Bremen Mızıkacıları

B

       Bir varmış, bir yokmuş…
       Bir zamanlar yaşlı ve yorgun bir eşek varmış. Sahibinin onu artık daha fazla beslemek istemediğini anlamış ve “En iyisi buralardan gitmek, ” diye düşünmüş eşek. “Bremen’de şarkıcılık yaparım daha iyi. Bazıları anırmamı pek bir beğenirdi zaten.”
       Böylece bir sabah erkenden yola çıkmış. Bir süre yürüdükten sonra iki büklüm yürümeye çalışan bir köpekle karşılaşmış.
       “Artık sahibime avda yardımcı olamayacak kadar yaşlandım,” demiş köpek eşeğe. ”Bu yüzden sahibim de artık beni beslemiyor!”
       Eşek gülmüş;
       “Benimle Bremen’e sen de gelsene, şarkıcı oluruz,” demiş.
       Yola koyulmuşlar. Çok geçmeden bir damın üzerinde üzgün oturan bir kedi görmüşler.
Kedi;
       “Çok yaşlandım, fareler bile benimle dalga geçiyorlar,” demiş.
       “Sen de bizimle gel,” demiş eşek. “Sesin hâlâ güçlü çıkıyor sanırım, şarkı söyleriz Bremen’de…”
       Bağıra bağıra şarkılar söyleyerek yollarına devam etmişler. Bir çiftlik evinin yakınlarından geçerken kendi seslerinden yüksek bir sesle irkilmişler.
       “Kuk-ku-ri-kuuuuuuuuu… Sonum geldi!” diyormuş kart bir horoz. Sonra eşek, köpek ve kediye yana yakıla anlatmış durumunu:
       “Bu akşam sahibimin konukları gelecek. Öyle hissediyorum ki beni pişirip yiyecekler!”
       Eşek;
       “Endişelenme, seninki gibi bir ses bize çok şey katar. Haydi gel şarkıcı olalım… Biz Bremen’e gidiyoruz,” demiş.
       Akşam olduğunda hepsi çok yorulmuş. Bir şeyler yemek ve uyumak istiyorlarmış. Biraz ilerde, penceresinden ışık süzülen bir kulübe görmüşler. Horoz uçup pencereden içeri bakmış:
       “Dört soyguncu görüyorum, nefis bir sofranın başındalar,” demiş.
       “Bir planım var,” demiş eşek.
       Birbirlerinin sırtına tırmanmışlar. En altta eşek, sonra köpek, onun üstünde kedi ve nihayet en tepede de horoz. Pencereye kafalarını yaklaştırıp çıkarabilecekleri en yüksek sesle bağırmaya başlamışlar.
       “İmdat… Bu bir hayalet!” diye haykırmış soygunculardan birisi.
       “Bence bir canavar!” demiş ötekisi.
       “Bana kalırsa cadılar bastı!” demiş üçüncüsü.
       “Annemi istiyorum,” diye bağırmış sonuncusu.
       Bir kaç dakika sonra, dört şarkıcı da soygunculardan kalan sofranın başındaymışlar.
Geceleyin onlar uyurken soyguncular geri gelmişler; ama hayvanlar hazırlıklıymış. Soyguncular içeri girer girmez, eşek işareti vermiş ve saldırıya geçmişler. Soyguncular da bir daha hiç dönmemecesine kaçmışlar oradan. Şarkıcılarımız da bu sevimli ve küçük kulübeye yerleşmişler. Bremen’e gitmeyi de bir süre ertelemişler, ama her gün şarkı söylemeyi ihmal etmemişler…

(Grimm Kardeşler-Çeviren: Sevgi Şen)

Yazar hakkında

Yorum Ekle

Yazan: Sevgi