Karnavalıyla Ünlü Şehir – RIO DE JANEIRO

K

     400 yıldan daha fazla bir geçmişe sahip olmasına rağmen, Rio oldukça modern bir şehirdir. Şehir yaklaşık olarak 1200 km2 lik bir alanda kuruludur ve Brezilya’nın hem en hızlı büyüyen hem de en kalabalık şehirlerinden biridir. Aynı zamanda, dünyanın en yüksek nüfus yoğunluğuna sahip şehirleri arasında en ön sırada yer almaktadır. Rio’da, Brezilya’nın resmî dili olan Portekizcenin yanı sıra Güney Amerika ve Afrika dillerinden birçok kelime de kullanılmaktadır. İngilizce okullarda okutulmasına rağmen konuşma dilinde pek kullanılmaz. Eğer iletişim için sözlük kullanacak olursanız İngilizce-Avrupa Portekizcesi değil, Brezilya Portekizcesi olmasına dikkat edin. Çünkü bu iki dil birbirinden oldukça farklıdır ve iletişiminizde sorunlar yaşamanıza neden olabilir. Rio’da, din Katolik ağırlıklıdır ve dünyanın en yoğun Katolik nüfusu da burada bulunmaktadır. Rio ayrıca, yandaşlarına büyük bir esneklik sağlayan farklı ve değişik din ve mezheplerden karma bir ırka sahiptir.
     Rio’ya gittiğinizde oldukça samimi bir atmosfer ve bir o kadar da misafirperver yerli halk bulacaksınız. Ama yine de vücut dilinize dikkat etmeyi unutmayın. Mesela; Amerikalıların başparmağı ile işaret parmağını birleştirerek kullandıkları “tamam” işaretini kesinlikle kullanmayın ve biriyle konuşurken parmağınızla gözünüzün kenarına sakın dokunmayın. Bunların dışında zaten, kumsallar şehri Rio ve samimi şehir halkı unutamayacağınız zamanlar geçirmenizi sağlayacaktır.
     Bir ülkeye ilk kez gittiğimizde hepimiz o ülkenin kültürüne ait yemeklerden tatmak isteriz. Özellikle de yemek kültürü çok farklı olan ülkelerde egzotik yiyecekler her zaman ilgi odağı olmuştur. İşte Rio da yemek kültürü bir hayli geniş olan, her zevke hitap eden zengin bir mönüye sahip. Tropikal bir iklimi olduğu için burada meyveler ve sebzeler olacaktır. Ama Rio da iyi bir şeyler yemek istiyorsanız biraz fazla bedel ödemeniz gerekebilir. Ama ne yaparsanız yapın, kahvenin anavatanından kahve içmeden sakın dönmeyin. Burada kahveler biraz sert olsa da, oldukça leziz. Tüm dünyada olduğu gibi Rio’da da fastfood oldukça yaygın. Kısacası Rio’da da bolca hamburger görmeniz mümkün. Son zamanların en gözde içeceği ise “Açai”. Açai, Amazon meyvelerinin karışımından elde edilen, hayli enerji verici bir içecek. Koyu kırmızı renkte olan bu içecek, çok da güzel bir aromaya sahip.
     Yemeğinizi yedikten sonra sıra geliyor güzel vakit geçirmeye… Ama merak etmeyin, Rio’da her gece farklı bir şeyler yapabilecek kadar çok alternatife sahipsiniz. Mesela; Rio akşamlarını bir restoranda, tiyatroda, kafede, canlı müzik şovlarının yapıldığı mekânlarda ya da etnik dansların sergilendiği gösteri alanlarında geçirebilirsiniz. Tabii ki tavsiyemiz Samba ve Bossa Nova’nın doğum yeri olan Rio de Janeiro’da, müzik ve dansı bir arada yaşamanız. Çünkü burada müzik ve dans neredeyse günlük hayatın bir parçası. Ve bu lezzeti size kapalı mekânlardan çok, açık havada ve parklarda, çok ayrı bir keyifle sağlıyor. Rio’nun en büyük konser salonu ise, Barra’da bulunan ve yeni adı ATL Hall olarak belirlenen Metropolitian. Ama yine de, ilk tercihinizi açık havadan yana kullanırsanız hem iyi vakit geçirirsiniz hem de Rio’ya özgü eğlence anlayışını daha yakından görüp, eşlik etme şansına sahip olursunuz.
