Trakya’nın Karadeniz Kıyıları
Trakya’nın Karadeniz Kıyıları

Trakya’nın Karadeniz Kıyıları

     Kastro, orman, deniz ve gölün bir arada bulunduğu nadir yerlerden biri. Özellikle kamp yapmak için çok uygun bir yer ve kamp alanı mevcut. Bu alanın hemen yanındaki ve yaklaşık 3 kilometre uzunluğundaki gölette, işletmecilerden kiralanan deniz bisikletleriyle gezilebilir. Elmalı ve Kastro dereleri arasındaki Çamlıkoy’da orman içi dinlenme yeri, göz alabildiğine uzanan kumsal ve zengin bir bitki örtüsü var. Bölgenin en göz alıcı yerlerinden biri de durgun deresi… Derede sandal veya motorla gezmek mümkün. Dere kenarındaki ladin, dişbudak ve çam ağaçları ile nilüferler görülmeye değer. Ancak nilüfer yapraklarında dinlenen kurbağalarla derenin kenarında güneşlenen kaplumbağalarını ürkütmemek için dere çevresinde fazla gürültü etmemek gerekiyor. Bu alandaki sakalar ve sabahın erken saatlerinde bülbüllerin ötüşünü de dinleyebilirsiniz. Ormanın içine doğru uzanan 2,5 kilometrelik derenin sonunda küçük bir şelale bulunuyor. Yazın suyu azalsa da, kayaların üstünden seyri görülmeye değer. Derede kefal ve sazan balığı bulunduğu için balık avlamak da mümkün. Balık avlama yasağı olmayan dönemde giderseniz paragatla kalkan balığı bile tutabilirsiniz.
     Burada denize girme olanağı da var. Yalnız dikkat! Karadeniz’desiniz ve birdenbire sert dalgalar oluşabilir. Ayrıca sahilden bakıldığında yakın görünen adaya yüzmek de göründüğü kadar kolay değil. Günübirlik geziye gidenler için ormanda ve dere boyunda piknik yerleri bulunuyor. Duş, kabin ve kafeteryadan da yararlanabilirsiniz. Orman içi dinlenme yerinde çocuklar için oyun parkı ve spor alanları da bulunuyor.
     Antik çağlardan buyana yerleşim yeri olan Kıyıköy, Kırklareli’ne bağlı. Eski adı Midye olan köy, Pabuç ve Kazan ırmakları arasındaki yüksek bir tepe üstüne kurulu. İki yanından akan tatlı su dereleri ve çevredeki göletler, tarihi yerleşim yerleri ve plajlarıyla tatil için çok uygun bir yer. Kıyılarında koylar, mağaralar ve ilginç biçimde kayalar var. Havası çok temiz. Günübirlik geziler için gidilebileceği gibi, daha uzun süre de kalınabilir.
     Nehir kıyısındaki kaya içine oyularak yapılan Aya Nikola Manastırı 3’üncü yüzyıldan kalma. Kolon kabartmaları, işlemeli sütunları, kubbe ve kemerleri, tarih meraklıları için olduğu kadar öğrenciler için de ilgi çekici.
     Nehirde veya denizde tekneyle gezme olanağı da bulunuyor. Bunun için balıkçı barınağından motorlu veya kürekli tekne kiralanabilir. Kazan ve Pabuç dereleri üzerinde sandal veya deniz bisikleti kiralayarak gezebilirsiniz. Şişme botla derelerde de gezmek mümkün. Çevredeki baraj göllerinde balık tutulabiliyor. Merkezdeki plajın yanı sıra belediye ve servis plajları da bulunuyor. Yerleşim, Bizanslılar tarafından yapılan kalenin içinde yer alıyor.
     Bir sahil ilçesi olan İğneada’nın en belirgin özelliği 20 kilometre uzunluğundaki plajı ve ormanla denizin iç içe olması. Kış aylarında denizden balık tutulabileceği gibi, birbirinden güzel yedi ayrı gölde avlanmak da mümkün. Bu göllerden ikisinde ördek ve balık avlanabilir.
     Geçmişi epey eski olan yerleşimin 4 kilometre kadar ilerisinde bulunan Limanköy, Karadeniz kıyısındaki en uç yerleşim birimi. Köyde yer alan fener mutlaka görülmeli. Sarp bir kayalık üzerinde, ağaçlar ve çiçekler içindeki fener, Karadeniz üzerinden gelen bulutlarla çok güzel bir manzara oluşturuyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir