hastalıklara iyi geleceğine, bu su ile kırk gün yıkanılırsa gençleşip güzelleşeceğine inanılır.
     Günümüzde de hâlâ geniş piknik sofralarının etrafından birleşen dost muhabbetlerinin kurulduğu, dilekler dilenip adaklar adandığı, hazırlıklar yapıldığı Bahar Bayramı, umarız tarih boyunca olduğu gibi bugün de insanlığa bereketi, bolluğu ve sağlığı getirir. Bu sene aynı gün başlanan mübarek Ramazan Ayı’nın da sağlıklı bir şekilde nihayete erdirilmesini sağlar.
     Bayramınız kutlu, yürekleriniz umutlu olsun…

Yazar hakkında

Yorum Ekle

Yazan: Yılmaz