     Brezilya, dünyadaki en büyük mücevher madenlerinden birine sahiptir. Doğal olarak Rio, antika ve mücevher almak için çok ideal bir yer. Bunun dışında, en gözde alışveriş malzemesi Brezilya’ya özgü, parlak ve renkli plaj kıyafetleri, tişörtler, gözlükler, şortlar, terlikler ve şapkalardır. Ama en çok satın alınan malzeme tabii ki Brezilya futbol takımının orijinal formalarıdır. Bu formaları tüm spor mağazalarından temin edebilirsiniz. Rio’da şehre yayılmış, süpermarketleri, butikleri, müzik merkezlerini ve yemek yiyebileceğiniz mekânları da bünyesinde barındıran 40 civarında alışveriş merkezi bulunmaktadır. En popüler olanı ise, Rio Sul, Botafogo’dadır. Diğer seçenekler arasında; The Sao Conrado Fashion Mall ve Shopping Center de Copacabana yer almaktadır. Eğer kitap almak istiyorsanız, Brezilya kitaplarını Livraria Susan Bach (Rua Visconde de Caravelas 17, Botafogo) adresinden temin edebilirsiniz.
     İster şehrin yüksek tepelerine çıkıp, gördüğünüz manzara karşısında kendinizi bir kartpostalın içinde hissedebilir, isterseniz de Copacabana, Ipenama, Leblon ve Barra da Tijuca kumsallarında güneşin ve denizin tadını çıkarıp, hoş bir gün geçirebilirsiniz. Ama ne olursa olsun, Rio denilince ilk akla gelen her zaman futbol olmuştur. Oldukça yaygın ve estetik bir havası olan bu spor, Brezilya insanının renkli kimliğini de yansıtmaktadır. Futbol, burada birçok Brezilyalı çocuğun hayalidir; bir spor kulübünün büyük bir oyuncusu olmak. Bir Ronaldinho, bir Ronaldo ve bir Pele ya da Romario… Burada futbol yeşil sahalarda bir antrenör eşliğinde değil de, sokak aralarında ve sahilde kumun üzerinde öğrenilir. Ve bu da Brezilya futbolunun kökenini ve temelini oluşturur. Çeviklik, hız, yetenek ve futbol cambazlığı. Hatta burada futbol neredeyse en popüler meslektir. Her çocuk futbolcu olmak için doğar ve büyür. Bu nedenle dünyanın neredeyse her ülkesinde birkaç Brezilyalı futbolcu vardır. Ve Brezilya dünyanın dışarıya en çok futbolcu ihraç eden ülkesidir. Bunu bizim ligimize bakarak da anlayabiliriz. Onlar futbolun sambacıları olarak bu spora bir tat katıyorlar ve katmaya da devam edecekler.
     Eğer futbol dışında bir şeyler görmek isterseniz, işte size Rio’nun diğer güzelliklerinden bazıları:
     Kurtarıcı İsa Heykeli (The Statue of Christ the Redeemer)
     Kurtarıcı İsa Heykeli, dünyanın görülmeye değer en önemli eserlerinden biridir. 600 metrelik bir dağ olan Corcovado’nun tepesine yapılmıştır. Brezilyalı Heito da Silva Costa tarafından tasarlanan ve Fransız heykeltıraş Paul Landowski tarafından gerçekleştirilen bu İsa Heykeli 38 metre yüksekliğinde, 1145 ton ağırlığında ve dünyanın en çok tanınan anıtlarından biridir. Heykelin yapımı beş yıl sürmüştür ve Ekim 1931’de açılışı yapılmıştır. Ziyaretçileri kollarını açarak karşılayan heykel, şehrin ve Brezilya halkının sembolü haline gelmiştir. Eğer Kurtarıcı İsa Heykeli’ni görmek isterseniz, Corcovado Dağı’na teleferikle, otobüsle ya da taksiyle ulaşımınızı sağlayabilirsiniz. Bu dağda İsa Heykeli’ni yakından görmenin dışında, mükemmel bir Rio manzarası ile karşılaşacaksınız.
     Tijuca Ormanı (Tijuca Forest)
     Her ne kadar şehrin göbeğinde olsa da, Tijuca Ormanı ziyaretçilere Brezilya’nın ünlü yağmur ormanlarının zevkini yaşatabilecek bir büyüye sahip. Orman birçok dağ sırasını çevreliyor ki bu da şehrin kuzey ve güney bölgelerini birbirinden ayırıyor. Tropikal bitkileri, dev ağaçları ve çeşit çeşit, renk renk kuşları gördüğünüzde kendinizi Amazon ormanlarında sanabilirsiniz. Şehirle ormanın bu mükemmel birlikteliğini mutlaka yaşamalısınız.
