Nefrit

N

     Ülkemizde böbrek yetmezliğinin en önemli nedeni “Nefrit”, esas olarak böbreğin iltihabına deniliyor. Ancak bu iltihap mikropların doğrudan etkisine bağlı oluşmuyor. Yani, nefrit oluşumu, toplumda yaygın bir inanç olan “böbrekleri üşütmeye bağlı” değil. Nefrit, normalde vücudumuzun savunma sisteminden görev yapan antikorların ve hücrelerin böbrek dokusunda birikmesine bağlı olarak ortaya çıkıyor. Nefrite yol açan antikorlar bazen mikrobik enfeksiyonlar sonrasında oluşurken, çoğunlukla neden oluştukları bilinmiyor. Cilt veya boğaz enfeksiyonlarından bir süre sonra idrarda azalma, tansiyon yükselmesi, kanlı idrar yapma, göz kapakları ve bacaklarda şişme gibi şikâyetler görülebiliyor. Aniden başlayan bu tür akut nefritler genellikle tedaviye iyi cevap veriyor ve 1-2 hafta içinde geçiyor. Ancak nefritlerin büyük kısmı sinsi ve uzun süreli, yani “kronik” bir seyir gösteriyor. Genellikle altta yatan bir neden olmadan görülen bu tip nefritlerdeki belirtiler, akut hastalıktakine benziyor. Kırmızı renkli idrar, göz kapaklarında, yüzde ve bacaklarda şişlik, karın ağrısı, çok su içip sık idrara çıkma, idrar miktarının aniden azalması, iştahsızlık, kusma, halsizlik, solukluk, yüksek tansiyona bağlı baş ağrısı nefrit şikâyetleri arasında. Tabii bu şikâyetler sadece nefritte görülmüyor ve birçok hastalığın belirtileri arasında sayılabiliyor.
     Nefrit, rutin kan ve idrar tetkikleriyle teşhis edilebiliyor. Ancak altta yatan nedeni anlamak için böbrek biyopsisi yapmak gerekiyor. Nefrite, yol açan nedene göre çeşitli ilaç tedavileri uygulanıyor. Bunlar genellikle bağışıklık sistemini baskılayarak antikor oluşumunu engelleyen kortizon benzeri ilaçlar. Tüm tedavilere rağmen iyileşmeyen nefritler böbrek yetmezliğine neden olabiliyor. Diyaliz makinesine bağlanmayı gerektirebilecek bir durumun önlenebilmesi için, nefritin erken teşhisi ve etkin tedavisi oldukça önemli.

Yazar hakkında

Yorum Ekle

Yazan: Yılmaz