Biraz Daha Özen Beyler!..
Biraz Daha Özen Beyler!..

Biraz Daha Özen Beyler!..

     Bayram tatilinde okurum diye geçenlerde büyük romancı Dostoyevski’nin dünyaca ünlü eserlerinden biri olan Karamazov Kardeşler kitabını almıştım, tam 782 sayfa… Kitap okumakta zorlananlar için bu hacım ürkütücü olabilir, ama samimi söylüyorum fiyatı ürkütücü değil.
     Yüksek tiraj/uygun fiyat politikası uygulanmadan önce –sektörün içinde uzun yıllar bulunduğum için söylüyorum– bu kitapları ancak çok yüksek fiyatlara temin edebilirdik. Gerçi kâğıt zammından sonra aradaki fark o kadar hızla kapandı ki, eski fiyatları arar olduk. Yine de, 150-200 sayfalık eserleri 6-8 liraya bulmak mümkün. Bunun için de raflara değil, havuzlara bakmak gerekiyor.
     Demek istediğim aslında o değil! Ucuz kitap ararken bir tehlikeyi, hepimizi ilgilendiren bir olumsuzluğu da göz ardı etmemek gerek… O da, ucuzluk uğruna, “ucuz ve kötü tercüme”lerin piyasaya sürülmesi ve tercih edilmesi.
     Kötü bir tercüme, iyi bir kitabı çekilmez hale getirebilir ve okuma alışkanlığı edinmeye çalışanları, kitap okumaktan daha da uzaklaştırabilir. En azından okuyucunun hangi yayınevinin tercüme işini ciddiye aldığını soruşturmasında fayda var.
     Kötü tercümenin iki boyutu var… Tercümanın edebî yetersizliği ve öztürkçe hastalığı… Bazılarını okumaya çalışsanız, bakın çalışsanız diyorum, yine de anlamanıza imkân yok!
     Tercüme edenin edebî yetersizliğinden söz etmek bize düşmez elbette, ama tercih ettiği Türkçe inanılmaz… Hangi birini anlatayım? Hele bir yeri var ki, tam on bir (11) satır adam noktalama işareti koymadan cümleyi bitirmiş. Bu kadarına da el insaf denir! Oraya kadar da zorlanıyordum ama bu durumu gördükten sonra maalesef kitabı okumayı bıraktım. Ne yapalım, böyle bir kültürün aleti olmaktansa, kültürsüz kalmak daha iyi…
     Şimdi içinizden bazılarının aklına gelebilir; “Kitabı ne yaptın?” diye. Ne yapacağım, gerekli yerleri işaret ederek, notlar yazarak kitabı aynen yayınevinin editör ve redaktörüne, ikisinin de isimlerini belirterek özel kargo ile gönderdim. Herkes üzerine düşen görevi yapsın değil mi?
     Biraz daha özen beyler… Biraz daha özen!..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir