Kumbara

K

       Bir varmış, bir yokmuş…
       Çocukların odasında, gardırobun üstünde, oldukça yüksek bir köşede domuz biçiminde, ağzına kadar para dolu bir kumbara varmış. Gardırobun tepesinde yer aldığı için odada olup biteni seyredebiliyor, karnındakilerle her şeyi satın alabileceğini düşünüyor, bu da onu çok mutlu ediyormuş.
       Odadaki tüm oyuncaklar birlikte oynasalar da, kumbarayı oyuna çağırmak için davetiye göndermeleri gerekiyormuş. Çünkü kumbara, aşağıdaki konuşmaları duyamayacak kadar yüksekte imiş. Oynanan oyunları, eğlenceleri yalnızca seyretmekle yetinirmiş.
       Bir seferinde kumbara bu duruma çok üzülmüş, çok kızmış ve hayallere dalmış. Bir süre sonra da pat diye bir ses duyulmuş. Bakmışlar ki, domuz kumbara paramparça yerde yatıyormuş. Tabii içinden fırlayıp dört bir yana saçılan paralar da oradan oraya yuvarlanıyor, dans edip duruyorlarmış.
       Paralar dünyaya yeniden gelmişçesine bir anlık dahi olsa özgürlüğün tadını çıkararak dans ederken, domuz kumbaranın parçaları da bir kutuya konuyormuş.
       Her şeyin bir başı, bir de sonu vardır derler… Umarız yeni kumbaranın başına aynı şeyler gelmez…

(Hans Christian Andersen-Çeviren: Sevgi Şen)

Yazar hakkında

Yorum Ekle

Yazan: Sevgi