Bilginin Paylaşılma Süreci

B

     Geçmişe dönüp bakıldığında, insanoğlunun sıçrama noktalarını “Tarım Toplumu ve Sanayi Toplumu” olarak sınıflandıranlar yeni bir sıçrama noktasından söz etmektedir; Bilgi Toplumu… Bilim ve bilgi günümüzde toplumlara yeni bir kimlik kazandırmaktadır. Her yenilik, en kısa zamanda geniş kitlelerin hizmetine girmektedir.
     İnsanoğlu, diğer canlılara karşı üstünlüğünü alet kullanarak sağlamıştır. İnsanların gerek kendi vücudu, gerek hayvanlar aracılığıyla ama sonuçta “kas gücü” ne dayalı alet kullanma dönemi binlerce yıl sürmüştür. İnsanoğlunun kas gücünden bir başka gücü kullanma becerisine geçişi M.Ö. 2.yy.da gerçekleşmiştir. Bu güç, hareket halindeki suyun gücüdür. Su gücünü kullanmayı ancak 2.200 yıl önce akıl eden insanoğlu, su değirmenini yapmıştır. Ege kıyılarında ortaya çıkan su değirmeninin Avrupa’nın kuzeyinde bugünkü Almanya’da kullanılmaya başlanması ise ancak M.S. 4.yy.da olmuştur. Su değirmeni bilgisinin, dünyanın üzerine çizilen yatay çizgilere göre Kuzey yarımkürenin 40’ıncı paralelinden 50’nci paraleline ulaşabilmesi 500 yıl sürmüştür. İnsanoğlunun su değirmeninden yel değirmenine geçişi ise su değirmeninin icadından 1000 yıl sonraya rastlamaktadır. İnsanoğlunun rüzgârın gücünü yel değirmeni ile dizginleyip kullanmaya başlamasına ilişkin en eski izler M.S. 10.yy.dan kalmadır. Avrupa’da bilinen en eski yel değirmeni Fransa’da bir manastırdadır ve 1105 yılında yapıldığı saptanmıştır. 1341 yılında, bir piskopos, bölgesindeki rüzgârların kiliseye ait olduğunu, bu bakımdan yel değirmeni kurmak isteyenlerin izin alması ve kiliseye vergi vermesi gerektiğini söylediği zaman kimse itiraz etmemiştir.
     Su ve rüzgâr gücünden yüzyıllar sonra 1690 yılında Fransız Denis Papin’in buhar makinesinin prensiplerine ilişkin ilk deneyinin ardından İngiliz James Watt’ın buhar gücü ile çalışan motora ulaşması 18.yy.da olmuştur. 20.yy. başında kas gücü de, su, rüzgâr ve buhar gücü de günlük yaşamda kullanılmaktaydı ve bunlar uygarlığın göstergeleriydi. Binlerce yıl ötesinden süzülüp gelen bu güçler, 20’nci yüzyılın ilk yarısından sonra, 50 yıl içindeki yeni gelişmelerle demode oldu. İnsanoğlu “bilgi çağı”nı yakaladı; “beyin gücü” egemen oldu. Buna bir de “iletişim” eklendi…
     40’ıncı paralelden 50’nci paralele 500 yılda gidebilen su değirmeni bilgisinin, 21’inci yüzyılın iletişim sistemi ile aynı mesafeyi kat etmesi için 1 saniyeden az bir zaman süreci yeterlidir. Bu bakımdan çağa ayak uydurmak bugün, dünden daha zordur. Zaman kavramı bugün, düne göre çok kısalmıştır, yarın bugünden çok daha kısa olacaktır.

Yazar hakkında

Yorum Ekle

Yazan: Yılmaz