     Botanik Bahçeleri (The Botanical Gardens)
     İlk önceleri eski kraliyetin gezinme yeri olan Botanik Bahçeleri, şimdi nesli tükenmekte olan birçok bitki çeşidi için kutsal bir yer olmuştur. Buna ülkeye adını veren Brazil Ağacı da dahildir. Botaniğe meraklı olanlar ya da bir daha başka yerlerde görme şansının olmadığı bu bitkileri görmek isteyenler için, Botanik Bahçeleri bulunmaz bir fırsat olabilir.
     Maracana Stadyumu (Maracana Stadium)
     Brezilya denince akla ilk gelen şeylerden biri de futboldur demiştik. Futbol bu ülkede gerçekten bir tutkudur. Neredeyse herkes, her yerde futbol oynamaktadır. Sokaklarda, plajlarda, alışveriş yaparken, geceleri eğlenirken 7’den 70’e birçok insanı, üzerinde ünlü futbolcuların formalarıyla top cambazlığı yaparken görebilirsiniz. Rio’da da denildiği gibi, Brezilya futbolun evi ise, Maracana Stadyumu da onun tapınağıdır. Bu stadyum 1950 Dünya Kupası için inşa edilmiştir. Maracana Stadı 200.000 kişilik kapasitesiyle hâlâ dünyanın en büyük futbol stadyumu olma unvanını elinde bulundurmakta ve burada yapılan maçları izlemek insana ayrı bir keyif vermektedir. Futbol maçının olmadığı bir zamanda giderseniz, Futbol Müzesi’ni gezip, orada Pele’nin 10 numaralı formasını da görebilirsiniz.
     Rio her yıl, yıl boyunca genel ve eğlence şovları gibi birçok kültürel olaya da ev sahipliği yapmaktadır. The Rock in Rio For a Better World Festivali, geleneksel olarak Brezilyalı ünlü sesleri ve Sting, Oasis, REM, Britney Spears, Sherly Crow ve Neil Young gibi uluslararası şarkıcıları bir araya getirir. Ağustos’ta Serbest Jazz Festivali düzenlenir. Uluslararası Film Festivali, Rio-Cine, her sene Kasım ayında yapılır. Ünü gün geçtikçe büyüyen bu festival, Cannes ve Montreal’e rakip olmuş durumdadır.
     Rio Karnavalı
     Her yıl görülmemiş bir coşkuyla kutlanan bu efsanevi karnaval hakkında da bir şeyler söyleyip yazıyı öyle bitirelim.
     Rio karnavalı, Yunanlı bir efsane karakter olan Kral Momo’nun, perhizden önceki Salı gününü temsil eden taç giyme töreni ile başlar. Kral Momo’ya vali tarafından şehrin anahtarı verilir, o da Rio Karnavalı’nın başlangıcını müjdeler. Bloco’lar olarak bilinenler, geçit arasındaki muhteşem samba dansçıları ile yüzlerce sokak grubudur ve Rio’nun mahalleleri boyunca süren geçit, tüm gece boyunca büyüleyici performanslar sergiler. Samba okulları, Sambadrome’daki final şovu için hazırlanırken, Impromptu denilen sokak partileri her yerde devam eder.
     Karnaval sırasında büyük bir cazibe haline gelen ve dünyanın tüm ülkelerinde yayınlanan stadyumdaki Samba Geçit’ine her yıl 70,000’in üzerinde bilet satılır. Maskeli partiler ve temalı gecelerin büyük bir kalabalığı çektiği Rio’nun ünlü yerlerinde çeşitli Karnaval Baloları düzenlenir. Samba okullarının kapılarını halka açtığı prova geceleri sırasında, tüm hareketin bir ön izlemesini görmek mümkündür. Turistler için bu, samba öğrenmek ve Carioca kültürünü en iyi şekilde deneyimlemek için harika bir yoldur. Rio Karnavalı’nın her günü katılacak pek çok heyecan verici ve hayran bırakan etkinlikle doludur.

Yazar hakkında

Yorum Ekle

Yazan: Yılmaz