Su Damlası

S

       Bir varmış, bir yokmuş…
       Büyütecin ne olduğunu, herşeyi yüz kat büyüten bir çeşit gözlük camı olduğunu herkes bilir. Bir damla suya büyüteçle bakıldığında binlerce küçük yaratık görünür. Oysa çıplak gözle bakarsak onların hiç birini göremeyiz. Ama onlar her zaman o suyun içindedir.
       Bir zamanlar “dev amca” adında bir adam yaşarmış. Güzel ve ilginç olan her şeye sahip olmak istermiş. Eğer onu elde edemezse, ya büyücüye başvurur ya da kendi kendine binbir çeşit yol icat edermiş.
       Bir gün eline büyüteci alıp bir damla suyu incelemiş. Suyun içinde o gözle görünmez yaratıklar hiç durmadan hareket ediyor, sıçrayıp duru-yorlarmış.
       Çok ilginç bulmuş gördüklerini; fakat daha net görmek için renklendirmeyi düşünmüş ve kırmızı bir sıvı damlatmış içine. Bu bir büyücünün kanıymış. Birden sudaki yaratıklar pespembe oluvermiş.
       Bu yaratıkları bir kentte yaşayan canlılara benzetmiş. Hiç durmadan itişiyorlar, dövüşüyorlar, birbirlerini çekiştiriyor ve acımasızca ısırıyorlarmış. Aşağıdakiler yukarı çıkmak istiyor, bir taraftan da sürekli onları sindirmeye çalışıyorlarmış.
       “Aslında bu yalnızca bir su damlası,” demiş gülümseyerek. “Ama yine de gerçek yaşamdan bir örnek. Oysa tüm canlılar birbirlerine sevgi ile baksalar her şey daha güzel olmaz mıydı?” diyerek bitirmiş gözlemini…

(Hans Christian Andersen-Çeviren: Sevgi Şen)

Yazar hakkında

Yorum Ekle

Yazan: Sevgi